LAÇİNNN
Muğla
27 Temmuz, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

Knidos-4

27 Temmuz 2026, Pazartesi 16:00

Fenerci Mehmet Amca ve Hayatın Öğrettikleri

Hafta sonlarının en güzel sürprizlerinden biri Fenerci Mehmet Amca’nın motosikletiydi 

Fener’deki ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için köye geldiğinde, dönüş yolunda bazen bizi de götürürdü. Ama önce mutlaka motosikletini durdurur, yolun üzerindeki iri taşları gösterirdi:

“Haydi bakalım çocuklar, önce şu taşları kenara çekelim.”

Biz de nefes nefese çalışır, yolu temizlerdik.

İşimizi bitirdiğimizde gülümser, “Hadi şimdi binin.” derdi.

O zamanlar bunun küçük bir oyun olduğunu sanıyorduk.

Yıllar sonra anladım ki…

Mehmet Amca bize fark ettirmeden hayatın en önemli derslerinden birini veriyormuş:

Emek vermeden hiçbir karşılık beklememeyi…

Mehmet Amca yalnızca fenerin bekçisi değildi.

O, aynı zamanda (Knidos)’un neşesiydi.

Kemanı da cümbüşü de büyük bir ustalıkla çalardı. Hiçbir müzik eğitimi almamıştı. Ama bazı insanlar vardır ki, onların öğretmeni hayatın kendisidir.

Ne zaman eline cümbüşünü alsa etrafına neşe yayılırdı.

Bir gün olsun hüzünlü bir türkü söylediğini hatırlamıyorum.

Hep yüzleri güldüren ezgiler çalardı:

“Tin tin tinimini hanım seni seviyor canım…”
“Şeftali ağaçları, türlü çiçek başları, yaktı yandırdı beni yârin hilal kaşları…”

Belki de o ezgiler, fenerde yalnız geçen gecelerin sessizliğine karşı verdiği en güzel cevaptı.

Bodrum’a geldiği gün ise bunu herkes duyardı.

Akşam hangi meyhanede buluşulacağı kısa sürede belli olurdu.

Ve o sofraların en çok beklenen kişisi yine Mehmet Amca olurdu.

Masasında Bodrum’un önemli isimleri bulunurdu: Zeki Müren, Gümrük Muhafaza Müdürü Fevzittin Işıldar, süngerciliğin öncülerinden Gavur Ali’nin oğlu Elçin Karayel, Gümlen Ayaz ve Otel Sami…

Onları bir araya getiren şey makam ya da şöhret değildi.

Onları bir araya getiren dostluktu.

Ve o dostluğun tam ortasında, yüzünden tebessümü hiç eksik olmayan Fenerci Mehmet Amca vardı.

Bugün çocukluğuma döndüğümde yalnızca taş evleri, keçileri ya da denizi hatırlamıyorum…

İnsanların birbirine güvenerek yaşadığı, emeğin değer gördüğü, dostluğun her şeyden üstün olduğu o güzel günleri hatırlıyorum.

Ve içimde derin bir özlem büyüyor…

Belki de bu yüzden…

Ben (Knidos)’u özlerken, aslında en çok o insanları özlüyorum.

Devam edecek.

22 Temmuz 2026 / Berlin
Kaptan: Aslan Atilla Yorulmaz


Okunma Sayısı: 82

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.