MUĞLA TÜRKÜLERİ BODRUM HAKİMİ(17)
23 Mart 2026, Pazartesi 15:20Bodrumlular erken biçer ekeni
Feleğe kurban gitti Bodrum hakimi
***
Nasıl astın Mefaret Hanım ipe de kendi kendini
Altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini
***
Hakim Hanım senin adın Mefaret Tüzün
Ağlaya sızlaya da uğurladık seni yazın
***
Şu Bodrumun sokakları dardır geçilmez
Hakime Hanımın kardeşleri birbirinden seçilmez
***
Hakim Hanım memleketi Kütahya Tavşan
Hakim Hanım Sen eyledin bizleri perişan
Bodrumluların ekinleri erkenden bitti
Hakim hanım kendini intihar mı etti
***
Bodrumun dağları fundalık orman
Hakime hanım yazmadın mı ferman
***
Bodrum’un da galesi var denize bakar
Hakime hanımın ölüsü yürekler yakar
***
Bodrum’dan da giderken onu görmüşler
Hakime Hanımı duyanlar çarşıya inmişler
***
Bodrum’un dağlarında silah sesi var
Silah sesi değil anam Hakim yası var.
Aslen Ardeşenli olan, Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi Tapu memuru Temel Bey’in kızı
Mefaret Tüzün, 24 Eylül 1951 yılında Bodrum’a hakim olarak atanır. Bodrum halkı
tarafından, cesur, gözü pek oluşu ve adaletiyle çok sevilir.
Ancak mesai arkadaşlarıyla da samimi davranışları ve giyimindeki serbestlikten dolayı da,
yobazlarca yadırganır, Hakkında Savcı Ahmet Türdü ile aşk dedikodusu yayılır.
Arkadaşlarına davetli gittiği bir gün, savcı Ahmet Bey’in karısınca söylenen “ Benim
kocamın bir karısı var sanırdım, meğer iki karılıymış” sözlerinden çok alınır ve üzülür, ikinci
olarak da hizmetçi olarak aldığı kızın bozuk yaşamı onu çok üzer. Aynı akşam, Hakime
Hanım, Milas’ta ünlü sanatçı Zeki Duygulu’nun konserine gider ve orada sanatçıdan üç kez
şu parçayı okumasını ister:
Uslu dur kadınım çıldırtma beni
Ben artık bildiğin ben değilim
Bir başka yağmurla ıslak mendilim
Yeter artık aldatma beni
Uslu dur kadınım çıldırtma beni
***
Dökülmüş yaprağım, sararmış yüzüm
Çiğli kirpiklerle yaşlıdır gözüm
Bu gurbet ellerde ben bir öksüzüm
Yeter artık aldatma beni
Uslu dur kadınım çıldırtma beni…
Hakime Hanım hakkında çıkarılan dedikodulara dayanamaz 14 Mayıs 1954
yılında kendini evinde asar. Görevine geç kalınca davalılardan Bekir Akkaya, davasını
gördürmek için evine haber iletmeye gider. Pencere kenarından Hakime Hanım’ın kendini
astığını görür. Olay hemen duyulur, bütün kasaba üzüntüye boğulur.
Yörenin Çelik Usta lakaplı Kemancısı, Mustafa Bacaksız tarafından türkü
olarak yakılır. Daha sonraları birçok sanatçı tarafından seslendirilir.
Ancak, Çelik Usta türkünün ilk altı dizesini kendisinin söylediğini, diğer
dizelerinin ise sonradan uydurulduğunu, söylemiştir.
Zaten türküyü okuyunca sonlarında bir zorlama olduğu görülmektedir( O.K)
Bu türkünün TRT kayıtlarına “ BODRUMLULAR ERKEN BİÇER EKİNİ” adıyla,
hem de eksik olarak girdiği söylenmektedir
Okunma Sayısı: 112


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.