10-07-2020 Orhan Keskinsoy

“Halk ken­din­ce bir Çare Arı­yor­du. Kendi Tıb­bı­nı…”
Bir en­fek­si­yon has­ta­lı­ğı baş­la­dı­ğın­da,halk hemen buna ya­ka­lan­ma­yı ön­le­yecek mu­ci­ze­vi ila­cın pe­şi­ne düşer. Gü­nü­mü­zün Sumak suyu, kele, paça, dut pek­me­zi gibi te­da­vi­ler…
17.Y.yıl Lond­ra'sında, böyle şar­la­tan­lık­lar çok­tur. So­kak­la­ra ya­pış­tı­rıl­mış afiş­ler…”ve­ba­ya karşı ŞAŞ­MAZ HAP­LAR, ben­ze­ri gö­rül­me­miş VEBA ÖNLEYİCİ ŞU­RUP­LAR…Tek ha­ki­ki VEBA SUYU, Bun­lar o kadar çoktu ki, hep­si­ni yaz­sam bir ki­ta­bı dol­du­rur der, an­la­tı­cı­mız.
Kendi cep­le­ri­ni dol­dur­mak için halkı al­da­tan­lar ol­du­ğu kadar, bun­la­rın tu­za­ğı­na dü­şen­le­re de ateş püs­kü­rür ya­za­rı­mız. “ O kadar akıl­la­rı­nı kay­bet­miş­ler­di ki, bu tür hap­la­rı,mer­hem­le­ri,şu­rup­la­rı stok­lar­ken sa­de­ce pa­ra­la­rı­nı har­ca­mak­la kal­ma­yıp bir de kendi ken­di­le­ri­ni ze­hir­li­yor­lar­dı….”
VEBA'da her gün göz­lem­le­ri­ni kayda ge­çi­ren roman kah­ra­man­la­rın­dan Tar­rou ec­za­ne­ler­de na­ne­li pas­til­le­rin tü­ken­di­ği­ni fark eder; çünkü bir­çok insan bu­laş­ma teh­li­ke­si­ne karşı ken­di­si­ni ko­ru­mak için bun­la­rı çiğ­ne­mek­te­dir
VEBA YILI GÜN­LÜ­ĞÜ'NDE Halk ara­sın­da özel­lik­le sa­rım­sak, sirke ve tü­tü­nün en­fek­si­yo­nu ön­le­di­ği söy­len­ti­si yay­gın­dır.
An­la­tı­cı H.F. Çok iro­nik bir şey an­la­tır…Erkek dur­ma­dan sa­rım­sak ve tütün çiğ­ne­mek­te, has­ta­ba­kı­cı olan ka­rı­sı ise her ta­ra­fı­na sirke püs­kür­tüp AĞ­ZI­NI DA SİRKELİ BİR BEZLE KA­PAT­MAK­TA­DIR. Bu sa­ye­de hiç maske tak­ma­dık­la­rı halde sal­gı­nı sağ salim at­la­tır­lar…Siz ne di­yor­su­nuz?

HEKİMLERİN ÇARESİZLİĞİ…
Lond­ra'da 17.Yüz­yıl­da he­kim­le­rin ve­ba­ya karşı ya­pa­bi­le­ce­ği fazla bir şey yok­tur; has­ta­la­rın boyun, kasık ve kol­tuk alt­la­rın­da çıkan ve taş gibi sert­le­şen veba hı­yar­cık­la­rı­nı ke­se­rek en­fek­si­yo­nu bo­şalt­ma­ya ça­lı­şır­lar. Ama fazla ba­şa­rı­lı ola­maz­lar. H.F. bu he­kim­le­rin”baş­ka­la­rı­nın ha­ya­tı­nı kur­tar­mak için in­san­lı­ğın hiz­me­tin­de ken­di­le­ri­ni feda et­me­le­ri'ni”öv­güy­le an­la­tır. Ama…in­sa­nın gücü afal­la­yıp kal­mış,sona er­miş­ti, diye de ekler. Veba bütün ilaç­la­ra mey­dan oku­yor­du;he­kim­ler bile ağız­la­rın­da mas­ke­le­riy­le bile ya­ka­la­nı­yor­du.; baş­ka­la­rı­na ne yap­ma­la­rı ge­rek­ti­ği­ni an­lat­ma­ya, re­çe­te yaz­ma­ya gi­den­ler hı­yar­cık­la­ra bü­rü­nü­yor ve nasıl mü­ca­de­le edi­le­ce­ği­ni öğ­re­te­cek­le­ri düş­ma­na ye­ni­li­yor, düşüp ölü­yor­lar­dı. “Ül­ke­miz­de­ki on­lar­ca ölen sağ­lık ça­lı­şan­la­rı geldi ak­lı­ma!
Camus'un ro­ma­nın­da, 20. Yüz­yıl­da fazla de­ği­şen bir şey yok­tur. Oran'da Dr. Rieux de aynı ça­re­siz­lik için­de­dir. “So­nu­nu gö­re­me­di­ği bir dönem bo­yun­ca kendi ro­lü­nün artık in­san­la­rı iyi­leş­tir­mek ol­ma­dı­ğı­nı bi­li­yor­du. Onun rolü tanı koy­mak­tı. Keş­fet­mek, gör­mek, ta­nım­la­mak, kay­det­mek..​Ka­dın­lar onu bi­le­ğin­den tutup yal­va­rı­yor­lar­dı:”Dok­tor, onu ya­şa­tın! “Ama o ya­şat­mak için orada de­ğil­di.,tec­rit emri ver­mek için ora­day­dı.
SAL­GI­NIN SONU…
*Hiç­bir mik­rop,hiç­bir zaman ölmez, sa­de­ce uy­ku­ya yatar”Lond­ra'daki ve öteki sal­gın­lar da gün gelir, alı­nan ön­lem­ler­den çok, veba bak­te­ri­si­nin gü­cü­nü kay­bet­me­siy­le ken­di­li­ğin­den sona erer. H.​F.​Ye­ni­den so­ka­ğa çık­ma­ya baş­la­yan Lond­ra­lı­la­rı “fi­ra­vu­nun hış­mın­dan kur­tu­lup Kı­zıl­de­niz'i ge­çen­le­re ben­ze­tir….” Tan­rı­ya şük­ret­ti­ler, ama kısa sü­re­de O'nun iş­le­ri­ni unut­tu­lar..”Sonra nan­kör­lü­ğün ve her tür kö­tü­lü­ğün ara­mı­za geri dö­nü­şü. Üze­ri­ne daha fazla ko­nuş­ma­yı red­de­der ve gün­lü­ğü­nü bir zafer çığ­lı­ğıy­la bi­ti­rir.
Kor­kunç bir veba vardı Lond­ra'da/ Alt­mış beş yı­lın­da/ Yüz bin Can aldı, Sildi Sü­pür­dü/ Ama işte Ben Ha­yat­ta­yım Hala….”
Oran'da sal­gın bit­ti­ğin­de Dr. Rieux de sağ ka­lan­lar ara­sın­da­dır. Ama an­lat­tık­la­rı­nın bir zafer gün­lü­ğü ol­ma­dı­ğı­nı bilir. Şe­hir­den yük­se­len se­vinç çığ­lık­la­rı­nı din­ler­ken”bu ha­fif­le­me duy­gu­su­nun hep teh­dit al­tın­da ol­du­ğu­nu”dü­şü­nür. Sal­gı­nın bi­ti­şi­ni kut­la­yan halk belki bil­me­mek­te­dir Dr. Rieux “veba mik­ro­bu­nun hiç öl­me­di­ği­nin, yıl­lar­ca uy­ku­ya dal­dı­ğı­nın ve belki bir gün in­san­la­rın bir mut­suz­luk ya­şa­ma­sı ya da bir şey­ler öğ­ren­me­si için fa­re­le­ri­ni uyan­dı­rıp mutlu bir kente öl­me­ye yol­la­ya­bi­le­ce­ği­nin” far­kın­da­dır.


Bu yazı 667 defa okunmuştur.



Orhan Keskinsoy Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer