LAÇİNNN
Muğla
15 Mayıs, 2026, Cuma
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

DÖRDÜNCÜ CEMRE

12 Haziran 2015, Cuma 11:25

     Ço­cuk­lu­ğu­nuz aynı so­kak­ta geç­miş, aynı pas­ta­ha­ne­de er­gen­li­ğe eriş­miş, aynı ma­hal­le­de ev­len­miş ve aynı kahve dost­la­rıy­la yaş­la­nı­yor­sa­nız, size bil­me­di­ği­niz başka bir yer­den gös­ter­mek is­ti­yo­rum dün­ya­yı. 

    Gi­de­rek ço­ğa­lı­yor gur­bet ço­cuk­la­rı. Artık doğ­du­ğun yer değil, doy­du­ğun yer sözü
her­kes için ge­çer­li. Es­ki­den çok az insan gur­be­te gider, bir ma­hal­le hatta koca bir ka­sa­ba bilir bek­ler­miş izne ge­liş­le­ri­ni. Şimdi hemen hemen her evde, üç-beş gur­bet kuşu var.
Mi­ni­cik ço­cuk­lar ta­ti­li göz­lü­yor, tey­ze­ye- am­ca­ya ka­vuş­mak için. 

     Eşler yo­ru­lu­yor, ta­ti­li eşit bö­lü­şe­bil­mek için ve has­ret­le ge­çi­yor kos­ko­ca sene. " Elli se­ne­dir bu so­kak­ta­yım, otuz beş yıl önce bu eve gelin gel­dim, benim babam bu evde doğ­muş, ta otuz dokuz da " diyen in­san­la­ra im­re­ne­rek ba­kı­yo­rum. Bu benim ya­şa­dı­ğım otuz dör­dün­cü ev. Hayal ede­mi­yo­rum eski ev­le­ri­mi­zi. Hangi şe­hir­de ol­duk­la­rı gel­mi­yor ak­lı­ma. Ta­şı­nır­ken kı­rı­lıp de­ğiş­tir­di­ği­miz ka­çın­cı dolap, ka­çın­cı kol­tuk unut­tum artık.

     Bu şehir ya­şa­dı­ğım on al­tın­cı şehir. Na­sıl­dı di­ğer­le­ri­nin so­kak­la­rı, es­na­fı güler yüzlü müydü, soğuk muydu alış-ve­riş­ler, ka­la­ba­lık mıydı pa­zar­la­rı unut­tum. 

    Gö­zü­mün önüne gel­mi­yor artık si­ma­lar, isim­ler iyice ka­rış­mış. Her ay­rı­lık­ta bir kere ölü­yor insan. Ço­cuk­ken her tayin söz ve­rir­dik, ölene kadar ha­tır­la­ya­ca­ğız. Bir gün be­lir­ler­dik bir yer, filan ayın falan günü bir araya ge­le­ce­ğiz. Hiç ol­ma­dı. 

     Ha­fı­za yeni isim kay­det­me­den önce, es­ki­ler­den bi­ri­ni si­li­yor. Gö­nül­den bi­ri­nin pri­zi­ni çe­ki­yor. Yavaş yavaş yok olu­yor içi­niz­den biri. Sonra ha­tır­la­ya­mı­yor­su­nuz ya is­mi­ni, ya yü­zü­nü.

     Keşke ma­hal­le­de­ki bak­kal bil­sey­di bi­le­ğim­de­ki izi. Nasıl ol­du­ğu­nu. Bil­sey­dim onun kaç to­ru­nu, kaç hüznü ol­du­ğu­nu ve bil­sey­dik be­ra­ber yaş­lan­ma­nın key­fi­ni. Ol­ma­dı. Has­ret­le ge­ri­de bı­ra­kıp, içi­miz­de ço­ğa­lan, ka­la­ba­lık ta­nı­dık da­ğı­nı ke­der­le gö­rü­yo­rum. Hep­si­ni ayrı ayrı öz­lü­yo­rum.

     Eş­ya­lar­la be­ra­ber Bolu da­ğın­dan aşağı iner­ken an­ne­me, " şimdi onlar öl­dü­ler bizim için, bizde öldük onlar için" de­mi­şim, on bir ya­şım­da.De­mi­şim di­yo­rum, çünkü ha­tır­la­mı­yo­rum. Her veda ölüm olu­yor me­mur­lar için. Her yeni tayin yeni bir doğum. Ye­ni­den ta­nı­yor­sun, ye­ni­den alı­şı­yor­sun. Her de­fa­sın­da kı­yas­lı­yor yürek, uzu­yor süreç. Es­ki­şe­hir de daha so­ğuk­tu kış,bu­ra­da iyi ge­çi­yor. Tun­ce­li de daha dur­gun­du in­san­lar, bu­ra­da çok ha­re­ket­li. 
      Bursa' nın kız­la­rı çok gü­zel­di, bu­ra­da genç­ler çok az. İstan­bul... İstan­bul... İstan­bul' u çok öz­le­dim, bu­ra­ya alı­şa­ma­dım henüz. Güzel çok güzel Datça ama alı­şa­ma­dım henüz...

     Kim bilir, daha kaç şeh­rin ha­va­sı­nı te­nef­füs edecek ci­ğer­le­rim. Kim bilir, ne­re­de me­za­ra yer­le­şecek be­de­nim. Şim­di­lik sefer devam edi­yor.
Dün ku­tu­dan düşen resme uzun uzun bak­tım. Ne­re­de ol­du­ğu­nu, kim­ler ol­du­ğu­nu dü­şün­düm. İçimde bir rüz­gar esti. Ta uzak­la­ra git­tim. Ne­re­de­ler ne ya­pı­yor­lar diye dü­şün­düm. mayıs yak­la­şır­ken yü­rek­ler kıpır kıpır olur. Ta­yin­ler döner çünkü. Ev­rak­ta hangi şehir ya­zı­yor bi­le­mez­si­niz. Yeni dost­lar ne­re­ler­de kes­ti­re­mez­si­niz. Şarka gi­de­cek­ler te­red­düt­le, şarkı bi­ti­ren­ler he­ye­can ve ha­yal­le bek­ler­ler.

     Siz eğer Ma­yıs­la­rı yal­nız­ca hıd­rel­lez için bek­le­miş, her hıd­rel­lez, aşkı, mut­lu­lu­ğu, se­vin­ci aynı yüz­ler­le ya­şa­mış­sa­nız, Mayıs he­ye­can­la­rın­da tayin rüz­gar­la­rı esen­le­ri ha­tır­la­yın ve on­la­rın hıd­rel­lez le­rin­de kaç ayrı ateş yan­dı­ğı­nı.
Şimdi Eylül bi­ti­yor. Mem­le­ket se­vin­ci­ni, ço­cuk­la­rı­nın ka­zan­dı­ğı okul­lar­la ya­şa­yan dost­la­rı­ma, gur­bet bek­çi­le­ri­ne ha­yır­lı olsun di­ye­lim. Da­rı­sı mem­le­ket ar­zu­su ta­şı­yan tüm yü­rek­le­re.
Mem­le­ke­tin­de ömür süren na­sip­li yeni dost­la­ra da, so­ka­ğı­nı­zın, ma­hal­le­ni­zin, ka­sa­ba­nı­zın, şeh­ri­ni­zin kıy­me­ti­ni bilin. Bu nimet her­ke­se nasip ol­mu­yor çünkü.Ta­dı­nı çı­ka­rın, 
            MUT­LU­LUK­LAR.  


Okunma Sayısı: 4711

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.