07-07-2020 Orhan Keskinsoy

Ra­kip­le­ri­ni Değil, Virüs Ve has­ta­lık­la­rı Yen­di­ler.
Çok ta­nı­dı­ğı­nız ün­lü­nün, hiç bil­me­di­ği­niz kısa öy­kü­sü , aynı za­man­da azim­le­ri­nin ese­ri­ni an­lat­ma­ya ça­lı­şa­ca­ğım
Orhan Kes­kin­soy/Araş­tır­ma-İnce­le­me: An­la­ta­ca­ğım yıl­dız­la­rın hepsi, ra­kip­le­ri­nin yanı sıra ölüm­cül has­ta­lık­lar­la,sakat bı­ra­kan ciddi prob­lem­ler­le mü­ca­de­le etti. For­mül ise hem çok zor, hem de ba­sit­ti: Ça­lış­mak, daha çok ça­lış­mak…
LANCE ARMST­RONG: 1996'da Ame­ri­ka­lı bi­sik­let­çi Lance Armst­rong, tes­tis kan­se­ri­nin üçün­cü ev­re­sin­dey­di. Kan­ser, bey­ni­ne ve ak­ci­ğer­le­ri­ne de sıç­ra­mış­tı. Uzun süren te­da­vi­nin ar­dın­dan pe­dal­la­ra bas­ma­ya baş­la­yan spor­cu, belki de ha­ya­ta se­le­sin­de tu­tu­nu­yor­du. 1999-2005 ara­sın­da tam yedi kez Fran­sa Bi­sik­let Turu'nu ka­za­nan Armst­rong Mil­yon­lar­ca kan­ser has­ta­sı­na umut ve­ri­yor­du. Kur­du­ğu va­kıf­la mil­yon­lar­ca dolar top­la­yan spor­cu sa­ye­sin­de yüz bin­ler­ce insan bilgi ve yar­dım ala­bil­di. Fakat bu kadar gü­zel­lik bir anda yı­kıl­dı. Bir za­man­lar do­ping yap­tı­ğı­nı iti­raf edin­ce, bir sürü in­san­da hayal kı­rık­lı­ğı ya­rat­tı!
WİLMA RU­DOLPH:İmkan­sız Yok­tur!): Ba­ba­sı­nın iki ayrı ev­li­lik­ten olan 22 ço­cu­ğu­nun yir­min­ci­siy­di Wilma. Za­tür­re, kızıl der­ken, çocuk felci ol­muş­tu. Sol ba­ca­ğı felç­liy­di. Yü­rü­me­si bile bek­len­me­yen hatta ya­şa­maz de­ni­len bu kadın im­kan­sı­zı ba­şar­mış­tı! Dok­tor­lar umudu kes­miş­ken, an­ne­si asla pes et­me­miş­ti. Kı­zı­nı sü­rek­li sağ­lık mer­kez­le­ri­ne ta­şı­yan an­ne­si, bir yan­dan da hiz­met­çi­lik yapıp onun için para ka­za­nı­yor­du. O felç­li ba­ca­ğa her gün ya­pı­lan sa­at­ler­ce masaj da ca­ba­sıy­dı.
Aile­si­nin ça­ba­sıy­la”ayak­ta duran” genç kız, 12'sinde çocuk fel­ci­ni at­lat­tı. O da ya­şıt­la­rı gibi her şeyi ya­pa­bi­lir­di. Bas­ket­bo­la baş­la­mış, kısa sü­re­de de ta­kı­ma gir­miş­ti. İyi bir oyun­cuy­du; çok da sayı atı­yor­du. Ten­nes­see State Üni­ver­si­te­si'nin at­le­tizm ant­re­nö­rü Ed Temp­le onu bir maçta iz­le­yin­ce olay­lar ge­liş­ti. Wilma'nın uzun ba­cak­la­rı­nı, çe­vik­li­ği­ni gören Temp­le, kar­şı­sın­da büyük po­tan­si­yel olan bir atlet ol­du­ğu­nu anın­da fark et­miş­ti.
1956'da Mel­bo­ur­ne'a ayak bas­tı­ğın­da, Ame­ri­kan Olim­pi­yat Ta­kı­mı'nın en genç üye­siy­di. 16 ya­şın­da­ki Wilma 200 metre de elen­miş olsa da,4x100 metre bay­rak ya­rı­şın­da bronz ma­dal­ya ka­za­nan eki­bin bir par­ça­sıy­dı. Dur durak bil­me­yen spor­cu, dört yıl son­ra­ki olim­pi­yat­ta tarih ya­zı­yor­du.
1960 Roma Olim­pi­yat oyun­la­rın­da 100,200 ve 4x100 met­re­de üç altın ma­dal­ya ka­zan­dı.
54 yıl­lık ya­şa­mı­na büyük mü­ca­de­le­ler sığ­dır­mış­tı. Pist­le­re veda et­tik­ten sonra,si­yah­lar­la be­yaz­la­rın eşit hak­la­ra sahip ol­ma­sı için ça­lış­ma­sı­na da şa­şır­ma­ma­lı. Kim­bi­lir, bu­gün­ler­de Ame­ri­ka'daki si­yah-be­yaz eşit­li­ği için so­kak­lar­da olan in­san­la­rın ilk ab­la­la­rın­dan bi­riy­di!


Bu yazı 682 defa okunmuştur.



Orhan Keskinsoy Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer