SİYAH BEYAZ - KABUĞUNU YÜK GÖREN KAPLUMBAĞA
01 Ocak 1970, Perşembe 03:00Başbakanın Avrupa gezisinin yankıları çok anlamlı olunca! Bu olumlu gelişmelerden Ülke-miz adına paye çıkarıp, iftihar edip, onur duymak, yerine, bir kısım spastik beyinler, elde edilmiş başarıları, gölgelemeye çalışmaktadırlar. Her zaman, her ortamda gördüğümüz malum çehreler aynı eda içinde! Tayip Erdoğan gitsin de! Türkiye batarsa batsın diye, sokakta, çarşıda, pazarda, kah-velerde, koşullardan yakınmayı alışkanlık haline getiren, kirli bilgi üretmeyi seven ve bu alışkanlığını meslek haline getiren, bir kısım felaket tacirleri bu günlerde bir, başka bir umutsuzluk senaryosunu hazırlayıp piyasaya sürmektedirler.
Efendim madem Türkiye'nin dış ülkelerdeki ekonomik itibar ve güven ortamı var da! Neden vatandaşa yansımıyor. Yeni Türkiye’nin atılımlarını, yatırımlarını, refah ve gelişmesini gözardı edil-meye çalışılmaktadır. Amaç mutlu küçük bir azınlığın yanında büyük mutsuz bir kitlenin, ülkemizde yaşadığı algısını yaymaktır.
Oysa eskiden Dünyada yayınlanan anketlerden, ülkelere göre zengin işadamı sıralamasında Ülkemizin zenginlrinden ancak bir, iki, kişi yayınlanan listelerden yer alırken bu gün yayınlanan bu listekerden binlercesini kapsadığında bihaberdirler. Nitekim bu gün sokak gösterilerinin temel ne-denlerinin başında, toplumun refah düzeyinin artması ve orta sınıfın yeniden teşekül edilmesinin yansımalarıdır. Her gün biraz daha gelişen Demokratik özgürlükler ve ekonomik zenginlik insan-larımıza ilham vermiş! Daha mükemeli için sokağa dökülmüşlerdir. Bu da Ülkemiz için gurur verici bir durumdur.
Dünyanın bir çok ülkesinde zengin işadamlarımız, o ülkenin ekonomisine katkı sağlamak için, o ülkenin işadamları ile göğüslerini gere gere rekabet içinde yatırım yapmaktadırlar. Bu ticari faaliyetleri ile hem Dünya ülkelerine, hemde ülkemize katma değer sağlıyarak, Dünyanın en ücra kö-şesinde, en çetin şartlarda, başarı sertifikalarını ülkemize kazandırmanın gururunu yaşatmak-tadırlar.
Bilgisi yok ama fikri çok olan bu muhteremlerin, yakın geçmiş ile ilgili hafızalarını yok-lamalarını tavsiye ederim. Ne çabuk unutuldu avucumuza sıkıştırdığımız dövizi, acaba iki saat sonra bozarsam ne kadar değer kazanır diye teredütte kaldığımız durumları ne çabuk unutuk . Ne çabuk unuttuk Devlet büyüklerimiz her fırsata yabancı finans kurumlarının karşılarında üç kuruş kredi için el pençe durduğunu. Ulusca da bu durumun canımızı çokca acıtığını ne çabuk unuttuk.
Hastaneler e tedavi edilen hastaların tedavi ücreti karşılığı rehin alındığını günleri ne çabuk unuttuk. Kötü ulaşımdaki alt yapı ile her yil bir savaşta kayıp edilen mal ve can kayıbımızdan daha fazlasını trafik kazalarında kayıp ettiğimiz günleri ne çabuk unuttuk.Bu gerçekleri bile, bile yakın-mak , şikayet etmek, şükretmemek, riyakarlıktan başka bir şey değildir.
Ayrıca Dünya kamuoyunda ve haber ajanslarında, güvenilir kaynakların yaptığı değerlen-dirmelerde, ülkemizin Ekonomi, Demokrasi, Kültür, sanat, ve bilim, alanlarında göğsümüzü ka-bartacak gelişmelere o kadar çok övgü ile söz edilmektedir ki millet olarak gurur duymamamız müm-kün değildir. Bu gerçekleri görmezlikten gelmek, sonuçlardan gururlanmamak, ancak ruhsal hasta-lıklı bir durumla açıklanabilinir.
Kaplumbağanın sırtında çaresiz yük gibi gördüğü kabuğunun, kendi can güvenliği için ne ka-dar önemli olduğunu sert bir darbe alınca ancak farkına varır. Biz de bu zenginliklerimizin değerini! Düştüğümüz darboğazların hasarını ucuz atlatma yöntemi ile ancak anlarız. Yalnız eski sistemin asalaklarının bu gerçeği görmeleri biraz zor gibi görünmekte.
Okunma Sayısı: 661


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.