BENİM KNİDOSUM (1)
09 Nisan 2026, Perşembe 14:41
Foto ; Knidos-küçük deniz-büyük deniz -1950.li yıllar.
Bu yazı dizisi bir hayli uzun süreceğe benzer..
Çünkü ben bir Datçalı kalemiyle, bir yerli gözüyle Knidosla çocukken ilk tanıştığım 1964 yılından itibaren yaşadıklarımı, görüp geçirdiklerimi, anlatacak,okuduklarını aktaracağım.
Knidos şu tarihte D o r l a r tarafından Milattan önce falanca tarihte kurulmuş, filan tarihte Romalılar gelmiş, filanca tarihte Selçukluların eline geçmiş gibi akademik laflar etmek uzmanların, arkeologların işi..
İşin o taraflarına ait tarihi, güncel kaynaklar ,kitaplar makaleler sürüsüne bereket..
Her türlü bilgi elimizin altında allaha şükür. ,
İsteyen araştırır, kaynakları karıştırır..Ayrıca bunlar haddimizi aşan konular..
Ben, benim Knidos'umu anlatacağım..
Hileye,hurdaya , yalana dolana, abartıya,gabartıya kaçmadan..
Sanıyorum bu yazı dizisinin ucu bucağı pek olmayacak..
Cünkü halen yaşanan ucu açık bir tarih Knidos..
Benim anlatacaklarım yerli ve milli olacak..
İçinde yerel hurafeler,hikayeler, masallar olacak..
Biraz da..
Kendimiz olalım..
Kendimizle de hesaplaşalım..
Bakalım beğenecek misiniz..
"... Bizim T e k i r (Tekfurdan gelir ) Knidosla ilk tanışmam..1964 yılı baharındadır..İlkokul beşinci sınıfta..
Tarih ,tarla- bahçe duvarları arasına sıkıştırılmış,oraya buraya rast gele serpiştirilmişti..
Yavru koyun -keçi melemeleri, öküz böğürtüleri ,köpek havlamaları kuş sesleri arasında köylüler öküzlere bağıra çağıra ,alın terlerini toprağa akıta akıta sabanla tarlalarında çift sürüyorlardı..
İne kalka,düşe çıka, tengirdiye tüngürdüye oraya vardığımızda ilk dikkatimi çeker şeyy..
Tarla sınırı duvarlarındaki kesme taşların üzerindeki antik süsler, kafası kırık heykeller olmuştu.."
(sürecek-hem de.. çok uzun-)
04-04-2026 Y.Ziya Özalp
Okunma Sayısı: 215


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.