05-09-2019 Aydın BALCI


Yıl 1846… Yu­na­nis­tan'ın do­ğu­şu için Av­ru­pa'nın büyük dev­let­le­ri geniş bir plan ve teş­ki­la­tın için­de ça­lış­mak­ta ve Dev­let-i Aliye ile ara­la­rın­da bir tam­pon dev­let kur­mak is­te­mek­te­dir­ler. Bunun için de en önem­li mü­ca­de­le aracı pro­pa­gan­da ola­rak al­gı­lan­mak­ta v e hedef top­lum Av­ru­pa ve Ame­ri­ka ol­mak­ta­dır.

Bu mü­ca­de­le araç­la­rın­dan biri de Hiram Po­wers' ın “Af­ro­dit” i an­dı­ran uyar­la­ma hey­ke­li “The Greek Slave” dir. Bu uyar­la­ma hey­kel 1846'da Lond­ra'da, 1851'de Kris­tal Saray'da ser­gi­len­di­ğin­de hem eski Yunan dö­nem­le­ri­ne Av­ru­pa'da aşırı bir ilgi vardı hem de Türk-Yu­nan ta­raf­la­rı ara­sın­da kı­ya­sı­ya bir “Haçlı Se­fe­ri” sür­mek­tey­di. Hey­kel işte bu ateşi art­tı­rıp Türk ta­ra­fı­na karşı Av­ru­pa ka­mu­oyun­da bir algı oluş­tur­mak için ya­pıl­mış­tı.

O kadar po­pü­ler oldu ki The Greek Slave Av­ru­pa ve Ame­ri­ka'daki ser­gi­ler için 6 kop­ya­sı ya­pıl­dı ve ev­ler­de de min­ya­tür­le­ri ya­yıl­ma­ya baş­la­dı.

Bu af­ro­di­ti an­dı­ran po­li­ti­ka ese­ri­nin ka­mu­oyu­na bir pro­pa­gan­da amacı ile su­nu­lan hi­ka­ye­si neydi?

Hey­kel sözde“zalim ve kafir Müs­lü­man­lar Türk­ler ta­ra­fın­dan aile­si öl­dü­rül­dük­ten sonra ka­çı­rı­la­rak esir alın­mış genç Hris­ti­yan bir ba­ki­re­yi”tas­vir et­mek­te­dir.

Çıp­lak­lı­ğın ser­gi­le­ni­şi din kis­ve­si al­tın­da in­san­la­rın fi­kir­le­ri­ni et­ki­li­yor ve zaten in­san­la­rın ak­lın­da hazır olan Yu­nan­lı­la­rın mağ­du­ri­ye­ti dü­şün­ce­si­ni yan­lış yönde ge­liş­ti­ri­yor.

Peki The Greek Slave'den biz ne an­la­ma­lı­yız?The Grek Slave bize Ba­tı­lı­la­rın dini duy­gu­la­rı­nı alay eder­miş gibi kul­la­nıp pro­pa­gan­dist amaç­la­rı­na hiz­met ver­me­si için elin­den gelen her şeyi ya­pa­cak bir ka­pa­si­te­de ol­duk­la­rı­nı gös­te­ri­rir.

The Greek Slave bize Türk'ün ya­şa­dı­ğı soy­kı­rım­la­rın; bu soy­kı­rım­la­rın fa­il­le­ri ta­ra­fın­dan algı oluş­tur­mak için nasıl evi­rip çe­vi­rip kul­la­nıl­dı­ğı­nı gös­te­rir.

The Greek Slave bize Türk'ün şanlı ta­ri­hi­nin nasıl da hiçe sa­yı­la­rak dün­ya­da ona bir “bar­bar” ya­kış­tır­ma­sı­nın reva gö­rül­dü­ğü­nü gös­te­rir.

The Greek Slave bize Ba­tı­lı­la­rın fi­kir­le­ri­nin ne kadar çabuk ol­gun­la­şıp de­ğiş­ti­ği­ni gös­te­rir yani ka­mu­oyu ça­lış­ma­la­rı­nın bizim açı­mız­dan da o kadar zor ol­ma­dı­ğı­nı gös­te­rir.

Benim de bu hey­ke­lin far­kı­na var­ma­mı sağ­la­yan İbra­him Kalın&John Es­po­si­to'nun İsla­mo­fo­bi isim­li ese­rin­de­ki şu an­la­tı ile ya­zı­mı bi­tir­mek is­ti­yo­rum: (s.212)

“Onu (hey­kel­de tas­vir edi­len kadın kast edi­li­yor cin­sel bir meta ola­rak sa­tı­şa çı­kar­mış­lar­dır ki işte sa­nat­kar bu nok­ta­dan onun hey­ke­li­ni yap­mış­tır. Başı biraz yana eğik bir bi­çim­de ta­ma­men çıp­lak bir halde el­le­ri di­re­ğe zin­cir­li ve nef­ret et­ti­ği ve tik­sin­di­ği in­san­lar olan “bar­bar Müs­lü­man­lar”ın ba­kış­la­rı­na maruz bı­ra­kı­la­rak ayak­ta durur. Onun acısı ve he­ye­ca­nı Tanrı'nın iyi­li­ği­ne sı­ğın­ma­sıy­la nor­ma­le döner. Do­la­yı­sıy­la “onun hris­ti­yan­lık'tan gelen me­ta­net ve te­vek­kü­lü utan­ca yer bı­rak­ma­mış­tır.”


Bu yazı 224 defa okunmuştur.



Aydın BALCI Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer