LAÇİNNN
Muğla
15 Mayıs, 2026, Cuma
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

SİYAH BEYAZ - HAKLARININ TAKİPÇİSİ OLMAK, ONURLU YAŞAMIN GEREĞİDİR

01 Ocak 1970, Perşembe 03:00

Bu gün sizinle; Büyük sermayenin acımasız  pençesine düşürülmüş ilçe esnafının ekonomik sıkıntılardan kurtuluş milliyetçiliğini yapalım istiyorum. Görüldüğü gibi ekonomi de kapital tekelciliğinin hizmetine giren ticaret yörede, bütün parasal kaynaklarının idaresini kontrol altına alıp, sülük gibi piyasada emilen kaynakların yok olduğunu görerek, endişe içinde yaşamaktayız.

Kendisinden başkasına hayat hakkı tanımayan bir acımasız güçlerle, pazar rekabetini sağlamanın imkanı yoktur. Bu gün boş bulduğu her köşeye saldırarak bir şube açmaları anlaşılır gibi değildir. Her şube açtıkları bölgede ki iş yerleri rekabet güçlerini yitirerek teker teker kapanmaları de kader değil. Önce hep birlikte kendileri nemalanmak amacı ile bu ortamı yaratmaya sebebiyet veren çıkarcıları lanetleyelim. Ancak bu sorunlarımıza çözüm getirmez. İyisi mi; hem lanetliyelim, hem de İlçe ekonomisinin bu baskıdan kurtarmanın yollarını arayalım.

Birinci önceliğimiz bu doyumsuz canavarlarlarla aynı konularda rekabet edemeyeceğimize göre ticaretimizi çeşitlendirmemiz gerekmektedir. Esnaf derneklerinin, tüketici haklarını koruyan derneklerin, girişimcilerin, ortak politikalar üreterek yerli esnafla alışveriş yapmasının ilçe ekonomisine yararlarını, gelişmeye olası katkılarını iyi anlatılmalı. İlçenin iç piyasasının hareketlenmesinin, tüm ilçede yaşayanların sosyal yaşam aktivitelerini artıracağı algısı yaratılmalı.
Yerli sermayenin iç piyasada devirdayım edilmesi için, yöneticilerin katkıları ile küçük esnafla ticaret teşvik edilmeli. Yeni otantik çarşılar, alışveriş merkezler, çarşı şadırvanları yapılmalı. İlçe Belediyesinin önderliğinde planlanarak çeşitli ihtiyaçların, eğlencelerin, dinlencelerin, bir birlerini tamamlayıcı, ilgi çekici, şekilde pilanlanmalı ve inşa edilmeli.

Mesela bir çok ticari konunun, eğlencenin,  kompleks içinde pilanlanması. Bu iş yerlerinin bütün servis, hizmet, satın alma, gibi ticari faaliyetler en ekstrem durumda özendirilmeli ve teşvik edilmelidir. Ayrıca İlçe sermayesinin dağılımındaki adaletsizliği gidermek amacı ile yerel idarecilerin de halkı bu çarşılarda alış veriş yapmaya, kafelerinde oturmaya, restoranlarda yemeye teşvik etmeleri ve özendirmeleri gerekmektedir.

Halkımızın bu gerçeklerin ışığında akıllıca düşünüp, taşınıp, kendilerinden sonra gelecek neslin geleceğini kurmak için böylesi bir ekonomik özerklik alışkanlığının takipçisi, uygulayıcısı, savunucusu olmalıdır. Kadercilik duygusu içinde her olusuzluğu, her başarısızlığı, her duyarsızlık, sonucu sesiz olmak, verdiği vergilerin hesabını sormamak, haklarını aramama onursuzluğunu doğurur.

Nasıl olsa her türlü vaziyette halk sesini çıkarmıyor diye, halkın hak ettiği hizmeti vermemek de aymazlıktır. Yerel idarenin halkın beklentilerinden ve ihtiyaçlarından bu kadar uzak kalması, bu kadar ilgisiz olması, bu kadar ketum görünmesi, bir kader değildir. Olsa olsa yaşama heyecanını tüketmiş, amaçsız, gayesiz, bilgisiz, vurdumduymazlığın etik dışı davranış biçimidir.


Okunma Sayısı: 1306

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.