LAÇİNNN
Muğla
06 Nisan, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

BENİM KNİDOSUM (3)

06 Nisan 2026, Pazartesi 16:38
BENİM KNİDOSUM (3)

Foto  : Bir zamanlar palamut bükü..
        Betçeli  Örtmenlerimiz kafaya takmışlardı. O yılların koşullarında(1964) ulaşılması  çok çok güç olan  T e k i r (Knidos) ile bizleri  illa da tanıştıracaklardı..
      Biz kopiller* de  çok heyecanlanmış, meraklanmıştık doğrusu..
O yıllarda  bizim Eleee'(Reşadiye) de  g a z o z h a n e  ,gazoz üretilen yer vardı.. Bunlara sahibine atfen T e k i n - g a z o z u   denirdi..Rahmetli  Tekin(Sürücü ) abi, sülalece ürettikleri bu gazozları 
  Rus malı , bizim " G a z ı k "  adını verdiğimiz ,sarı renkli ,harbiden sapasağlam  bir kamyonetle Emecik köyünden Knidos'a kadar  dağıtırdı..
   Biliyorum.. İnanması güç ama  1960.lı yıllarda biz Datçalıların  harbi yerli ve milli  gazozu vardı..
"G a z ı k " kamyonet  Betçe knidos yollarının yabancısı değildi..
Bir bahar günü akşamdan güzelce hazırladığımız  azıklarımız  torbalarımızda , erkenden heyacanla  uyandık..
Üzerine oturduğumuz uzun okul sıralarımızı , taburelerimizi  gazığın kasasına yeni yerlerle tanışmanın .seyahat etmenin  heyecanı içersinde güzelce yerleştirdik.
Kimin nereye oturacağını  örtmenlerimiz belirledi..
Kız erkek  karışık oturacak..
Yolculuk boyunca karşılaşabileceğimiz güçlükler karşısında  erkekler kızlara yardımcı olacaktı..
Tam tersi oldu..
Bütün erkek çocukları araba tuttu..Kızlar onlara yardım etti..
Tozlu,taşlı  , büklümlü  Knidos yoluna tengir tüngür, güle oynaya düşe kalka düzüldük..
Knidos'a varıncaya kadar  kan revan (!) içinde kaldık..
Mesudiye sırtlarındaki  Datçanın İtalyan işgali altında bulunduğu  yıllarda (11.Mayıs 1919  --5.Temmz  1921 ) İtalyanlar tarafından inşa edilip biz Datçalılara hediye edilen D ö ş e m e  yoluna gelindiği zaman  arabadan  mecburi iniş yaptık.. Tehlike dolu uçurum yolu  marşlar ,türküler söyleye söyleye  ,boş araba  önde biz arkada toz yiye yiye yayan geçtik.
  Ver elini çeşme köy...Oradan  palamut büküne geçtik..Örtmenlerimiz "Orayı da görün  dediler ."
 Palamut bükünde  yol kenarlarındaki  yaşını başını ,ucunu bucağını şaşırmış, göklere uzanmış,yanlara dal budak salmış  palamut ağaçlarını görünce şaşırdım doğrusu..
Palamut bükü sahili  pırıl pırıl parlıyor  ,deniz karaya bembeyaz köpüklerle saldırıyor.,dalgalar sahildeki derma çatma üç-beş evin  duvarlarını yalıyordu..
Bu manzara hoşumuza gitmişti doğrusu..
*K o p i l  ; Bizim çocukluğumuzda  büyüklerimiz  biz  çocuklara " K o p i l  " derlerdi,Kökleri Rumca mı, Latince mi, Farsça mı, uydurukça  mı  ,,?
bilemiyorum..
06-04-2026  Y.Ziya Özalp


Okunma Sayısı: 178

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.