SİYAH BEYAZ - CUMHURİYET VE CUMHURUN BAŞI
01 Ocak 1970, Perşembe 03:00Ulu önder Mustafa Kemal Atatürkten sonra ikinci kez halk tarafında seçilen on ikinci Cumhurbaşkanının “görev devir teslim törenleriyle” Cumhuriyetimizin Kuruluşunun doksan birinci yılını kutlamaya çalıştığımız bu günlerde bütün yurtta büyük bir coşkunun, heyecanın, umudun, egemen olduğu gündemini yaşamaktayız. Nitekim Yeni Cumhurbaşkanımızı Anıtkabirde yapılan törenlerde anıt deftere yazdığı, günün anlam ve önemini belirtir ifadeleriyle “Sizden sonra ikinci kez halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı sizin gösterdiğiniz muaasır medeniyet hedeflerine ve 1924 ruhuna uygun demokratik, özgürlükçü ve medeni yoluna devam edecektir. Bugün Büyük Türkiye'nin küllerinden doğduğu gündür.”
Ondokuzuncu yüzyılın ilk yarısında, ülkemizin düşman ve emperyalizmden kurtuluşu ile birlikte rejimin de çağa uygun bir yönetim biçimi olan cumhuriyete dönüşmesinin anlamı ve önemi halkımızca taktirle karşılanmıştır. Zaman zaman kesintiye uğrayan rejimin “son on iki yıllık devrim nitelikli yenilikler sonucu” demokrasi güçlenmiş, özgürlükler çerçevesi genişlemiş, halk iradesinin dışında gelişen risklerde bertaraf edilmiştir.
Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte artan değişim ve gelişmenin önündeki, engeller, barikatlar, kaldırılmış özgürlüklerin yaşama geçmesi ile genç nüfusun kısa bir süre içinde modernleşme adına giyim, kuşam ve yaşam tarzın da çeşitli yenilikler ve devrimleri hayata geçirmeyi başarmışlardır. Dönemin yönetim kadroları da genç cumhuriyete geçiş döneminde “idare ve yönetim anlayışlarından” çeşitli çağdaş yöntemler geliştirerek idarenin kararlarına bağlı sadakat sahibi bir taraftar gurup yaratıp zamanla bu taraftar gurubu elitize ederek idareci bir sınıf irade dışı ortaya çıkmıştır.
Nitekim o dönemin şartlarına kıyasla ekonomik ve sosyal yaşamda çok önemli gelişmeler kayıt edilmiştir. Yönetime yakın aileler hem idari makamlarda, hem de imtiyazlı ticari sınıfları oluşturmayı başarmışlardı. Ancak Dünyadaki değişimlerin sonucu olarak acımasız soğuk savaş dönemi de aynı süreç içinde başlamıştır. Doğal olarak soğuk savaş dönemi ülkemize yeni, yeni, gelişen bu özgürlükler, demokrasi, sosyal yaşam, alanlarındaki atılımları kısmen de olsa sekteye uğratmıştır. Aynı dönemde sermaye ve idari güçlerin ittifakı ile çeşitli vesayet sistemleri de ülkeyi ve rejimi korumak adına gizli güç olarak iktidarı kontrol altına almak maksadı ile yine irade dışı ortaya çıkmıştır.
Artık soğuk savaş dönemi bittiğine göre halkımızın özlemle beklediği, üstün sadakat duygusu ile hak ettiği, uygar ve çağdaş duruşu ile laik olduğu, demokrasinin tüm nimetleriden yararlanması maksadı ile son yıllarda verilen çaba ve uğraş sonucu demokrasinin önündeki engeller kaldırılmış, sivil bir Anayasanın hazırlıkları ile artık halkımızın yarınlarına daha özgür, daha güvenle bakmaları algısı geçerli olmuştur. Günümüzde oturmuş sistem ve rejimin yönetiminin oluşturduğu kutlama törenlerine katılmayıp başka yöntem seçen, hala bu bayramı militarize heveslerle kutlamaya kalkmak sadece düzen karşıtlarının amacına hizmet eder.
Okunma Sayısı: 557


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.