LAÇİNNN
Muğla
14 Temmuz, 2026, Salı
  • DOLAR
    44.51
  • EURO
    51.67
  • ALTIN
    6625.8
  • BIST
    12.938
  • BTC
    66595.100$

Brüksel’de bir Meydan Jourdan Place

13 Temmuz 2026, Pazartesi 11:46
Brüksel’de bir Meydan Jourdan Place

Brüksel’e arabayla geldiğim ilk günlerden bir gün şehirde kaybolduğumu fark ettim..
Elimdeki harita ile caddelerin levhalarına bakmaktan, arkadan gelen arabaların kornalarından
sıkıldım, yorulduğumu hissedip ilk gördüğüm park yerine girdim.Bir meydanın içinde bir
park yeriydi burası.
Park otomatından bir bilet alıp arabanın önüne koyup, meydanda şöyle bir göz gezdirdim ve
ilk gözüme çarpan kafeteryaya daldım. Kahve içip dinlenmek, nereye geldiğimi öğrenmek
istiyordum.
Kafeteryada yan yana dizilmiş küçük masalar bizim kahvelerdeki tavla masalarını hatırlattı
bana. Emekliler ile genç öğrenciler olduğunu tahmin ettiğim insanlar kahve ve bira
çoğunluktaydı. Sigaralarını tüttürenler de vardı. Türkiye’de yasak, Avrupa’nın başkentinde
serbest mi sorusu aklıma takıldı. Yiyecek servisi yapılmayan, sadece içecek servisi yapılan
yerlerde sigaranın serbest olduğunu öğrendim. Kafeteryada oyun makinesinin başında birkaç
kişi şansını deniyordu.
Sonraki günlerde sabahları geldiğim yer oldu Jourdan Place. Yaşlılar evine yaptığı para
yardımlar nedeniyle 19.yüzyılda Doktorluk yapan Dr.Jourdan’dan almış adını meydan.
Brüksel’in en meşhur fritçisi olduğunu öğrendiğim Fritçi Antiones, alışveriş yerleri,
lokantalar, banka şubeleri kafeteryalar, kitapçılar, döner büfesi, dikkatimi ilk çeken yerler
oldu. Meydanda hafta sonu semt pazarı kuruluyor. Meydanın yakınlarında, yaptığım gezilerde
şehir merkezine uzak olmadığımı fark ettim. Brüksellilerin Cart de Eureupienne yakınına
gelmişim tesadüfen. Tabiat tarihi müzesi Meydandan bir sokak aşağıda, Leopold Parkının
yanında karşıma çıktı.Parkın içinden yürüyerek Avrupa Parlamento binası ile Avrupa
Birliğinin binalarına ulaşılabiliniyor.
Kaybolduğum gün karşıma çıkanlara adres sorduğum gibi, bana da adres soranlar oldu.
Öğrenmiştim çevreyi haritayla gezerek. Yabancıları zor duruma düşüren nedenin cadde
levhalarının Fransızca ve Flamanca 2 dilde olmasının olduğunu fark ettim. Trende, metroda,
iki dilden yapılan anonslar durak adları huzursuz ediyor insanı doğru yolda mıyım diye.
Metrodaki vagonların eskiliği,yeniliği hangi bölgede olunduğu konusunda fikir veriyor. Eski
vagonlar Walon, yeniler Flaman semtlerine gidiyormuş. Yabancı olarak 2 dili bir kentte
yaşamanın zorluğunu görüyordum. Münih’te yaşadığım yıllarda alışveriş caddesinde karşıma
çıkan Japon turist grubundakilerin rehberi kaybetmemek için uğraşmalarını
hatırlıyorum.Türkiye’de Latin alfabesiyle öğrenim görmüş olmanın ve dilimize giren
Fransızca sözcüklerin varlığının bana sağladığı yararları unutamıyorum.Orta düzeydeki
İngilizcem karşıma çıkan benim gibi yabancıysa anlaşmak daha kolay oldu.
Jourdan Place ve çevresinde yaptığım gezilerde bakımlı caddeler, geleneksel binaların
yerlerini hızla yeni binalara bırakmakta olduğunu gördüm. Tanıdıkça bizdekinin aksine
Brüksel şehrinin meydan zengini olduğunu gördüm. Küçük bir park, kafeteryalar, restoranlar
çeşitli dükkânlarla çevrili meydanlara nerdeyse adım başı rastlamak mümkün. Şehrin her
türden yoğunluğundan uzaklaşılan, insana nefes aldıran, dinlendiren yerler olarak meydanlar
şehrin görülmeye değer zenginliğini oluşturuyor.
Brüksel’e yolunuz düşerse benim 2009 yılında unutulmaz zaman geçirdiğim meydanlardan
birinde gibi birkaç saat geçirin derim.


Okunma Sayısı: 253

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.