BENİM KNİDOSUM (2)
09 Nisan 2026, Perşembe 14:43
Foto : Knidos -1960.lı yıllar..
Bağlar bahçeler,tarlalar..
Hiç unutamıyorum Knidos'a ilk adım atışımızı..
Şaşırmıştık..
Hiç bu kadar C i n i b i z - C a v u r daşını bir arada görmemiştik..
Biz Datçalılar tarihi ,yaşı ,başı ne olursa olsun..Her antik-tarihi daşa Cavur daşı veya C i n i b i z - d a ş ı derdik.
Sonradan yaptığım araştırmalarda öğrendim ki..
Doğu Roma (Bizans ) döneminde Datça yarımadası Cenevizlilere kiraya verilmişti..Yani bir anlamda Ceneviz kolonisiydi..
Mesela -İstanbul,G a l a t a semti gibi..
Cenevizliler hem savaşçı hem ticaret ehliydi..Türkler bu dönemde Datçaya doğru intikal etmeye başlamış olmalılar..
Sındı köyünün eski yolu sapağının mahalli adı bile "C e n e v i z " dir.
Biz Datçalılar Ceneviz adını Datçalılaştırmış C i n i b i z yapmıştık..
Cenevizliler ticaret ehli olduğu için halen daha ticarete,zanaate yatkın çocuklara "C i n i b i z - g i b i - ç o c u k ! " deriz..
Mesela "ç u k u r u n - a d a m ı " Mesudiyelilerde Cinibiz gibidir..
İlginçtir. Sındı köyü eski antik yolu sapağında pek ortodoks kilisesine benzemeyen bir Kilise kalıntısı vardır.
Belki de .. Ceneviz döneminden kalma bir Katolik kilisesidir..Bilmediğimiz konularda ahkam kesmek istemezüükk..
Reşadiye okulunda 4.ncü ve beşinci sınıflar bir arada okurdu..Sınıf dediysek uzunca enli bir masa ve etrafında oturduğumuz taburelerden ibaretti..
Birde..
duvarda kocaman bir T ü r k i y e haritası..
Örtmenlerimiz ikiside yakın bir geçmişte hakkın rahmetine kavuşmuş olan, Köy Enstitüsü uzantısı örtmen okulu mezunu ,Betçeli (Yaka köylü ) değerlilerimiz H ü s e y i n -Y a v u z ve M u s t a f a -Ö z e r 'di.
İlkokul 1,2,3.ncü sınıflarda aynı koşullarda başkaca büyücek bir odada okuyorlardı..
Örtmenlerimizin her ikisi P e t r i u m (B e t ç e -B e d y e ) taraflarından oldukları için T e k i r 'i (Knidos) biliyorlardı.
kafaya takmışlardı..
Bizi illa da Yazı köy Tekirindeki c a v u r -d a ş l a r ı ile, Knidos antik kentiyle tanıştıracaklardı..
O yıllarda zaman uzun, yollar daha da uzundu..Topraktı,taştı, dardı, büklüm büklümdü.. Beş saatte katedilen Marmaris-Datça arasındaki taşlı topraklı büklüm büklüm ,daracık, A t m ı ş -a l t ı bük ile tanışanlarımız vardı .
Ama Betçe yolları ile tanışanımız azdı.. Çünkü S ü l e y m a n i y e -N a h i ye s i 'nin kalıntısı olan B e t ç e köyleri biz Elelilere (Ali ağa-Elaki-Reşadiye) ters istikametteydi..
Yaşlılardan bile oralara merak edip giden azdı..
Ancak hatırı sayılır önemli kişilerin A h r e t l i k veya A s k e r - a r k a d a ş ı gibi bildik kişilerin düğün bayramı olacakta.. Evinden ölü çıkacakta.. Oralara gitmek zahmetine katlanılacak..
Ama betçelilerin biz Elelilere(Reşadiye ) elleri mahkumdu.
.Çünkü 1937 yılında yapımı tamamlanan eski ana yol Reşadiye içinden geçiyordu..
Yegane ulaşım aracı olan tehlikeli yolların fatihi külüstür Cipler zorunlu olarak Reşadiye 'den geçerken ,içindeki yolculara Betçelilere y a b a n c ı gibi bakardık..
2026 yılının rahat koltuklarına oturup.. Ahkam kesmek kolay..
Şimdi bu anlattıklarım masal gibi,şaka gibi geliyor ..
Ama..
Ö y l e y d i ..
(sürecek)
04-04-2026 Y.Ziya Özalp
Okunma Sayısı: 219


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.