LAÇİNNN
Muğla
27 Nisan, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

NELERLE SINANIRIZ TAVRIMIZ NE OLMALIDIR?

27 Nisan 2026, Pazartesi 17:09

CAN DOSTLAR! 

Alemlerin yaratıcısı yüce Rab'bimiz biz kullarına göndermiş olduğu kitabında (Kur'an'da) şöyle buyurur. "Yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz daha katılarak (mürekkep )olsa yine de Allah'ın sözleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz ki Allah güçlüdür ,doğru hüküm verendir. (Lokman :27).       Bu ayetten de anlaşılıyor ki Kur'an'da hiçbir şey eksik bırakılmamıştır.        Kıymetli Dostlar! Bugün üzerinde durmak istediğimiz asıl âyet bu değil. Kısacık dünya hayatında nelerle imtihana çekileceğimizi bildiren şu ayet ! "Şüphesiz ki sizi biraz KORKU ve AÇLIK,MALLAR DAN, CANLARDAN VE ÜRÜNLERDEN AZALTMA (fakirlik) ile imtihan edeceğiz. SABREDENLERİ müjdele! Onlar (sabredenler) kendilerine bir musibet geldiği zaman, biz Allah'a aidiz ve biz elbette yalnızca O'na döneceğiz derler. İşte Rab'lerinden salavât (pek çok destek )ve merhamet hep onların üzerinedir. Doğru yolu bulanlar da onlardır (Bakara :155-157)          Aziz dostlar! Şunu unutmamak gerekir ki peygamberler bile imtihana tabi tutulmuşlardır. Mesela hazreti İbrahim'in ateşe atılması ,oğlu İsmail'i kurban etmekle görevlendirilmesi, kavmi ile yaptığı mücadeleler, onun imtihandır. Hz. Yusuf'un kuyuya atılması ,iftiraya uğraması, senelerce zindanda kalması, Hz Nuh'un ailesi ile ,Hazreti Süleyman'ın tahtı ve saltanatıyla sınanmaları, hep hayatlarının birer parçası olmuştur. Bu sınavlarla ilgili peygamberlerin hayatlarından çok örnekler verilir. Hz peygamberin Fatıma hariç bütün çocukları kendisinden önce ölmüştür. İşte bugünkü yazımızda sırasıyla korkudan, açlıktan, mallardan, canlardan ve ürünlerin azaltılmasından ve bunların sonuçlarından dilimizin döndüğü, kalemimizin yettiği kadar anlatmaya çalışacağız.        Can dostlar!      KORKU'lar çeşit çeşittir. Korkular hayatın kalitesini düşüren ,psikolojik kökenli öğrenilmiş veya durumsal tepkilerdir. Mesela maddi durumu çok iyi olduğu halde bir mü'minin, hacca gidersem, zekât verirsem, kurban kesersem fakirleşirim korkusu .Öldüğüm zaman bu mallarım ne olacak, har vurup harman savrulacak korkusu .Kısa bir süre önce yaşamış olduğumuz Malatya ,Maraş, Hatay ve başka illeri de kapsayan ve 53.000 kişinin hayatına mal olan deprem korkusu. Yine yakın bir zamanda atlattığımız Sağlık Bakanlığı verilerine göre 101.000 kişinin hayatını kaybettiği Korona virüs korkusu. Gök gürültüsü /yıldırım (astrofobi )korku su, kapalı alan, tünel ,asansörde kalma korkusu, örümcekten korkma ,kan görme ,iğne olma korkusu .Hatta daha da ileri giderek bugün toplumun büyük kesiminin maruz kaldığı cep telefonundan veya bilgisayarından kısa bir sürede olsa uzak kalma korkusu. Yalnızlık korkusu. Evet bu son bahsettiğim yalnızlık korkusu bazı uluslarda o kadar ileri boyutlara ulaşmış olacak ki İngiltere ve Japonya'da bu yalnızların sorunlarına çözüm bulacak bakanlıklar kurulmuş .Siz de şaşırdınız değil mi? Bu korkulara ilave olarak, ayrıca beğenilememe  korkusu, şişmanlama korkusu ,şöhreti kaybetme korkusu, ve daha akla hayale gelmeyen nice korkular....            Can dostlar! Gelelim AÇLIK konusuna. İnsanların, hayvanların, bitkilerin hayatlarını devam ettirebilmeleri için bazı besin ve gıdalara ihtiyaçları vardır .İnsan koyunu ,kuzuyu yer et olur , koyun kuzu otu yer but olur misali .Açlık demişken bu duyguyu yaşayanlardan biri de şüphesiz âlemlere rahmet olarak gönderilen o kutlu elçiydi. Kaynaklar onun aç kalmasından dolayı karnına taş bağladığından söz eder. Günümüzde böyle mi ? Bazı insanlar aç kalacağım korkusuyla üstelik tek başına yaşadığı halde buzdolaplarını, dipfrizlerini tıka basa doldurmuyorlar mı? Geleceği önceden tahmin edilen kıtlık, şüphesiz  açlığı en aza indirmek için alınacak tedbirleri gerektirir. Bu da akla ister istemez Hazreti Yusuf'un Mısır kralının rüyasını yorumlaması ve alınacak tedbirler manzumesini akla getirir .Neydi o rüya ve yorumu? Birlikte hatırlayalım .Olay özetle şöyle .(Yusuf suresi 43- 48 ayetler) Kral rüyasında yedi şişman ineği yedi zayıf ineğin yediğini ,ayrıca yedi yeşil başak ve yedi kuru başak görür ve yorum ister. Rüya yorumcuları ;   "Bunlar karışık rüyalar biz bu rüyaların yorumunu bilemeyiz "derler. Oysa zindandan yeni çıkan ve zindandakilerin rüyalarının yorumlarını yapan bir mahkûmun bu rüyayı Yusuf'un yorumlayacağını söyler .Derken emir üzerine hazreti Yusuf huzura getirilir ve rüyayı şöyle yorumlar. "Yedi yıl âdetiniz boyunca ekin ekeceksiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç biçtiklerinizi başağında bırakın. Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek. İşte bu yıllar içinde biriktirdiklerinizi yiyip bitireceksiniz" der. Bunun üzerine hazreti Yusuf durumu yönetmek üzere kralın hazinelerinin başına getirilir. Aziz Dostlar!     Biraz da ÜRÜNLERİN AZALTILMASI ile ilgili bilgiler vermeye çalışalım. Bu da Kur'an'da yine Kalem suresinde geçer ki olayın failleri Bahçe Sahipleri diye anılır .Şunu hemen baştan belirtelim ki; ürünler de rızkın bir parçasıdır. Bununla ilgili âyetlerden birkaçında aynen şöyle der Rabbimiz! "Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki rızkı yalnızca Allah'a ait olmasın (Hûd :6) Başka bir ayette de Allah rızık bakımından kiminizi kiminize üstün (farklı) kılmıştır .Farklı(bol rızık) verilenler rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu konuda kendilerini eşit kılmazlar. Bu ve benzeri ayetlere Kur'an'da çok rastlarız. İşte dinde infak (sadaka, hibe, zekat )vesaire konusu buradan doğmuştur Bu emri yerine  getirmeyenlere de bahçe sahiplerinin durumu bir örnek olarak verilir      (Kalem suresi :21 32 )Ayetlerde olay kısaca şöyle anlatılır .Fakirleri görüp gözeten ve büyük bir bahçesi olan adamın ölümünden sonra, bahçe oğullarına kalır. Bahçedeki mahsul olgunlaşmış ve toplanma zamanı gelmiştir .Sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini toplamaya gidecekleri konusunda karar almışlardır. Oysa onlar uykudayken Rabbimiz o bahçeyi tarumar etmiş bahçe anızı yakılmış toprağa dönmüştür. Sabah erkenden kalkıp bahçeye gittiklerinde, bir de ne görsünler. Bahçe tanınamayacak bir hale gelmiştir. Bahçeyi o halde gördüklerinde; "Acaba biz yanlış bir bahçeye mi geldik "derler. İçlerinde en aklı başında olan kardeşleri "Ben size Rabbinizi tesbih edin dememiş miydim" der. Bunun üzerine onlar "Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz) Şüphesiz biz zalimlerden olduk" derler .Ama neye yarar .İş işten geçmiştir artık. İşte böyle Kıymetli Dostlar! Yazımızı burada bitirirken  dünya hayatının bir imtihan olduğunu ve bizlerin de bu imtihandaki gayretlerimizin iyi ve kötü sonuçları ile karşılaşacağımızı bilmemizi ifade eden  çoğumuzun bildiği Mülk (Tebareke) sûresindeki bir ayetle noktalayalım." O hanginizin daha güzel iş yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır .O mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır".      Can dostlar ! Bundan sonraki yazımızda başka bir konuda buluşmak üzere.
Sağlıkla kalın.
Esen kalın .
Hoş kalın.


Okunma Sayısı: 123

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.