Soğuk Bir Aralık Gününde Belçika’da bir köy gezisi yapmak...
15 Haziran 2026, Pazartesi 15:34
Yıllar önce Belçika’da yaptığım bir köy gezisini anı olarak bir fotoğrafla da olsa sizlere sunmak istiyorum.
Brüksel'den Charleroi'ya doğru yol alırken sık sık karşıma çıkan 'Lacs de L'eau 'd'Heure' levhasında
belirtilen baraj gölünü aktarmak istedim. Bir hafta sonunda, baraja gitmiş, göl kıyısında yaptığımız
yürüyüşte yazlık evler ve sörf yapanlar, yüzenlerin yarattığı tatil havasını soluyabilmiş ancak 'L'eau
d'heure' görme merakım devam etmişti.1919 yılı Aralık ayında Charleroi geçirdiğim günlerden bulutsuz
bir günde, fotoğraf makinasını alıp Yücel'in rehberliğinde, soğuk ama pırıl pırıl bir gök yüzünün altında,
kırlara açıldık.
İlk uğrağımız olan 13’ncü yüzyıldan kalan ŞATO Charleroi'ya yaklaşık 15 kilometre mesafedeki Ham-
Sur-Heure- Nallines'de ilk gezilecek yerler arasında olarak ünlenmiş aşağısında akan Heure Çayına
hakim bir tepede inşa edilmiş ve müthiş bir manzaraya sahip.1489-1941 yılları arasında Merode
asilzadesinin malikanesi olarak kullanılmış olan Şato, 1 Dünya Savaşı sırasında Avustralyalı savunma
güçlerinin 1918-1919 kışını geçirdikleri mekan olmuş, bugün Belediye binası olarak hizmet veriyor.
Koruma altına alınmış olan Şato'da bir de tarım ve el sanatları müzesi de mevcut.
Şato'nun önünden ayrılıp karşıdaki spor alanından geçerek yürüyüş yoluna ulaşıyoruz. Futbol
sahasından geçerken, futbol oynayan değil drohne uçuran gençleri görüyorum. Bir ağacın dalına takılı
kalan drohneyi kurtarmaya çalışıyorlardı. Heure Çayının üzerindeki köprüde durup sarının tonları
arasında akan suyun ve doğanın yansıttıklarını seyre dalıp fotoğraflıyorum. Ortasından geçen Heure
çayının iki yakasına yayılan kasaba iyi restore edilmiş, taş ve tuğladan yapılma 2 katlı evlerle dolu.
Kasaba meydanına , Grand Place'da 19 yüzyılda inşa edilmiş Sankt Martin Kilisesi önüne varıyoruz.
Eski Belediye Binasının bugün okul olarak kullanıldığını görüyoruz. Meydan hemen hemen hepsi tek
katlı binalarla çevrili her türden alışveriş imkanı sunan dükkanlar sıralanmış. Kilisenin arka tarafında bir
anıt heykel görüyorum. 1 ve 2.Dünya Savaşlarında şehit düşen Ham-Sur-Heure'lüler için yapılmış anıt
heykelin kaidesinde 21 askerin adları yazılı. Belçika'da 1940 yılında alman güçlerine karşı ilk direniş
harekatı burada başlamışsa da, direnişçiler tutuklanmış ve mahkum olmuşlar. Tarihi kaynaklarda 30
kişinin idam edildiğinin yer aldığını öğreniyorum.
Kasabada bir yürüyüş yaptıktan sonra,3 km kuzeyindeki Nallinnes köyüne gidiyoruz, kahve içmek
için.Bir köy kahvesinde kendimize sıcak bir köşe buluyoruz. Kahveyi küçük imalatçılardan aldıklarını
öğrendiğimiz bu küçük sevimli lokalde içtiğim kahve hepimizde kalıcı bir lezzet bırakıyor. Batmaya hazırlanan güneşin yansımalarını fotoğraflamak için Yücel ve Kenzi Hanımı lokalde bırakıp ben dışarı
çıkıyorum.
Ortasında Le Kiosque adı verilen küçük bir platformun yer aldığı meydana 4 cadde ve sokaktan giriş
yapılabiliyor. Yaklaşık 1 metre yüksekliğinde altıgen şeklindeki platformda özellikle yaz aylarında
müzik gösterileri yapılıyormuş. Eczanesinden bankasına kitapçısından, kütüphanesine, pastacısına,
gazetecisine kadar birçok işletmenin çepeçevre yayıldığı alanda en belirgin yapı ise kilise.
Meydana Çarşamba günleri araba park etmek saat 16’ya kadar yasakmış. Pazar kuruluyormuş
meydanda, Çarşamba günleri. Biz de son zamanlarda üstü örtülmeye başlanan Pazar yerleri aklıma
geliyor. Güneş ışıklarının kaybolmasıyla, Le Kiosque adlı lokale dönüyorum yeniden.
Küçük meydanını fotoğraflarken kendimi bir tatil beldesinde hissettiren Nallines'e Le Kiosque’un
kahvesini içmeye bir daha gelmeye karar verdiğimi söyleyince, görüş birliği halinde olduğumuzu fark
ediyorum, Köy Gezisi’nden dönerken….
Okunma Sayısı: 172


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.