Cum'anın Hikmeti ÖLÇÜLÜ OLMA SANATI
03 Nisan 2025, Perşembe 05:12Kıymetli Dostlar!
İnsan, hayatında ölçüyü arama, ölçüyü
bulma ve ölçü içinde yaşama gibi bir
süreç içinde gelişir. Biz buna Kur'an'ın
tanımlamasıyla "Orta Yol" diyoruz.
Konu ile ilgili ayet mealini hemen
aktaralım:
"İşte böyle! Biz sizi insanlar üstüne
tanık olasınız, resul de sizin üstünüzde
tanık olsun diye orta yolu izleyen bir
ümmet yaptık." (Bakara:143 - Y. Nuri
Öztürk)
Başka bir ayette de şöyle buyrulur:
"Bir ölçüyle yaptık. Ne güzel ölçü
koyucuyuz biz." (Mürselat:23 - Y. Nuri
Öztürk)
Kur'an'da ölçü konusu 59 yerde geçer.
Gökten yağmurun indirilmesi bile belli
bir ölçüdedir. Bu kış yağmursuz geçti
diyenler, büyük bir yanılgı içindedir.
Zira yağmur o bölgeye az düşmüştür.
Ancak başka bir bölgeye daha fazla
yağmur yağmıştır.
Bilim adamları da bu miktarın sabit
ve 16 milyon ton olduğunu tespit
etmişlerdir. Zira ilahi yasa asla
değişmez. Bunu da bize Zuhruf suresi
11. ayet şöyle bildirir. "Gökten belli
bir ölçüye bağlı olarak suyu indiren
O'dur. O suyla biz ölü bir beldeyi
hayata kavuşturduk. İşte siz de
böyle çıkarılacaksınız" Aynı konuya
Mü'minun 18. ayette de rastlarız. Öz
benliğini yitirmemiş bir insanın ömrü
hep bir ölçü içinde geçer. Günü birlik
yaşayanların, vur patlasın, çal oynasın
diyenlerin toplum içindeki acıklı
durumlarını hep birlikte görüyoruz.
Günümüzde ifrat ve tefritte ölçü, sevgi
ve nefrettte ölçü, sevinç ve hüzünde
ölçü, konuşma ve dinlemede ölçü,
iffet ve ahlaksızlıkta ölçü, zulüm ve
adalette ölçü, kibir ve tevazuda ölçü,
merhamet ve acımasızlıkta ölçü, saygı
ve densizlikte ölçü, yeme ve içmede
ölçü (A'raf:31). İşte bütün bunlar,
insanoğlunun en çok unuta geldiği
konular arasındadır. Bugün toplumda
bireyler maalesef biri birlerine saygıyı
yitirmiş, büyük bir rahatlık ve bencillik
girdabına kapılmıştır.
Değerli Dostlar! İnsanların ve
toplumların hayatları konusunda da
belirlenmiş ölçüler vardır ki biz buna
ömür diyoruz. Kimi insan bir ay, kimisi
yirmi sene kimisi de 100 sene yaşar.
Yüce kitabımızın şaşmaz ifadesiyle bu
ne bir saat öne alınır, ne de bir saat
ertelenir. (Nahl:61)
Eski dönemlerde bazı kavimler tartı
ve ölçüye riayet etmemiş, illahi ikazı
ve cezayı hak etmişlerdir. Özellikle
Medyen halkına gönderilen Şuayb
peygamberin bu konuda halkını
uyardığını, Kur’an dan öğreniyoruz.
(A-raf:85, Hud:84-85) Şu bir gerçektir
ki, ölçü, ahlak ve adaleti, adalet ise,
refah ve saadeti getirir. Uzun ömürlü
medeniyetlerde yöneticilerin bu
konuya çok özen gösterdiklerini
görüyoruz. Şu hususa da temas
etmeden geçmeyelim. İbadette bile
ölçü vardır. Çünkü Allah, insana
kaldıramayacağının üstünde bir yük
yüklemez ( Bakara: 286) Bu konuya
, peygamber dönemindeki bir olayı
anektod olarak aktaralım, Enes bin
Cum'anın Hikmeti
Ahmet Hikmet GÜL
ÖLÇÜLÜ OLMA SANATI
Malik’ten rivayet edildiğine göre;
ibadette düşkün olan üç sahabe kendi
aralarında şöyle karara varmışlardır.
Bunlardan birisi, ‘’Bundan böyle
ben, gecelerimi namaz kılmakla
geçireceğim’’. Diğeri, "Ben de her
gün oruç tutacağım, oruçsuz günüm
geçmeyecek’’. Üçüncü kişi ise, ‘’
Ben de hanımlardan uzak durup
evlenmeyeceğim’’ demişlerdi. Onlar
bu şekilde konuşurlarken tam o sırada
Resulullah çıkageldi ve onlara şöyle
dedi. ‘’ Allah’a yemin ederim ki ben
sizin Allahtan en çok korkanınız
olmama rağmen, bazen oruç tutarım
bazen de tutmam, geceleri bazen
fazladan namaz kılarım bazen uyurum
ve ben eşlerimle de birlikte olurum.
Kim benim sünnetimden yüz çevirirse,
o benden değildir. ‘’ buyurdu.
İşte böyle sevgili dostlar, kulunun ne
kadar zayıf ve günah işlemeye müsait
bir varlık olduğunu bilen Yüce Yaratıcı,
kulunu teşvik, günahlarını silmek
için ona bazı imkanlar getirmiş, bir
daha işlememek üzere tövbe edenlerin
tövbelerini kabul edeceğini bildirmekle
kalmadığı gibi, ‘’ kim bir iyilikle
huzurumuza gelirse ona iyiliğinin on
katı vardır.’’
( En’am:160) demiştir. Yine Berat
gecesinin fazileti, Kadir gecesinin
değerlendirilmesi konusunda da ‘’
Kadir gecesi bin aydan daha hayırlı
buyurmuştur.’’ ( Kadr: 3)
Aziz Dostlar!
Arzın ve semanın altı günde
yaratılması (Secde: 3), insanın ne
kadar zekat vereceğinin ölçüsü
(Enfal:36), göğün yedi tabaka halinde
yükseltilmesi (Nuh: 15) hep bir ölçü
iledir. Yüce Yaratıcının ‘’ biz insanı
en güzel bir biçimde yarattık (Tin:4)
dediği, O’nun şaheseri olan insanın
vücudunda ki organlar arasında da bir
ölçü ve uyum olduğuna dikkat çekerek
konuya devam edelim ki biz buna
vücutta ki altın oranları diyoruz. Bu da
1.618 dir.
-Parmak ucu ile dirsek arasının, el
bileği ile dirsek arasına olan oranı
-Omuz hizasından baş ucuna olan
mesafenin, kafa boyuna olan oranı
-Göbekten baş ucuna olan mesafenin,
omuz hizasından baş ucuna olan
mesafeye oranı
-Parmak tam boyunun, ilk iki boğuma
oranı
-Orta parmak boyunun, serçe parmağa
olan oranı
-Yüzün boyunun, genişliğe olan oranı
-Ağız boyunun, burun genişliğine olan
oranı
-Göz bebekleri arasının, kaşlar arasına
olan oranı
-Ön iki dişin boyunun, enleri arasına
olan oranı
-Akciğerlerdeki uzun bronşların, kısa
bronşlara oranı
Bu oranları deniz kaplumbağaları,
bitkiler ve ağaç yapraklarında da
görüyoruz. O zaman küçük kainat
diyebileceğimiz insanla, evrene bu
ölçüyü nizamı ve uyumu koyan Yüce
Yaratıcı ya ‘’Tek ve En büyük Sensin ‘’
demekten başka elden bir şey gelmiyor.
Kalın sağlıcakla...
Okunma Sayısı: 139
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.