21-05-2020 MİSAFİR YAZAR

Misafir Yazar - Nami Temeltaş 

Co­vid-19 vi­rü­sü ile bir­lik­te ya­şa­ma­ya alış­ma­mız lazım, ya­ra­tı­lan korku o kadar büyük ki alı­şa­ma­dık, alı­şa­ca­ğız, alış­ma­ya ka­rar­lı­yız!
Kork­tuk. Al­lah­tan kork­ma­dık co­ro­na vi­rü­üsün­den kork­tu­ğu­muz kadar! Kor­ku­dan ne­re­dey­se al­tı­mı­za ka­çı­ra­ca­ğız. “Ölüm var ucun­da” di­ye­rek kork­tuk, bir gün mut­la­ka öle­ce­ği­mi­zi de bi­le­rek, kork­ma­mak olur mu? Kork­tuk, tit­re­ye­rek. Ev­le­ri­mi­ze ka­pan­dık, ba­zı­la­rı­mız kendi oda­la­rın­dan bile dı­şa­rı çık­ma­dı, tu­va­let ih­ti­ya­cı hariç!
Öyle kork­tuk ki “neden so­ka­ğa çıkma ya­sa­ğı ilan edil­mi­yor” diye kız­dık,
so­ka­ğa çıkma ya­sa­ğı ilan et­dil­me­si­ni is­te­dik! O kadar kork­tuk!
Hala da kor­ku­yo­ruz.
Doğ­du­ğu­muz gün, ya­şa­ma ilk adı­mı­nı at­tı­ğı­mız gün, ci­ğer­le­ri­ne ilk ne­fe­si­ni dol­dur­du­ğu­muz gün öle­ce­ği­mi­zi bil­di­ği­miz halde, ya­şa­mın ölüm­le so­nuç­la­na­ca­ğı­nı bil­di­ği­miz halde neden kork­tuk bu kadar?
Neden? Bir türlü an­la­ya­ma­dık.
Biz kor­kun­ca bi­ri­le­ri de kor­ku­nun kıy­me­ti­ni an­la­dı. Kor­ku­nun ne kadar ya­rar­lı ve kul­la­nış­lı ol­du­ğu­nu an­la­yın­ca da bu­nun­la çok büyük işler ba­şa­ra­bi­li­riz de­di­ler.
As­lın­da kor­ku­yu yüz yıl­lar­dır kul­la­nan­lar belki de bunu bir proje ola­rak koydu or­ta­ya! Belki de plan­lan­dı. Belki de!
As­ke­ri veya sid­det içe­ren diğer ted­bir­ler­le bir yere va­rı­la­ma­ya­ca­ğı­nı, in­san­la­rın kı­rıl­ma nok­ta­sı­na gel­dik­le­ri­ni ve büyük top­lum­sal is­yan­la­rın baş­la­ya­ca­ğı­nı his­set­ti­ler. İsyan­lar bir çok ül­ke­de baş­la­mış­tı zaten! Yeni bir sis­tem ku­rul­ma­lıy­dı. Bu sis­tem­de top­lum isyan et­me­me­liy­di. Top­lum ne de­ni­lir­se onu yap­ma­lıy­dı. Söz din­le­me­liy­di.
Öyle bir sis­tem ya­ra­tıl­ma­lıy­dı ki kor­ku­dan al­tı­na ka­çı­ran­lar­la kork­ma­yan­lar karşı kar­şı­ya gel­me­liy­di. Yeni bir top­lum­sal bö­lün­me ya­ra­tıl­ma­lıy­dı.
Kor­kan­lar­la kork­ma­yan­lar, “vi­rü­sün ya­yıl­ma­sı­nı hız­lan­dı­ra­cak­sı­nız, sizin yü­zün­den öle­ce­ğiz” di­ye­rek da­laş­ma­lıy­dı.
Kor­ku­yu kul­lan­mak avan­taj­lıy­dı. Korku in­sa­na mah­sus­tu. Korku inan­ca mah­sus­tu. Kor­kan sor­gu­la­maz­dı. İta­at­kar­dı.
Yeni dü­ze­nin alış­tır­ma­la­rı, korku dal­ga­sı­nın tavan yap­tı­ğı ilk gün­ler­de “so­ka­ğa çıkma ya­sak­la­rı” adı al­tın­da uy­gu­lan­ma­ya baş­la­dı. Vi­rü­sün öl­dü­rü­cü yanı, in­san­la­rın medya ve belli ku­rum­lar­ca (Dünya Sağ­lık Ör­gü­tü ve diğer dev­let ku­rum­la­rı) bun­dan ala­bil­di­ği­ne kor­ku­tul­ma­sı ne­de­niy­le yasak sor­gu­lan­ma­dı, is­ten­di, hatta ya­pıl­ma­sı için dev­let ku­rum­la­rı zor­lan­dı.
Bir çok iş­let­me ka­pa­tıl­dı. İnsan­lar işsiz kaldı. Kimse sor­gu­la­ma­dı.
Ku­aför ka­pa­tıl­dı ama üre­tim yapan iş­let­me­ler­de ça­lış­ma devam etti.
Lo­kan­ta ka­pa­tıl­dı ama gıda üre­ti­mi yapan te­sis­ler açık kaldı ve bu­ra­lar­da­ki ça­lı­şan­lar her­han­gi bir ted­bir alın­mak­sı­zın ça­lış­ma­ya devam etti.
İliş­ki­yi kes­mek için şe­hir­ler arası ula­şım ya­sak­lan­dı ama met­ro­lar tık­lım tık­lım ça­lış­ma­ya devam etti.
“Eşin ile evde is­te­di­ğin bi­çim­de ya­şa­ya­bi­lir­sin ama aynı araca bir­lik­te bi­ne­mez­sin” de­nil­di!
Sa­hi­le git­mek, pik­nik yap­mak ya­sak­lan­dı ama ma­den­de ça­lış­mak ser­best bı­ra­kıl­dı!
Okul­lar tatil edil­di!
65 yaş üstü ve 20 yaş altı tüm in­san­lar kendi ko­nut­la­rın­da hap­se­dil­di.
İtiraz geldi mi? Hayır. Çünkü virüs vardı. İtiraz etmek ol­maz­dı. Ölüm vardı.
Ve ni­ha­yet bek­le­nen açık­la­ma geldi. “Dün­ya­da ve bizde artık hiç bir şey es­ki­si gibi ol­ma­ya­cak” açık­la­ma­sı­nı biz­zat Cum­hur­baş­ka­nı yaptı. Bilim in­san­la­rı da des­tek verdi, “sal­gın yıl­lar­ca devam ede­bi­lir” di­ye­rek!
Bun­dan sonra izin ve­ri­lir­se gü­lüm­se­ye­ce­ği­miz gün­le­ri ya­şa­ya­ca­ğız. Döviz ile il­gi­li açık­la­ma yap­mak bile ya­sak­lan­dı. İle­ri­de de­mok­ra­si, öz­gür­lük, insan hak­la­rı gibi ke­li­me­ler de ya­sak­la­na­bi­le­cek­ler ara­sın­da sı­ra­sı­nı bek­li­yor.
Yeni dünya dü­ze­ni bu!
Belki ile­ri­de yeni bir top­lum­sal bö­lün­me daha ya­şa­ya­ca­ğız. Aşı olup iyi­le­şen­ler ve te­miz­le­nen­ler, aşı ol­ma­yıp has­ta­lık ya­ra­tan kir­li­ler!
İle­ri­de aşı ile bir­lik­te nano cip­le­rin de vü­cut­la­ra en­teg­re edi­le­ce­ği söy­len­ti­le­ri ise ola­sı­lık da­hi­lin­de. Bi­lim­sel bil­gi­le­ri­miz ye­ter­siz ancak ge­li­şen tek­no­lo­ji ve bi­lim­de­ki ge­liş­me­le­re bak­tı­ğı­mız­da ol­ma­ya­cak bir şey değil.
Ancak virüs sal­gı­nı ile ya­ra­tı­lan yeni top­lum­sal dü­zen­de öz­gür­lük ve insan hak­la­rın­dan bah­set­mek ne­re­dey­se im­kan­sız hale ge­lecek.
Ya­şa­dı­ğı­mız an iti­ba­rıy­la insan hak­la­rı as­kı­ya alın­mış du­rum­da. İnsan hak­la­rı­na eri­şim, as­kı­da ek­me­ğe eri­şim­den çok daha zor!
Hak­la­rı­mı­za ye­ni­den ka­vu­şa­bi­lir­mi­yiz? Çok zor! Çünkü is­te­mi­yo­ruz. Çünkü kor­ku­yo­ruz. Çünkü be­de­li var ve bu be­de­li öde­me­ye ya­naş­mı­yo­ruz.
Virüs ger­çek mi değil mi? La­bo­ra­tu­ar ürünü mü yoksa doğal mı? Artık bu so­ru­la­rın ve ce­vap­la­rı­nın önemi kal­ma­dı. Virüs ba­ha­ne­siy­le tüm hak­la­rı­mız kendi rı­za­mız­la eli­miz­den alın­dı. Söz bitti.


Bu yazı 393 defa okunmuştur.



MİSAFİR YAZAR Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer