LAÇİNNN
s
Muğla
05 Nisan, 2025, Cumartesi
  • DOLAR
    38.11
  • EURO
    42.05
  • ALTIN
    3710.5
  • BIST
    9.38
  • BTC
    83687.666$

20 SANATÇIDAN OLUŞAN DEV SERGİYE, “DATÇA RUHU” KARMA SER­Gİ­SİNE DAVET!

20 SANATÇIDAN OLUŞAN DEV SERGİYE, “DATÇA RUHU” KARMA SER­Gİ­SİNE DAVET!
Sebiha ARSLAN : Datça'da ya­şa­yan 20 sa­nat­çı­nın eser­le­rin­den olu­şan “Datça Ruhu” Karma Ser­gi­si 1-14 Ekim ta­rih­le­ri ara­sın­da Datça Liman Sanat Ga­le­ri­si'nde açı­lı­yor. Datça Kent Kon­se­yi Kül­tür Sanat Bilim Grubu tarafından dü­zen­le­nen serginin ,Kü­ra­tör­lü­ğü­nü ise Ayşe Gülay Hak­ye­mez yapmakta.

 

Datça sa­kin­le­ri­nin, Datça'nın ha­va­sı, de­ni­zi, çi­çek­le­ri ve hay­van­la­rı­nın oluş­tur­du­ğu ben­zer­siz Datça Ruhu'nu resim, il­lüst­ras­yon, hey­kel ve ens­ta­las­yon­la­rıy­la be­tim­le­yen sa­nat­çı­lar ;
Vol­kan Ak­me­şe, İdil Berf, Sema Bo­yan­cı, Zey­nep Bo­zoğ­lu, Evrim Boz­yel, Ayça Bumin, Şeb­nem Çay­lan, Serap Çota, Gül­sen Er­do­ğan, Na­hi­de Erol, Tamer Er­tu­na, Gözde Yal­dız­ci­yan, Ya­se­min Gök, Özgül Kah­ra­man, Melek Şule Kan­türk, Serap Ri­edel, Kor­kut Sön­mez, Zey­nep Şan­kay­na­ğı, Mine Soral, Meh­met Ün­sa­lan.

1-7 E­kim ve 8-14 Ekim haf­ta­la­rı­na bö­lü­ne­rek 14 gün sü­recek ser­gi­ye ka­tı­lan sa­nat­çı­lar  “ Datça Ruhu” için şu cümleleri söy­le­di­.

Ayça Bumin: "Şe­hi­re sıkışmış özgür ruh­la­rın tek­rar ken­di­ni bul­du­ğu yer Datça..”

İdil Berf: “Datça'da yap­tı­ğım tüm re­sim­le­rim­de ilham al­dı­ğım yer Kni­dos oldu. En uç­ta­ki yarım ada, fener, ora­da­ki ya­şan­mış­lık ve su­al­tın­da­ki liman. Orası benim için halen ya­şı­yor...”

Na­hi­de Erol:“Dün­den bu­gü­ne uza­nan ve renk­sel, bi­çim­sel, ta­rih­sel ola­rak bu­gü­nü oluş­tu­ran -Dat­ça ru­hu­nu da!- geç­mi­şin et­ki­si öyle bir çekim alanı ya­ra­tı­yor ki bir defa Datça'ya gelen bu ruhun et­ki­siy­le orada ya­şa­mak is­te­ğiy­le do­lu­yor. Ya­şam­sal ola­nın -yani hava ve su- dı­şın­da Datça'da va­ro­lan renk, doğa, tarih zen­gin­li­ği­ni bir res­sam ola­rak de­rin­den his­set­tim.?Datça'da ya­şa­dı­ğım altı yıl bo­yun­ca bun­dan bes­len­dim. Bana bu his­le­ri­mi ye­ni­den ha­tır­lat­tı­ğı­nız için bu ser­gi­yi oluş­tu­ran ve dü­şün­ce­le­ri­mi­zi gün­cel­le­me­mi­zi sağ­la­yan ar­ka­daş­la­rı­mı­za özel­lik­le Ayşe Gülay Hak­ye­mez'e te­şek­kür ede­rim.”

Meh­met Ün­sa­lan: “Su­lar­da­ki yan­sı­ma­la­rı ve de yel­ken­li tek­ne­le­ri çok es­te­tik bul­du­ğum için ge­nel­de resim ko­nu­la­rım bun­lar olu­yor. Datça'ya 2002 ba­şın­da yer­leş­tik. Hiç­bir sa­hil­de bu­ra­da­ki kadar çok yel­ken yapan tekne gör­me­miş­tim. Çok et­ki­len­dim. Bu etki hala devam edi­yor. Üs­te­lik su­lu­bo­ya­nın trans­pa­ran renk­le­rin­de gün do­ğu­mu ve ba­tı­mı­nın muh­te­şem gö­rün­tü­le­ri­ni bir nebze de olsa ak­ta­ra­bil­mek çok keyif ve­ri­ci olu­yor. Datça ru­hu­nun ben­de­ki et­ki­le­ri bu...”

Serap Ri­edel:“Ben ta­bi­at için­de daha çok üret­ken­le­şen bir sa­nat­çı­yım. Al­man­ya prog­ra­mım izin ver­di­ğin­ce Datça'ya gelip bu­ra­da üret­mek benim tut­kum. Al­man­ya - Datça arası yo­ru­cu bir yol­cu­luk olsa da bu­ra­ya her ulaş­tı­ğım­da yor­gun­lu­ğu­mu unu­tu­yo­rum. Bu ik­lim­de ol­mak­tan büyük haz du­yu­yo­rum. Ener­ji­mi yük­sel­ten bu ta­bi­at ha­ri­ka­sın­da sa­na­tım­la var olmak ve diğer sa­nat­çı ar­ka­daş­la­rım­la pay­la­şım­lar­da bu­lun­mak beni çok mutlu edi­yor.”

Serap Çota: “Datça'daki ilk se­ne­miz­de beni en çok et­ki­le­yen Datça flo­ra­sı oldu. Datça ruhu bana göre do­ğa­da ve bit­ki­ler­de.. Do­ğa­da­ki yü­rü­yüş­ler­de, her mev­sim­de kar­şı­nı­za daha önce hiç gör­me­di­ği­niz bir çiçek ya da bitki çı­ka­bi­li­yor. Büyük şe­hir­ler­de se­ra­la­ra gi­de­rek al­dı­ğı­mız süs bit­ki­le­ri ne kadar da sı­ra­dan ve suni kaldı. Beni en çok et­ki­le­yen Datça flo­ra­sın­dan iki çi­çe­ğin res­mi­ni yap­tım.”

Sema Bo­yan­cı: “Bu­gü­nün değil, 2002'nin Datça'sının ru­hu­dur çe­ki­ci­li­ği­ne ka­pıl­dı­ğım... Eşsiz gü­zel­lik­te­ki de­ni­zi, ses­siz­li­ği, din­gin­li­ği, st­res­siz at­mos­fe­ri­nin ya­rat­tı­ğı huzur... Her sabah, o günün her anını öz­gür­ce, is­te­di­ğim­ce ya­şa­ya­bil­me se­vin­ci.... Bana ye­ni­den su­nu­lan ya­şa­ma se­vin­ciy­di Datça... Ama bu­gün­kü değil, o eski gün­le­rin küçük, naif ka­sa­ba­sı Datça…”

Özgül Kah­ra­man: “Eşi­ğin­den giren her­ke­si gir­dap mi­sa­li içine çeken, sar­san, ye­ni­den ve ye­ni­den sor­gu­la­ma sü­re­ci­ne sokan bü­yü­lü bir ruh taşır bu top­rak, bu su.. Bü­yü­sü­ne ka­pıl­mak­tan ken­di­ni ala­maz­sın.Bu top­ra­ğa bir kez adım at­tıy­san hiç­bir şeyin es­ki­si gibi ola­ma­ya­ca­ğı­nın ön ka­bu­lüy­le baş­ba­şa­sın artık. Kur­tu­luş yok, sa­de­ce bunu za­man­la far­ke­der­sin.”

Zey­nep Şan­kay­na­ğı: “Ba­lı­ka­şı­ran'dan bu yana geçen ak­lı­nı ge­ri­de bı­ra­kır­mış.”

Şeb­nem Çay­lan: “Datça ruhu bir gir­dap­tır. Sizi içine çeker ve bir daha bı­rak­maz. Bu mah­ku­mi­ye­te gö­nül­lü gi­der­si­niz.”

Ya­se­min Gök: “Kum­ru­la­rın sen­fo­ni­si, ateş bö­cek­le­ri­nin dansı, sa­hil­de uçu­şan ılgın dal­la­rı…Datça su şehri... Rüz­ga­rın suyun üs­tün­de­ki esin­ti­si, Pa­la­mut­bü­kü'nde ak­var­yum,  Ova­bü­kü 'nde yem­ye­şil doğa.. Ara­la­rın­dan geçip eve ulaş­tı­ğı­mız her ya­nı­mız­da­ki man­da­lin, por­ta­kal, limon... Eyy güneş ül­ke­si Datça... Seni ik­li­min ca­zi­be­li kı­lı­yor. Şubat ayın­da­ ba­dem ağaç­la­rı­nın pembe ör­tü­sü­nü yay­dı­ğın va­di­le­ri­nin sey­ri­ne doyum ol­mu­yor... Bize ema­net bu gü­zel­lik­le­rin kıy­me­ti­ni bil­me­li...”

Gözde Yal­dız­ci­yan: “Benim için Datça ru­hu­nu oluş­tu­ran­lar; bir kaçış nok­ta­sı­na sı­ğın­mış şe­hir­li in­san­lar ve o in­san­la­rın ben­cil­li­ği­ne kur­ban bir do­ğa­nın ya­şa­ma di­ren­ci. Mo­dern in­sa­nın sahip olma hır­sı­na kar­şın ze­ra­fe­ti ile açan bir kum zam­ba­ğı veya huzur bozan gü­nay­dı­nıy­la bir Alar­ga. Mik­ro­kos­mos­tan mak­ro­ya doku zen­gin­li­ği­ne sahip Datça ru­hu­nu ser­gi­de­ki hey­ke­lim­le öne çı­kar­tı­yo­rum.”

Evrim Boz­yel: “Datça benim ço­cuk­lu­ğum, geç­mi­şim. Es­ki­den, dağ­lar­da gezen ba­şı­boş kü­çük­baş­la­ra ayrı bir ilgim vardı. Sürü ha­lin­de fakat öz­gür­ler­di. Şimdi ise değil ot­la­tı­lan hay­van­la­rı dağ­lar­da gör­mek, ye­şil­lik bile gö­re­mez olduk. Can­lı­lar ka­fes­ler­de, ahır­lar­da, ku­lü­be­ler­de tı­kı­lıp GDO' lu gı­da­lar­la bes­len­mek ye­ri­ne özgür ol­ma­lı­dır. Ens­ta­las­yo­num­da kıv­rı­lan dal­ga­lar gibi kendi do­ğal­lı­ğı­na bı­ra­kıl­ma­lı­dır.”

Tamer Er­tu­na: “Datça'nın geç­miş­ten bu­gü­ne gelen çok güçlü bir ya­pı­sı var. Do­ğa­sı, ta­ri­hi ve kül­tü­rü ile son de­re­ce zen­gin. Bu, sa­nat­çı ola­rak beni çok et­ki­le­mek­te..?Datça'nın so­run­suz bir yer ol­du­ğu­nu söy­le­mi­yo­rum. Gün geç­tik­çe bü­yü­yen ha­sar­lar al­dı­ğı­nı göz­lem­li­yo­rum. Diğer yan­dan çevre du­yar­lı­lı­ğı henüz ye­ter­siz olsa da gün geç­tik­çe ço­ğal­mak­ta.. Zaman zaman güçlü tep­ki­ler de ve­ril­mek­te.. Bu du­yar­lı­lık benim için büyük bir umut kay­na­ğı.. Datça'da ya­şı­yor ol­du­ğum için ken­di­mi çok şans­lı his­se­di­yo­rum. Doğal ola­rak ya­şa­dı­ğım mut­lu­lu­ğu çev­re­ye olan du­yar­lı­lı­ğım­la iş­le­ri­me de yan­sıt­mak­ta­yım. Ya­şa­mı­mın bir ­bö­lü­mü­nü­ Dat­ça'da ge­çi­ren biri ola­rak şunu ra­hat­lık­la söy­le­ye­bi­li­rim: Ne­re­dey­se ha­ya­tı­mın ta­ma­mı­nı bu­ra­da ge­çir­miş gibi his­set­mek­te­yim. Kı­sa­ca­sı ben artık bu­ra­lı­yım!”

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!