Tatil Trendlerinde Değişimler ve Turizm sektörüne etkileri…
17 Ağustos 2026, Pazartesi 16:43Sırt Çantalı, oto stopla ülkeler gezilip kartpostalların gönderildiği yıllardan,bir kaç saatlik uçuşla, her
şey dahil konaklanılan bir sahil veya şehir oteli,bir apart otel,bir kruvaziyer gemi veya guletten
fotoğraflar ve videoların bir tuşla gönderildiği yıllara gelen turizm sektörü ile yerel yönetimler tatil
trentlerindeki değişimlere ayak uydurmaya, aynı zamanda ortaya çıkan problemlere çözüm bulmaya
çalışıyor.
Tatil yapmanın tekrar eden bir moda gibi,1970-80'li yılların tatil yapma şekli yeniden karşımıza genç
kuşağın talebi olarak karşımıza çıkıyor,ama aynı zamanda,tatilci gönderen ülkelerdeki demorafik ve
sosyo- ekonomik değişimlere paralel olarak bir tatilden beklentilerin de değişmekte olduğu
gözlenmektedir.Daha fazla kişiye özel tatil,ama seyahat ederek keşfedilmemiş yerleri ilk keşfedenler
olmak,farklı küçük yerlerde konaklanan otellerde yarım pansiyon konaklama,akşam yemeklerinin
otellerin anlaşmalı olduğu farklı lokantalarda yenilebilme imkanı,apart otel ya da kiralık evlerde
kalarak bir şehri tanımanın ötesinde,şehirde yaşama duygusunu tatma isteği gibi farklı seyahat
türlerinin yanında ekolojik sorunlara karşı sosyal sorumluluk taşımak isteyen farklı bir tatilci kuşağı
turizm sektörünü değişime zorluyor.
Bu duruma en en son örnek olarak,turist gönderen Avrupa ülkelerinde iklim değişikliği için karşı
gösterilerin ortaokul öğrencilerin gösteri yapmalarına kadar inen çevre duyarlılığı,toplumun bütün
kesimlerinde dokunulmamış doğa,temiz çevreyle ilgili duyarlılığın çok fazla olduğu ve
olacağını,gidilecek tatil yerlerine de bu duyarlılıkların taşındığı,tatil için seçilen beldelerde aranan
özellikler arasnda ilk sırada yer almaya başladığı görülmektedir.Öyle ki bir çok avrupa şehirinde çevre
kirliliğinden kaçış için uçakların gece bir saatten sonra yapılmasına yasak getirilmiş.Hatta uçak yakıtına
vergi getirilmesi de sık sık gündeme yer almaktadır..
İnsanların tatil yapma alışkanlıklarındaki değişimler tatilci kabul eden ülkeler,şehirler ve beldelerinde
olumlu olumsuz değişimlere neden olmaktadır.Avrupa'nın İtalya, İspanya, Yunanistan gibi ülkelerin
Akdeniz kıyılarındaki Santorini, Mallorca, Barcelona başta olmak üzere, tatil beldelerinde “Tourist Go
Home” sloganlarının duvarlara yazılmasına kadar uzanan olumsuz tavırlar ve davranışlarla ilgili
geçmiş yıllarda görülen medyadaki haberlerin https://www.turizmaktuel.com/public/haber/turk-
turizminin-gucu bu yıl da artarak devam ettiği gözleniyor.
Turizmde ana sezonun başladığı bu günlerde, Akdeniz’deki bazı tatil beldelerinde yaşanan yoğunluk
nedeniyle ortaya çıkan su sıkıntısı, oluşan çöplerin kaldırılmaması,çevre kirliği gibi alt yapı
problemlerinin yanında farklı problemlerden de bahsedilmektedir.Tatil beldelerinde tatiliclerin,
restorant ve barlar gibi eğlence yeme içme ve eğlence yerlerinden sokaklara taşmalarıyla ortaya
çıkan gürültü kirliliği gibi çeşitli etmenler ve yerel yönetimlerce alınan tedbirler,bunun yerel halkın
günlük yaşamlarına olumsuz yansımalarının prostestolara neden olduğu ifade olunmaktadır.
Kruvaziyer gemilerin yanaştığı limanlarda neden oldukları gaz salınımı gibi olumsuz çevresel etkiler
sonucu,bu gemilerin demirlemeisne sınırlama getiren Mallorca 'nın ardından, neden olduğu bir kaza
sonucu Venedik'te gösteriler yapılması bu duruma başka bir örnek olarak verilebilir.
Daha da önemlisi,bir çok ülke tarafından belirli mebleğın üzerinde gayrimenkul satın alanlara
vatandaşlık verilmesi,bunun da yeni yapılaşmaya yol açması nedeniyle özellikle tarihi yerlerin
bulunduğu semtler ile kent merkezlerinde otantik havanın bozulduğu,gayrimenkul fiyatlarını
yükselttiği,şehirlilerin konut satın almalarını güçleştirdiği ve kenar semtlere taşınmak zorunda
kaldıkları olduğu yolunda bilgilere medyada rastlanıyor.
Diğer yandan şehir merkezlerinde turistlere evlerin kısa süreli kiralanmasının tercih edilmesindeki
yoğun artışın,kira artışlarına yol açması ,normal şehirlinin kiralık ev bulma sorunu yaşaması,onları
ekonomik olarak olumsuz bir etmen. City turizm ‘in yoğunlaştığı şehirlerde evleri kiraya veren
firmalara tepkiler artıyor. Bütçelerine uygun kiralık konut bulamakta güçlük yaşayan şehirliler de
kenar mahallelere gitmek zorunda kalmaktadır.Şehirlilerin kenar semtlere gittiği şehirlerde,turistlerin
olmadığı zamanlarda boş meydanlar ve caddeleriyle ıssızlaşan kent merkezleri ile karşı karşıya
kalnıyor.
Şehir merkezlerinin sadece turistlere kaldığı haberlerini görünce, yıllar önce dinlediğim bir
hikayeyi hatırladım.Ankara'da bir fotoğraf gezisi için gittiğimiz Nallıhan'nın bir köyünde bir hanın
sadece temel kalıntılarını görmüş ,kahvede sohbet ettiğim köyün yaşlılarından hanın tarihçesini
öğrenmek için bilgi almak istemiştim.'Beyim o zamanlar kervanlar buraya gelip burada
konaklıyorlardı. Bizden saman ve yiyecek istiyorlardı.Oysa bizim samanımız ve yiyeceğimiz ancak bize
yetiyordu.Bir gece hanı yıkıp yayalalara göçtük ve 5 yıl gelmedik' diye cevap vermişti.
Ülkemizde,başta İstanbul, İzmir,Antalya,Mersin Trabzon gibi büyük kentlerimizde yabancılara konut
satışları nedeniyle konut fiyatlarının ve kiraların yükelmesinin benzer sorunları yaşatmaya başladığı
bilinmektedir. Bir örnek vermek gerekirse,İstanbul'da Taksim,Talimhane,İstiklal Caddesi ,Beyoğlu ve
tarihi yarımada da turist konaklamaları yoğunlaşmasının getirdiği çevresel sorunların ve çözüm
beklentilerin gittikçe arttığı gözlenmektedir.
Tatilci tercihlerindeki değişimler, turizm sektöründe daha birçok değişikliklere neden olacağını
bekleyip görmek gerekiyor…
Okunma Sayısı: 246


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.