ŞUNDAN BUNDAN ONDAN
08 Ekim 2026, Perşembe 16:12Bir Eylül ayını da tükettik.Bulutlar yağmurların habercisi olsada,Datça Mıza biraz nazlı uğruyorlar. Tüm doğa bilhassa Zeytin ağaçları hasretle yollarını gözlüyorlar.İnşallah geçen kış olduğu gibi, bereketli bir kış mevsimi geçiririz.
Geçici tatil amaçlı Datçamıza gelenlerin ,yavaş yavaş dönmeye başladığı şu günlerde, inşaat sezonunun açılmasını bekleyenlerin yüzleri pek iyi değil..Ekonomimizin böyle sıkıntılı günler geçirdiği göz önüne alınırsa, ben bu sektörümüzün ilçemiz için pek verimli olabileceğini düşünmüyorum. Beton dikmeyi marifet sayanlarımızın umduklarını bulabileceklermi .pek sanmıyorum.
Ben su konusunun her zaman gündemimizin ana konusu olmasından yanayım.Denize , yüzeyden veya bazı katmanlardan ulaşan suların , tüketim/kullanım ağına kazandırılması /depolanması konusunda sayın yerel yetkililerimiz / bürokratlarının bir araştırma başlatmak üzere duruş gösterme konusundaki duyumlarımız inşallah hevesimizde kalmaz. Kendilerini bu konuda çalışmalarda bulunmuş, bunları dökümanlara geçirmiş olanların tecrübelerinden yararlanmalarını öneririm. Yarımadanın su kaynakları akıllı yatırımlarla desteklenmesi halinde ,herkese yeter artar bile.
Uzunca bir zamandır konu edilen ,Datçamızda termal su kaynağının varlığı,iyi bir araştırma ve yapılacak akıllı bir yatırımla hayata geçirilebilir. Denize çok yakın bir kaynağın yıllardır denize ulaşan çıkış yerinin 200 mt altında /tabanında 100 derecenin üstünde bir termal kaynağın varlığından söz edilir oldu. Zaten mevcut havuz ve kaynağın yüzey suyunun sıcaklığı ,tüm yıl boyunca 26-27 derecenin altına düşmez.
Çevre kirletme konusundaki becerikliliği mizi göstermekte ,maşallah tüm ilçelerimiz içinde birinciyiz. Ilıca mevkiindeki gölet/havuz çevresinin bilhassa yol cephesine bakan kenarı içler acısı. Kullananların atıkları için seçtikleri bu alanın mülkiyeti her kiminse,kirletme mülkiyetinde olan becerikliklerine söyleyecek söz bulamıyorum.
İlçe merkezimizde kaderine terk edilen yapılardan biride HAMAM dır.Neden işletilemez engel nedir acaba. ? Sorumlu veya yetkililerin pek gözüne batmıyor herhalde.
Olmadığı zaman fırtınalar koparılan umumi tuvaletlerin bir örneği,Belediye lokantamızın bulunduğu yerde olandır. Kullanmasını bilmeyenlerin yarattığı kirliliğe yerel yönetim ne yapsın. Deniz kenarlarında bulunan soyunma kabinlerinin durumu pek farklı değil.
KİRLETMEYİ NE ÇOK SEVİYORUZ....Dünyamızda yaşadığı ortamı bu kadar tahrip eden kaç canlı var acaba.?
Kentlerde ÇÖP EV görüntülerini ,örneklerini sık sık görürüz. Geçenlerde Karaköy Mahallemizde bir örnek bir konutu Belediyemiz boşalttı.Böyle yerlerin oluşması toplumsal bir sorun. İlçemizde Ecevit Kültür Merkezi yakınındaki MİGROS MAĞAZASI karşısındaki konut aynı görüntüyü verme yolunda.Bu konuda ilgililerce konut sahibinin uyarılması gerekmez mi?
Doğruya doğru, PTT binası karşısında bulunan bankomatların karşı cephede bir düzen içinde yerleştirilmesi çok güzel olmakta. Yeni Okulun önünüde güzelleşmiş oldu. Yapıp düşünenlerin ellerine sağlık.
Toplu yolcu taşıma da elektrikli araçların tercih edilmesinin artık zamanı geldi. Bu konuda yerel yönetimimizin böyle bir düşüncesinin olup olmadığını bilmiyorum. Ancak Belediye binamızın çatısının ,güneş panelleri ile donatılması üzerinde düşünülmesi gereken bir proje olmalı.
Trafik kurallarına uymamanın faturasını canımızla ödüyoruz. Motosikletler ,adeta birer trafik canavarı . Herkes aklını başına toplamalı.Başkalarının canını almaya hakkımız varmı.?
Bilindiği gibi, 04,Aralık 1933 ilçemizin DATÇA İlçesi olduğunun Bakanlar Kurulu Kararı ile tescil edildiği gün. Bu günün anlamlı bir şekilde hatırlanması anılmasını önemsiyorum. Geçen yıl küçük bir katılımla gündeme getirdiğimiz bu konunun bu yıl dahada popülerlik kazanmış olacağını sanıyorum.
Kış mevsimine ve 2027 yılına ne kadar hazırız.? Zaman SU gibi akıp giderken.
Sağlıcakla kalınız.
Okunma Sayısı: 253


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.