07-05-2020 Orhan Keskinsoy

*El Yı­ka­ma inadı yü­zün­den yok edi­len bilim adamı kim­dir?
*El yı­ka­ma­nın önemi ne zaman an­la­şıl­dı?
Benim bir Cev­det Ağa­be­yim var(Cev­det Bakın) O'nunla Ela­zığ/Ka­ra­ko­çan'da aynı evde kal­dık uzun yıl­lar. Kah­ve­de oyun oy­na­dık­tan sonra, hemen kal­kar,la­va­bo­ya gider, elini sa­bun­la bir güzel yı­kar­dı. Bize de alış­tır­dı. Ken­di­si sağ­lık­çı falan de­ğil­di, ma­te­ma­tik öğ­ret­me­niy­di. Ama ne güzel ya­pı­yor­muş...
Bu ko­ro­na­vi­rüs gün­le­rin­den sonra, kah­ve­ler­de okey oy­na­yan­lar bile, kalk­tık­la­rın­da mut­la­ka el­le­ri­ni en az 20 sa­ni­ye yı­ka­ya­cak­lar. Hatta ma­sa­lar­da ıslak men­dil,ko­lon­ya vs de bu­lu­na­cak. Bunu belki esnaf yap­ma­ya­cak,ancak oyun­cu­lar is­te­yecek.
Bu el yı­ka­ma işi yıl­lar ön­ce­sin­de çok tar­tı­şıl­mış­tı.
19. yüz­yıl or­ta­la­rın­da,henüz vi­rüs-mik­rop,hij­yen kav­ram­la­rı dahi pra­tik ola­rak mev­cut de­ğil­ken, “El yı­ka­ma­nın “ öne­mi­ni an­la­yan ve bunun için mü­ca­de­le eden bir hekim vardı: Macar Dok­tor İgnaz Sem­me­l­we­is.
As­lın­da 18.yüz­yıl­da Cla­ude Po­ute­au denen bir hekim, “En­fek­si­yon­lar,bir has­ta­dan di­ğe­ri­ne ye­ni­den kul­la­nı­lan ban­daj­lar­la bu­la­şı­yor­du. “Po­ute­au önlem ola­rak üç öneri sı­ra­la­mış­tı;
-Pan­su­man mal­ze­me­le­ri­nin has­ta­ne dı­şın­da üre­til­me­si
-Art arda çok sa­yı­da has­ta­yı te­da­vi et­me­mek,
-Cer­rah­la­ra el yı­ka­ma zo­run­lu­lu­ğu ge­ti­ril­me­si.
So­nuç­lar ikna edici olsa da, ne yazık ki ge­tir­di­ği uy­gu­la­ma­lar onun­la bir­lik­te kay­bol­du.
Tam bir asır sonra el yı­ka­may­la il­gi­li hij­yen te­ori­si­ni or­ta­ya atan ise İgnaz Sem­me­l­we­is oldu.
Sem­me­l­we­is'in Bu­da­peş­te'de doğ­du­ğu 1818'deki kor­kunç is­ta­tis­tik­le­re göre,lo­hu­sa­lık hum­ma­sı has­ta­ne­de ya­pı­lan do­ğum­lar­da ka­dın­la­rın yüzde 5-12'sinin,en­fek­si­yon­lar ise cer­ra­hi mü­da­ha­le­ye maruz kalan 10 has­ta­dan 9'unun ha­ya­tı­nı kay­bet­me­si­ne yol açı­yor­du.
Sem­me­l­we­is, bir hukuk öğ­ren­ci­si idi. Boş za­man­la­rın­da, o za­man­lar halka açık olan otop­si­le­re gi­di­yor­du. Bu merak onu tıp oku­ma­ya itti. Bu tut­ku­su O7nu kadın doğum cer­ra­hi­si üze­rin­de uz­man­lık yap­mak üzere Vi­ya­na Has­ta­ne­si'ne gö­tür­dü ve 1846'dan iti­ba­ren bu­ra­da Prof. Klein ve Prof. Bartch ile ça­lış­tı.
Macar dok­tor, Vi­ya­na'da şa­şır­tı­cı bir bul­gu­ya ulaş­tı. Prof. Klein'in doğum kli­ni­ğin­de ka­dın­la­rın yüzde 10-40'ı lo­hu­sa­lık hum­ma­sı yü­zün­den ha­yat­la­rı­nı kay­be­di­yor­du. Ebe­le­rin görev yap­tı­ğı Prof. Bartch'ın kli­ni­ğin­de ise bu oran, o dö­ne­min or­ta­la­ma ra­ka­mı olan yüzde 3'ü geç­mi­yor­du.
Öyle ki, doğum ya­pa­cak ka­dın­la­rın Klein'e git­mek­ten­se, so­kak­ta doğum yap­ma­ya razı gel­dik­le­ri söy­le­nir.
Peki ara­da­ki fark ne miydi? “Ebe­ler,tıp öğ­ren­ci­le­ri­nin ak­si­ne do­ğu­ma gir­me­den önce ka­dav­ra­la­ra do­kun­mu­yor­lar­dı..”Gü­nü­müz­de çok ko­nu­şu­lan şu yakın temas olayı var ya!
Sem­me­l­we­is, el­le­rin­de­ki”bir şey”in ölüm oran­la­rı­nı art­tır­dı­ğı­nı fark etti. Ama ne?
Pas­te­ur ön­ce­si, kim­se­nin mik­rop­lar­dan ha­ber­dar ol­ma­dı­ğı bu dö­nem­de ce­set­ler­den ka­dın­la­ra ge­çe­bi­lecek mi­yaz­ma­lar­la il­gi­li bir sez­gi­si olan dok­tor, de­ney­sel bir yön­tem­le el­le­ri­ni yı­ka­dı­ğı zaman daha az ölümü sebep ol­du­ğu­nu gördü.
Sem­me­l­we­is, bu el yı­ka­ma işini kabul et­tir­me­ye ça­lış­tı. Büyük Vi­ya­na dok­tor­la­rı! Macar'ı yer­le­re çal­dı­lar. Dok­tor has­ta­ne­den der­hal uzak­laş­tı­rıl­dı. Şimdi de öyle ya­pıl­mı­yor mu? Tür­ki­ye'de Bü­lent Şık'ın ba­şı­na ge­len­le­ri bir anım­sa­yın!
Daha sonra Bu­da­peş­te'de başka has­ta­ne­ler­de bu tezi için mü­ca­de­le verdi. El yı­ka­ma,ey yı­ka­ma di­yor­du. Bu tez­le­ri­ni bir öğ­ren­ci­siy­le, Paris'e gön­der­di. Al­dı­ğı so­nuç­lar de­ney­ler­le, de­ne­yim­ler­le bel­liy­di. Ama kimse ha­re­ke­te geç­me­di. Ka­dın­lar do­ğum­lar­da öl­me­ye devam etti. Bunun do­ğa­nın ka­nu­nu ol­du­ğu söy­len­di. Şimdi de fıt­rat de­ni­lip ge­çi­li­yor!
Acı çe­ke­riz ve do­ğum­da ölü­rüz! 10 yeni do­ğa­nın 6'sı dün­ya­da­ki ilk yıl­la­rı­nı ta­mam­la­ya­ma­dı. Fran­sa ve Av­ru­pa bu ölüm­ler ar­dın­da, si­hir­li ne­den­ler ara­ma­ya devam etti.
Deli ye­ri­ne konan, moral bo­zu­cu bu­lu­nan Sem­me­l­we­is ise bir akıl has­ta­ne­si­ne ka­pa­tıl­dı. 1865'de has­ta­ne­ye ya­tı­rıl­ma­sın­dan iki hafta sonra yal­nız ba­şı­na öldü.
Bir­kaç yıl sonra, Pas­tör'ün mik­rop­lar­la il­gi­li ke­şif­le­ri, en­fek­si­yon­lar ve hij­yen ara­sın­da­ki bağ­lan­tı­yı bi­lim­sel ola­rak ka­nıt­la­ma­yı müm­kün hale ge­tir­di. Pas­tör,ünlü olur­ken, Sem­me­l­we­is unu­tul­ma­ya baş­lan­mış­tı bile!
Ancak, de­ha­sı,1924'te tıp fa­kül­te­sin­de son sınıf öğ­ren­ci­si olan Louis Des­to­uc­hes ta­ra­fın­dan ye­ni­den keş­fe­di­le­cek­ti. Daha sonra Ce­li­ne mah­la­sıy­la dün­ya­ya mal olan bu genç ,meş­hur yazar Ce­li­ne'den baş­ka­sı de­ğil­di. Ce­li­ne bi­tir­me te­zin­de “büyük bir yürek ve tıbbi bir deha “bah­set­ti­ği Sem­me­l­we­is'a iti­ba­rı­nı iade et­me­yi amaç­lı­yor­du…
Pas­tör'den iti­ba­ren hij­yen uy­gu­la­ma­la­rın­da ra­di­kal bir kı­rıl­ma ya­şan­dı. Bir­kaç yıl içe­ri­sin­de ame­li­yat­la­ra özgü el yı­ka­ma pra­ti­ği hal­kın temiz ve akan suya ula­şı­mı­nın art­ma­sı ve büyük kamu sağ­lı­ğı kam­pan­ya­la­rıy­la gün­de­lik ya­şa­mı­nın bir par­ça­sı oldu. O za­man­dan beri bu sa­ye­de sa­yı­sız in­sa­nın ha­ya­tı kur­tul­du. Bugün bile Dünya Sağ­lık Ör­gü­tü(DSÖ) her yıl 5-8 mil­yon ha­ya­tın daha iyi hij­yen şart­la­rı­na ula­şı­mın ar­tı­rıl­ma­sıy­la kur­ta­rı­la­bi­le­ce­ği­ni söy­lü­yor.
Peki Sem­me­l­we­is için ne ya­pıl­mış? Durun durun biz­de­ki gibi vatan haini ilan edil­me­miş,,,
1904 'de Sem­me­l­we­is'in hey­ke­li Bu­da­peş­te'deki Szent Rokus Has­ta­ne­si'nin önüne di­kil­miş.
Fo­toğ­raf­ta ne kadar net gö­rü­lür bil­mi­yo­rum. Ama hey­ke­lin önün­de dok­to­ra sevgi ile bakan bir anne ve be­bek­ler var.


Bu yazı 919 defa okunmuştur.



Orhan Keskinsoy Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer