06-01-2020 RUMUZ - SENSİZ OLMAZ

Gü­neş­li, ılık bir bahar günü, saat 15:00, Datça Cum­hu­ri­yet Mey­da­nın­da de­ği­şik bir ha­re­ket­li­lik var. Bir sürü Datça'lı ve tu­rist mey­dan­da olan bir et­kin­li­ği iz­li­yor.
Cum­hu­ri­yet Mey­da­nı­nın or­ta­sın­da çok şık bir bayan ku­ca­ğın­da biri siyah biri sarı iki kedi ile kendi et­ra­fın­da yavaş yavaş mü­zi­ğe uygun ola­rak, dö­ne­rek dans edi­yor. Onun et­ra­fın­da hemen hemen 5 metre ça­pın­da bir daire oluş­tur­muş, kedi şek­lin­de kı­ya­fet­ler giy­miş on tane çocuk da onun­la bir­lik­te dö­ne­rek uyum­lu bir şe­kil­de dans edi­yor­lar. Müzik ise ho­par­lör­ler­den du­yu­lan Tar­kan'ın "Kedi Gibi" şar­kı­sı. Cum­hu­ri­yet Mey­da­nı­nın bir ta­ra­fı zaten de­ni­ze ba­kı­yor, tek­ne­ler falan de­mir­li. Ama oraya ay­rı­ca büyük bir dekor ola­rak tah­ta­dan bir pano üze­ri­ne hani Nuh'un ge­mi­si­ne binen hay­van­la­rı can­lan­dı­ran re­sim­ler var­dır ya, öyle bir resim ya­pıl­mış, yani ge­mi­ye çe­şit­li hay­van­lar; ke­di­ler, kö­pek­ler, ku­zu­lar, ke­çi­ler, eşek­ler falan bi­ni­yor. Ama Nuh'un ge­mi­sin­de­ki gibi çe­şit­li hay­van­lar­dan bir dişi bir erkek değil, yani ka­rı­şık. Ge­mi­nin üze­rin­de ise "Ser­tap'ın Ge­mi­si" ya­zı­yor. Mey­da­nın öbür ta­ra­fın­da da pal­mi­ye ağaç­la­rı falan olan bir yeşil alan de­ko­ru ya­pıl­mış. Ora­da­ki bir kapı kı­ya­fet de­ğiş­tir­me oda­sı­na açı­lı­yor.
Or­kest­ra­nın çal­dı­ğı müzik sı­ra­sın­da de­vam­lı ve fark­lı ton­lar­da miyav miyav şeklìnde kedi ses­le­ri de du­yu­lu­yor. Yine bir­kaç ke­di­nin bir­bi­ri­ni ko­va­la­dı­ğı da du­yu­lu­yor ara sıra. Bir sürü kedi bu güzel ba­ya­nın et­ra­fın­da bir daire oluş­tur­muş ya,bu daire şek­lin­de dans eden ke­di­ler­den ara sıra bir ta­ne­si­ or­ta­ya ge­le­rek o ba­yan­la el ele tu­tu­şu­yor ve orada bir­lik­te dö­ne­rek dans edi­yor­lar.Öbür ke­di­ler­de daire şek­lin­de, on­la­rın et­ra­fın­da ­dö­ne­rek hep bir­lik­te ­ay­nı mü­zi­ğe uy­gun ­dans­la­rı­na de­va­m e­di­yor­lar. Bu daire oluş­tu­ru­lan dans­lar ve son­ra­sın­da mü­zik­li ti­yat­ro­yu an­dı­ran gös­te­ri­ler, ça­lı­nan­ çe­şit­li mü­zik­le­r i­le ka­rış­tı­rıl­mış miyav miyav ses­le­ri ile sah­ne­de, yani Cum­hu­ri­yet Mey­da­nın­da,aşa­ğı­da­ki konu can­lan­dı­rı­lı­yor:
Ha­va­la­rın so­ğu­du­ğu bir son­ba­har günü ke­di­cik „Rüya“ sa­hip­siz ola­rak bir kar­ton ku­tu­nun içine gir­miş, „miyav acık­tım“, „miyav üşü­düm“ diye ba­ğı­rı­yor. Sah­ne­de „Rüya“ ro­lü­nü siyah bir kedi kı­ya­fe­tin­de­ki ­bir çocuk oy­nu­yor.?So­kak­tan ge­çen­ler­den Rüya'ya al­dı­ran yok. Ama Rüya biraz sonra o ku­tuy­la bir­lik­te ha­va­ya kal­dı­rıl­dı­ğı­nı his­se­di­yor. Ku­tu­yu ta­şı­yan kişi yine o çok güzel bayan. Üze­rin­de ki­re­mit kır­mı­zı­sı bir deri ceket, onun­la aynı renk­te çok şık ayak­ka­bı­lar, siyah mini etek, al­tın­da siyah çorap. O ba­ya­nın ya­nın­dan ge­çen­ler göz­le­ri­ni ondan ala­mı­yor. Ama o elin­de için­de kedi olan kar­ton kutu ile bir­lik­te çar­şı­dan yap­tı­ğı alış­ve­riş­le dolu tor­ba­yı da zorla evine ta­şı­yor. Ku­tu­da­ki ke­di­yi evine so­ku­yor. Evin içi, dışı kedi dolu. Aç kal­mış kedi önce bir tas sütü önün­de bu­lu­yor.
Bu gö­rün­tü bütün ke­di­le­rin eve gelen yeni kedi Rüya ile bir­lik­te bu güzel ba­ya­nın et­ra­fın­da hop­la­ya zıp­la­ya, bazen bir­bir­le­ri­ne sa­rı­la­rak, mutlu şe­kil­de bir­lik­te dansı ile devam edi­yor. Ara sıra arka plan­da da o üze­rin­de „Ser­tap'ın Ge­mi­si“yazan ge­mi­ye bi­ner­miş gibi ha­re­ket­ler yapan biri be­yaz-gri kır­çıl­lı, di­ğe­ri siyah iki köpek, bir koyun, bir keçi gö­rü­nü­yor. Sonra ise başka hay­van­lar; eşek, at,ördek, ge­mi­ye bi­ni­yor­lar. Bun­la­rın hepsi bu hay­van­la­rı can­lan­dı­ran ­kı­ya­fet­ler giy­miş ço­cuk­lar. Ge­mi­ye hay­van­la­rın bi­niş­le­ri sı­ra­sın­da çalan mü­zi­k i­se ara sıra şu söz­le­ri olan bir şarkı:
Biz hay­van­la­rı sevin,
biz ­hay­van­la­rı ko­ru­yun,
bize bir yuva, sevgi verin,
kol kucak açın,Ser­tap gibi.
Bize ezi­yet et­me­yin,
bize taş at­ma­yın,
bizi ze­hir­le­me­yin,
ama kol kucak açın,Ser­tap gibi.
Bu gemi Ser­tap' ın­ ge­mi­si, yani evi, bah­çe­si,
hani Nuh'un ge­mi­si gibi,
bizi se­vi­yor, bes­li­yor o,
kur­ta­rı­yor hatta öl­me­mi­zi is­te­yen bazı kom­şu­la­rın­dan.
Bütün bu yaz­dık­la­rım bir mü­zi­ka­lin­ ha­ya­lim­de can­lan­dır­dı­ğı­m ilk sah­ne­le­ri.Mü­zi­kal­le­ri çok se­ve­rim, çünkü bir hi­ka­ye­nin müzik, şarkı ka­tı­la­rak an­la­tıl­ma­sı bana daha keyif verir. Üs­te­lik müzi­kal­de bir ka­rak­te­rin, bir in­sa­nın, bir hay­va­nın ha­re­ket­le­ri de daha es­te­tik ve çe­ki­ci­dir. Nor­mal bir ti­yat­ro sah­ne­sin­de bir oda içine yü­rü­yen bir bayan onun mü­zi­ka­lin­de ya o oda için­de göze hoş gelen ha­re­ket­ler­le yü­rü­mek­te­dir, ya da yü­rü­me­nin ye­ri­ne dans et­mek­te­dir. Ti­yat­ro­da bir ma­sa­da kar­şı­lık­lı yemek yiyen bir çift ise mü­zi­kal­de o ma­sa­nın et­ra­fın­da dans edi­yor ola­bi­lir. Ak­lım­dan hep kısa bile olsa bir mü­zi­kal ya­rat­mak, sah­ne­le­mek geç­miş­tir. Geçen gün Aslan Kral mü­zi­ka­li­ne git­tik­ten sonra bu arzum dep­reş­ti. Önce se­nar­yo­yu yaz­mak­la baş­la­dım tabii. Ko­nu­su biraz in­san­cıl olsun, bazı ders­ler ver­sin, ye­ri­ne göre hü­zün­lü ama bazen de ro­man­tik olsun ve bol bol dans­lar olsun is­ti­yo­rum.?Ay­rı­ca baş rolde de çok güzel ve şık bir ba­yan­la göze de hitap etsin. Mü­zi­kal­de oy­na­ya­cak baş rol bayan oyun­cu­yu seç­tim bile, zaten yu­ka­rı­da adını da söy­le­dim. O bir kıs­mı­nı­zın en azın­dan is­mi­ni duy­du­ğu­nuz Ser­tap ola­cak. Siz son za­man­lar­da onu dans eder­ken gör­dü­nüz mü hiç? Tan­rım o ne es­te­tik, mü­zi­ğe ne uygun ha­re­ket­ler, ne güzel kı­ya­fet­ler. Onu sey­re­der­ken eşsiz bir rüya ale­min­de sa­nı­yor insan ken­di­ni. As­lın­da o mü­zi­ğe değil, müzik ona uy­ma­ğa ça­lı­şı­yor ga­li­ba. Çünkü Ser­tap alı­yor sazı eline, yani öyle güzel vücut ha­re­ket­le­ri ile dans edi­yor­ ki, mü­zi­ği canlı ola­rak ça­lan­lar bile ken­di­le­ri­ni onun o iç gı­cık­la­yan ha­re­ket­le­ri­ne uy­dur­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar, ya da onu sey­ret­mek için çal­ma­yı unu­ta­bi­li­yor­lar.
Mü­zi­kal­de Ser­tap sık sık kı­ya­fet de­ğiş­ti­recek. Kı­ya­fet­le­ri ben değil o se­çecek, çünkü o benim için zaten „Yok oldu san­dı­ğım şık­lı­ğı kur­ta­ran“, Datça 'da bir yerde rast­lar­sa­nız şık­lı­ğı ile hemen dik­ka­ti­ni­zi çekip göz­le­ri­ni­zi ayı­ra­ma­ya­ca­ğı­nız çok güzel bir bayan. Ben ona mü­zi­ka­lin se­nar­yo­sun­da o anki konu ve sahne de­ko­ru­nu söy­le­ye­ce­ğim; ona uygun ve sey­re­den­le­rin ke­sin­lik­le göz­le­ri­ni ala­ma­ya­ca­ğı kı­ya­fe­ti, renk kom­bi­nas­yo­nu­nu ve ta­ka­ca­ğı ak­se­su­ar­la­rı kendi se­çecek.Sey­re­den­le­rin ­bir rüya ale­mi­ne da­la­cak­la­rın­dan çok emi­nim.
Mü­zi­ka­lin ana ko­nu­su hay­van­la­rı ko­ru­mak, on­la­ra bir ba­rı­nak,yi­yecek ve sevgi ver­mek. Ama şöyle ro­man­tik bir konu da iş­le­necek:Adı Osman olan erkek kedi adı Rüya olan dişi ke­di­ye­ aşık olu­yor. Ama Rüya'nın et­ra­fın­da fı­rıl­dak olan bir sürü erkek kedi var. Hani Rüya sanki bir çiçek ve et­ra­fın­da bal ya­pa­bil­mek için ona kon­ma­ğa ça­lı­şan bir sü­rü­ er­kek arı dolu.
Ser­tap­ mü­zi­kal­de bazen ke­di­le­re bakan, şef­kat gös­te­ren, te­da­vi eden güzel ba­ya­nı, bazen de kedi kı­ya­fe­ti gi­ye­rek Osman' nın aşık ol­du­ğu Rüya ke­di­yi can­lan­dı­ra­cak. Tam Ser­tap'a göre rol­ler, çünkü Ser­tap­ gün­lük ya­şa­mın­da da böyle. O bir kedi hay­ra­nı, evi­ni­n i­çi dışı bak­tı­ğı ke­di­le­re dolu. Ya­şa­mı­nın diğer kısmı ise ona ası­lan, güya masum erkek ar­ka­daş­la­rı ile dolu. Her biri Ser­tap ile nasıl bu­lu­şa­bi­li­rim acaba diye onun pe­şin­de. Hatta bir de çok uzak­lar­da ya­şa­yıp ­Ser­tap ile sa­de­ce What­sapp ile te­mas­ta olan, kal­bi­nin se­si­ni ona zor du­yu­ran, kıs­kanç, pla­to­nik aşık bir bey de var. Ser­tap ger­çek ha­yat­ta na­sı­l er­kek­le­ri elin­de oy­na­tı­yor­sa bu mü­zi­kal­de de Rüya kedi ola­rak ben­ze­ri rolü oy­na­ya­cak. Yani „güzel insan bayan“ ve „güzel kedi bayan“ rol­le­ri ve er­kek­le­ri ­kıs­kan­dır­mak tam ona göre. Kı­sa­ca­sı ­ona­ mü­zi­ka­lim­de baş rol ver­mem te­sa­düf değil.
Rüya ve Osman'nın aşk sah­ne­le­ri oy­na­nır­ken ça­la­cak mü­zik­le bir­lik­te Osman da­ Rü­ya' yanın kar­şı­sı­na geçip şu söz­ler­le „İki Rüya“isim­li bir şar­kı­yı söy­le­yecek.:
Yat­tım ya­ta­ğı­ma,
uyu­mak is­ti­yo­rum,
vakit ge­çi­yor hızla,
uyu­yam­yo­rum bir türlü.

Dö­nü­yo­rum yor­ga­nın al­tın­da,
rü­yam­da onu gör­mek is­ti­yo­rum,
ter için­de kal­mı­şım,
rü­yam­da gö­re­mi­yo­rum bir türlü.

Kal­kı­yo­rum ya­tak­tan,
uyu­ya­ma­dım kalp çır­pın­tı­sın­dan,
is­te­dim rü­ya­ma gir­sin,
ama gö­re­me­dim onu bir türlü.

Çok uzak­ta­yım ondan,
ya­zı­şı­yo­ruz her ­gün,
aşk ve özlem için­de­yim ama,
rü­yam­da gö­re­mi­yo­rum bir türlü.
Rü­yan­da gö­re­mi­yor­san,
hayal et onu bari,
uçuş­muş saç­la­rı­nı,
öpesi du­dak­la­rı­nı.
Yine ya­ta­ğa gir­dim,
çek­tim yor­ga­nı te­pe­me kadar,
daha da ka­ran­lık ama,
rü­yam­da gö­re­mi­yo­rum onu bir türlü.
Çok se­vi­yo­rum onu,
ama ka­vu­şa­ma­dım ona,
olsun, öpü­cük yol­la­dı ya bana,
rü­yam­da henüz el ele ola­ma­sam da,
İste­di­ğim oldu şükür so­nun­da,
rü­yam­da dans edi­yor be­nim­le,
peki o miyav miyav sesi ne,
o da kedi Rüya imiş me­ğer­se.
Tan­rı­dan bir is­te­dim iki oldu,
rü­yam­da bile kıs­kan­dım baş­ka­la­rın­dan,
ke­di­si Rüya da var gör­dü­ğüm rü­ya­da,
ne iştir bu, iki rüya bir arada.

Mü­zi­ka­lin ke­li­me an­la­mı­nı, ken­di­si­ne özgü bir olay ör­gü­sü ba­rın­dı­ran müzik, dans ve di­ya­log­la­rın olay­lar­la bü­tün­leş­ti­ği duy­gu­sal, eğ­len­di­ri­ci sahne gös­te­ri­si, yani ti­yat­ro, ya da film şek­lin­de ta­nım­la­ya­bi­li­riz. Mo­dern mü­zi­kal ti­yat­ro ilk kez New York'ta or­ta­ya çık­mış­tır ve ta­ri­hi 1920'li yıl­la­ra kadar uzan­mak­ta­dır. En önem­li ilk mü­zi­kal ti­yat­ro ör­nek­le­ri New York'ta Bro­ad­way' de ser­gi­len­di­ği gibi aynı şe­kil­de Lond­ra'da West End Ti­yat­ro­su da mü­zi­ka­lin ilk adım­la­rı ara­sın­da yer alır. Bu iki şehir gü­nü­müz­de hala mü­zi­ka­lin met­ro­po­lü ola­rak sa­yı­lır­lar. Mü­zi­kal ti­yat­ro za­man­la bütün dün­ya­da ya­yıl­mış­tır.
Mü­zi­kal ti­yat­ro­la­rın ko­nu­la­rı çok geniş ola­bil­miş­tir.Ko­me­di­den tra­je­di­ye, po­li­tik mü­zi­kal­ler­den, eği­ti­ci mü­zi­kal­le­re kadar fark­lı ­çe­şit­le­ri sah­ne­ye ko­nul­muş­tur. Müzik ola­rak ise her türlü müzik tarzı; Jazz'dan Pop mü­zi­ğe, Rock'n'Roll'dan Soul, hatta kla­sik mü­zi­ğe kadar kul­la­nıl­mış­tır.
Mü­zi­kal­de kul­la­nı­la­cak ­mü­zik­ler ve şar­kı­la­rın söz­le­ri çok önem­li tabii. Araya ta­nın­mış şey­ler kat­mak il­gi­yi art­tı­rır. Ben ör­ne­ğin Tar­kan'ın „Kedi Gibi“ şar­kı­sın­dan bir bölüm ve söz­ler ­kat­ma­yı dü­şün­düm.
Hadi aşk beni çağır da ya­nı­na
Kedi gibi so­ku­la­yım sı­ca­ğı­na
Beni sar, sar­ma­la da sonra
At, at kuy­tu­la­rı­na at emi
Ha­zı­rım, ra­zı­yım dün­den
Varım her şe­yi­ne senin ben
Beni kor­la­ra ver is­ter­sen
Yak, ya­ka­cak­san sen yak beni
Ve… başka ke­di­li bir şarkı da kul­la­na­cak­la­rım ara­sın­da ola­cak:
Pisi Pisi Mav Dedi.
Bir Ka­şık­cık Yağ Dedi.
Yağ Ol­maz­sa Bal Olsun.
Veren Eller Sağ Olsun.
Dam Üs­tün­de Ke­di­ler.
Miyav Miyav De­di­ler.
Kara Kedi Ge­lin­ce,
De­lik­le­re Gir­di­ler.
Benim Kedim Ne Güzel.
Bah­çe­ler­de Hop­lu­yor.
Tüy­le­ri Uzun Uzun.
De­lik­le­ri Yok­lu­yor.
Miyav Miyav Mi­yav­lar.
Ye­me­ğe Bir Şey Arar.
Benim Be­nek­li Kedim.
Fa­re­le­ri Ko­va­lar.
Benim üze­rin­de ça­lış­tı­ğım bu mü­zi­ka­lin ne fikir, ne de kon­sept ve hi­ka­ye­si yö­nün­den ­dün­ya­ca ünlü „Cats“mü­zi­ka­li ile hiç ala­ka­sı ol­ma­dı­ğı­nı da o mü­zi­ka­li bi­len­ler benim bu­ra­da yaz­dık­la­rım­la kar­şı­laş­tı­rın­ca an­la­mış­lar­dır sa­nı­yo­rum. Bana bu mü­zi­kal il­ha­mı­nı da „ Ke­di­li Datça'nın Ga­ze­te­ci­si“olan Ser­tap'ın ­ver­di­ği­ni de artık söy­le­ye­yim so­nun­da !
Bir­ ço­ğu­muz bilir, Ağrı Dağı'nda ka­lın­tı­la­rı bu­lun­du­ğu iddia edi­len "Nuh'un Ge­mi­si", Tev­rat'ın Tek­vin (Ya­ra­tı­lış) bö­lü­mün­de an­la­tı­lan, in­san­la­rın kö­tü­lük­le­re dal­ma­sı do­la­yı­sıy­la Tan­rı­nın büyük bir tu­fan­la "Ya­rat­tı­ğım in­san­la­rı, hay­van­la­rı, sü­rün­gen­le­ri, kuş­la­rı yer­yü­zün­den silip ata­ca­ğım", "Çünkü onlar gaf­le­te düştü" deyip, ancak Nuh'un şah­sın­da in­sa­noğ­lu ve diğer can­lı­la­ra bir şans daha verme ama­cıy­la yap­ma­sı­nı em­ret­ti­ği ef­sa­ne­vi bir ge­mi­dir. Gemi Nuh'un aile­si ve dün­ya­da bu­lu­nan diğer hay­van­la­rın ko­ru­ma­ya alın­ma­sı ama­cıy­la ha­zır­lan­mış­tır.
Datça'ya ya­na­şan "Ser­tap'ın Ge­mi­si" ise as­lın­da ha­ya­li; ama ger­çek an­lam­da ise Datça'da ya­şa­yan ve orada hay­van­la­ra kucak açan, evini açan, on­la­ra yi­yecek, içecek ve en önem­li­si sev­gi­si­ni veren Ser­tap'ın o gü­zel­li­ği ken­di­ne de yan­sı­mış olan kal­bi­dir.
İnsan­lar hay­van­lar ol­ma­dan, hay­van­lar ise in­san­lar ol­ma­dan var ola­maz. O zaman gelin he­pi­miz Ser­tap'ın hay­van­lar için ver­di­ği gay­ret­le­re des­tek ola­lım, ya da en azın­dan engel ol­ma­ya­lım.
Datça Ser­tap' sız ola­maz, hay­van­lar Ser­tap 'sız ola­maz, ben ise zaten Ser­tap' sız ola­mam. He­pi­ni­ze çok güzel, sağ­lık­lı bir 2020 yılı di­li­yo­rum.
31.12 2019


Bu yazı 798 defa okunmuştur.



RUMUZ - SENSİZ OLMAZ Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer