LAÇİNNN
Muğla
15 Mayıs, 2026, Cuma
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

SİYAH BEYAZ - ENFLASYON KORKUTMAYA DEVAM EDİYOR

01 Ocak 1970, Perşembe 03:00

    Hani! Halkımızın sıkça kullandığı bir Atasözümüz var. “Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer” deriz ya. Bunun açıklaması şu şekilde yapılır. Aldığımız bir kararın, yapılacak hamle sonrası, doğacak sonuçtan pişmanlık duyulmaması için, kararımızın doğuracağı sonuçlarını tekrar tekrar gözden geçirmemizi öneren önemli bir ikaz sözcüğüdür, bu Atasözümüz. 
    Elbette ülkemizde enflasyon canavarının yeniden kıpırdanmış olması, bütün emekçimizin, sanayıcımızın, tüccarımızın, çiftçimizin, hemen hemen bütün toplum katmanlarını endişelendiren önemli bir gelişmedir. Çünkü eskiden sonuçlarının bedeli ne olacağını bilmeden enflasyon kazanımlarını parasal artışa bağlı olarak kazanıyormuşuz gibi görünürken, daha sonra sermayeden zarar ettiğimizi görünce aklımızı başımıza toplamıştık.
Eski Türkiye'nin politik aymazlık içinde, kamu kaynak savurganliği, politikacının popilist yaklaşımlarla yaratığı açıklar, devletin arpalığı gibi görünen KİT kurumlarının yaratığı zararlar, ülkede ekonomik bir kaotik ortam yaratmaya, hep zemin hazırlamıştır. Zamanın başarısız politikacının seçim meydanlarına çıkıp, çifçinin taban fiyatını açıklarken, o bilindik tavizkar edası ile! “Başkasının verdiği taban fiyattan 5 sent daha fazla vermeyen namerttir.”sadası hala kulaklardadır.
Çok iyi bilindiği gibi 2000 yılı öncesi ülkemizde enflasyona dayalı bir kalkınma modeli uygulanıyordu, O günkü şartlarda hiç kimsenin, yürütülen ekonomi modelinden memnun ve mutlu olmadığını yaşayarak şahit olmuştuk. Tekrar o günlere dönmemek için, başta iktidar uygulamaları olmak üzere bütün halk katmanlarının elbirliği ile çaba göstermesi gerekmektedir.
Globalleşen Dünya ekonomisinin bileşik kap sistemi gibi kontrol altına alınamayan kaynakların, dolaşımı ve hareketi, elden olmayan sebeplerle ülkemizi de etkilemiş olması dikkate alınması gereken önemli bir olgudur. Görünür gerçek ülkemizde ki enflasyon artışını tetikleyen en önemli etken, bütçe dengelerini düzeltmek amacı ile kamu kaynak ve hizmetlerine yapılan zamlardan kaynaklanmaktadır. Bu da geçici bir durum olduğu için yüreğimize bir parça su serpmektedir.
Gezi olaylarıyla başlayan yurt içindeki hain muhalif gurupların, yurt dışındaki bağlantılarıyla ortaklaşa ve koordineli olarak yaratıkları Türkiye aleyhtarlığı gösterilerinin, her ne kadar ülkemizin ekonomisinde kırılganlık yaratmıyacak kadar, ülke ekonomisi güçlü olsa da, dışarıda büyük bir istikrarsızlık algısını yaratmaya çalışanlar, ülkemize sermaye akışını da kısmen engellemeye çalışmaktadırlar. Bu da enfilasyon artışını körükleyen önemli bir nededendir.
Dövizin değer artışının tetiklediği! Kamu kaynakları ve hizmetlerine yapılan zam nedeni ile yıl sonu için, planlanan enfilasyon hedefi tuturulmasa da! Bütçe dengelerini bozacak ve iç borçlanma ihtiyacını  artıracak boyutta olmayacağı açıktır. Ancak umuyor ve diliyorum ki! Önümüzde  önemli bir sınav gibi duran Cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla popülist politikalar üretilip para politikalardaki displini bozacak eğilimlerin itibar görmemesidir.
                                


Okunma Sayısı: 1164

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.