21-02-2020 MİSAFİR YAZAR

NAMİ TEMELTAŞ

Tür­ki­ye sı­nı­rın­da, Bir mül­te­ci kampı. Üşe­yen ço­cu­ğa spi­ker so­ru­yor,
“Ce­ke­tin ne­re­de?”
“Ce­ke­tim yok. Babam öl­dük­ten sonra, bana kimse ceket al­ma­dı”
Ba­ba­sı neden öldü?
2011 ta­ri­hin­den beri kirli bir savaş ya­şa­nı­yor Su­ri­ye'de. Pis­li­ği her­ke­se bu­laş­tı. On sekiz mil­yon nü­fus­lu Su­ri­ye'de savaş ne­de­niy­le bir mil­yo­na yakın insan öldü. Dört mil­yon ci­va­rın­da Su­ri­ye­li Tür­ki­ye'ye il­ti­ca etti. 2 mil­yon ci­va­rın­da Su­ri­ye­li­nin de son İblid ça­tış­ma­la­rı ne­de­niy­le il­ti­ca et­me­si bek­le­ni­yor.
Su­ri­ye'nin nü­fu­su ya­rı­ya düştü. Yak­la­şık bir mil­yon ci­va­rın­da da ya­ban­cı var. Çe­te­ler, sa­vaş­tan ga­ni­met al­ma­ya ça­lı­şan­lar, ko­alis­yon güç­le­ri ve aşa­ğı­lık lağım fa­re­le­ri!
Mev­cut rejim güç­le­ri kendi top­rak­la­rı­nı ya­ban­cı güç­ler­den te­miz­le­me­ye ça­lı­şı­yor ama ken­di­le­ri­ne, “Su­ri­ye or­du­su Su­ri­ye'den çe­kil­sin” me­saj­la­rı gön­de­ri­li­yor!
Su­ri­ye rejim güç­le­ri kendi top­rak­la­rı­nı ya­ban­cı güç­ler­den te­miz­le­me­ye devam eder­se bu savaş ne­de­ni sa­yı­la­bi­li­yor!
Ko­me­di gibi ama ger­çek!
Se­be­bi ne olur­sa olsun, sana ait ol­ma­yan top­rak­lar­da var­lı­ğı­nı sür­dür­mek iş­gal­dir, te­ca­vüz­dür!
Aynı du­ru­mu Tür­ki­ye için düşün, ben­zer ne­den­ler­le Su­ri­ye güç­le­ri Tür­ki­ye top­rak­la­rı­na gir­miş olsun, ne dü­şü­nür­sün?
Te­ca­vüz, ya­şa­mın her ala­nın­da var­lı­ğı­nı ar­tı­ra­rak sür­dü­ren iğ­renç olu­şum. İrade dışı ya­pı­lan her şey te­ca­vüz­dür.
İraden dışı evine gir­mek te­ca­vüz­dür.
Sen is­te­me­den, izin ver­me­den, onay­la­ma­dan bah­çe­ne girip mey­va­la­rı­nı ve seb­ze­le­ri­ni top­la­mak, izin­siz ma­lı­na sahip çık­mak, ta­vuk­la­rı­nı almak, ke­çi­le­ri­ni, ko­yun­la­rı­nı gö­tür­mek, zey­tin­le­ri­ni top­la­mak te­ca­vüz­dür.
Bu sa­de­ce Su­ri­ye top­rak­la­rın­da ya­şan­mı­yor!
Te­ca­vüz her yerde!
En yay­gın te­ca­vüz kadın ve ço­cuk­la­ra ya­pı­lı­yor. Taciz ve te­ca­vüz ola­rak. Her gün ço­ğa­la­rak devam edi­yor.
Te­ca­vüz­de ilk ve tek suçlu te­ca­vüz­cü de­ğil­dir. Ön­ce­lik­le, te­ca­vüz­cü­ye, te­ca­vü­zü ya­pa­bil­me­si için ce­sa­ret ve güç ve­ren­ler suç­lu­dur! Aile içi en­sest iliş­ki­ler­de buna izin veren veya göz yuman aile bi­rey­le­ri suç­lu­dur.
Diğer te­ca­vüz­ler­de ise, başta ada­let ça­lı­şan­lar olmak üzere, göz yuman, des­tek­le­yen, gör­mez­den gelen, se­si­ni çı­kar­ma­yan, “bana ne” diyen, ayağa kalk­ma­yan, isyan et­me­yen, her insan te­ca­vü­zün suç­lu­su­dur!
Te­ca­vüz sa­de­ce cin­sel alan­da ya­pıl­mı­yor.
Eme­ği­mi­ze te­ca­vüz edi­li­yor, ce­bi­miz­de­ki pa­ra­ya, ka­zan­dık­la­rı­mı­za, bi­ri­kim­le­ri­mi­ze, alın te­ri­mi­ze te­ca­vüz edi­li­yor! Her gün yeni bir vergi çı­ka­ra­rak, her gün fark­lı uy­gu­la­ma­lar­la ce­bi­miz­de­ki pa­ra­ya ira­de­miz dı­şın­dan el ko­nu­lu­yor!
Her geçen gün neden yok­sul­la­şı­yo­ruz?
Artık tatil yap­mak için bile bedel öde­ye­cek­si­niz! Ta­ti­li­ni­ze bile te­ca­vüz edil­di!
En çokta yaşam hakkı ih­lal­le­riy­le hak­la­rı­mı­za, hu­ku­ku­mu­za, in­san­lı­ğı­mı­za te­ca­vüz edil­di. Yasa dışı şe­kil­ler­de işten atıl­dık! Hak­la­rı­mız ve­ril­me­di, gaz­be­dil­di. Yaşam hak­la­rı­mız bile eli­miz­den alın­dı. On­lar­ca kişi da­ya­na­ma­ya­rak in­ti­har etti. Bin­ler­ce­si aç­lık­tan yok­sul­luk­tan kıv­ra­nı­yor. Pa­sa­port­la­rı­na, eh­li­yet­le­ri­ne, dip­lo­ma­la­rı­na el ko­yul­du. Ya­sak­lı TC nu­ma­ra­sı ge­ti­ril­di. Ban­ka­lar hesap bile aç­ma­dı ve ölüme yol­lan­dı.
Ya­pı­lan her te­ca­vüz üç kuruş para için de­ğil­miy­di? Hiç mi uta­nıl­ma­dı? Hiç mi yüz­ler kı­zar­ma­dı? Hiç mi vic­dan­lar sız­la­ma­dı?
Yine her ko­nu­da ol­du­ğu gibi bu insan hakkı ih­lal­le­rin­de ya­şa­nan te­ca­vüz­ler­de de ses­siz ka­lan­lar, göz yu­man­lar, gör­mez­den ge­len­ler en az te­ca­vüz­cü­ler kadar suç­luy­du­lar!
Ev­li­lik­te yaş sı­nı­rı do­ku­za kadar in­di­ri­le­rek, bunu açık­tan dil­len­di­re­rek, hatta dep­re­mi bile buna bağ­la­ya­rak etik de­ğer­le­ri­mi­ze de te­ca­vüz et­me­ye kalk­tı­lar! Örf ve adet­le­ri­mi­ze, ge­le­nek ve gö­re­nek­le­ri­mi­ze, etik de­ğer­le­ri­mi­ze, inanç­la­rı­mı­za te­ca­vüz edil­di.
Ses çı­kar­ma­dık, biz de te­ca­vüz eden­le­re ortak olduk!
Gi­yi­mi­mi­ze, yaşam bi­çi­mi­mi­ze, sev­dik­le­ri­mi­ze, duy­gu­la­rı­mı­za, sev­gi­mi­ze, ne­şe­mi­ze, hüz­nü­mü­ze, kah­ka­la­rı­mı­za ve göz­yaş­la­rı­mı­za va­ra­na kadar her şe­yi­mi­ze te­ca­vüz et­ti­ler!
Hak ettik. Ses­siz­li­ği­miz­le!
Hak ettik karşı çık­ma­ya­rak, boyun eğe­rek!
“Ana­mı­zı alıp gi­der­ken” bir kez dahi ar­ka­mı­za bak­ma­ya­rak, “yap­tı­ğım doğru mu?” Diye dü­şün­me­den, utan­ma­dan git­mey­le hak ettik!
Her ölüm va­ka­sın­da, “bu sefer de ölen­ler ta­nı­dık değil” di­ye­rek utan­ma­dan se­vin­di­ği­miz­de hak ettik te­ca­vü­zü!
Ela­zığ'da dep­rem ol­du­ğun­da, go­og­le'de “Ela­zığ­lı­lar Kürt mü?” so­ru­su­nu sor­du­ğu­muz­da en çok hak et­miş­tik te­ca­vü­zü!
Bir köpek öl­dü­ğün­de/öl­dü­rül­dü­ğün­de dök­tü­ğü­müz göz­yaş­la­rı­mı­zı, Tay­bet ana yedi gün kal­dı­rım­da can çe­ki­şir­ken, Cizre bod­rum­la­rın­da in­san­lar “öl­dü­rü­lü­yo­ruz, yar­dım edin” çığ­lık­la­rı­nı atar­ken dök­me­di­ği­miz gün hak et­miş­tik ya­şa­dık­la­rı­mı­zı!
“Bizim ölü­müz değil” diye dü­şün­dü­ğü­müz için­dir ya­şa­dık­la­rı­mız!
Halbu ki ölüm ne ırk tanır ne cin­si­yet ne de din!
Ölüm gel­di­ğin­de gi­der­sin.
Keşke ölsek!


Bu yazı 4438 defa okunmuştur.



MİSAFİR YAZAR Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer