13-05-2019 MİSAFİR YAZAR

“Ba­rı­nak Cum­hu­ri­ye­ti” ola­rak ad­lan­dır­dı­ğım Hay­van se­ven­ler der­ne­ği­ne ait hay­van ba­rı­na­ğın­da gö­re­ve baş­la­dı­ğım­dan beri bir çok ko­nu­da dün­ya­ya ba­kı­şım de­ğiş­ti di­ye­bi­li­rim.Ne­re­dey­se 7/24 ça­lı­şı­yo­rum. İhti­yaç­la­rı­mı kar­şı­la­ma hariç, tüm za­ma­nım onlar adına har­ca­nı­yor. Hay­van­lar­la iç içe­yim Ne­re­dey­se gü­nü­mün ta­ma­mı on­lar­la bir­lik­te ge­çi­yor. Sa­de­ce ye­mek­le­ri­ni ve su­la­rı­nı verip alt­la­rı­nı te­miz­le­mi­yo­rum. Ba­rı­nak­ta­ki ona­rım ve dü­zen­le­me iş­le­ri son­ra­sı kalan za­ma­nı­mın ta­ma­mı on­lar­la bir­lik­te ge­çi­yor.On­la­rı göz­lem­le­ye­rek öğ­ren­me­ye, ha­re­ket­le­ri­ni ta­nı­ma­ya, dil­le­ri­ni öğ­ren­me­ye, neyi neden yap­tık­la­rı­nı bul­ma­ya ça­lı­şı­yo­rum. Ya­şa­dı­ğım alan­da eği­ti­mim devam edi­yor. Her gün yeni bil­gi­ler öğ­re­ni­yo­rum.Bu dün­ya­nın ortak sa­hip­le­ri­yiz. Ancak biz in­san­lar, dün­ya­da­ki ara­zi­le­rin ta­ma­mı­nı işgal ve sa­hip­len­me yo­luy­la al­dı­ğı­mız için on­la­ra yaşam alanı kal­ma­mış. Özel­lik­le de ev­cil­leş­ti­ri­len köpek ve ke­di­ler, ev­cil­leş­tir­me amacı tü­ke­nip in­sa­nın ih­ti­ya­cı kal­ma­dı­ğı için, ya­şam­la­rı­nı in­san­la­rın için­de sı­ğın­tı gibi ge­çir­mek zo­run­da kal­mış­lar.
İnsan­la­rın ve­re­ce­ği iki lokma ek­me­ğe, yemek ar­tık­la­rı­na, kapı ön­le­ri­ne ko­yu­la­cak bir kap suya, ok­şa­ya­cak sıcak bir ele muh­taç­lar. Hele kış so­ğu­ğun­da ısı­na­cak bir yu­va­ya da ih­ti­yaç­la­rı var ama ne müm­kün!
Değil iki lokma ekmek ver­mek, gör­dü­ğün­de tek­me­le­yip taş atan­lar, öf­key­le ba­ğı­rıp kor­ku­tan­lar, so­kak­la­rın­da, si­te­le­rin­de köpek, kedi gör­mek is­te­me­yen­ler, hatta ya­şa­ma­la­rı­na mü­sa­ade et­me­yip ze­hir­le­ye­rek veya si­lah­la vu­ra­rak öl­dü­ren­le­re kadar bir çok hay­van düş­man­la­rıy­la da ya­şa­mak zo­run­da ka­lı­yor bu can­lı­lar.Suç­la­rı mı, insan gibi arazi ala­ma­ma­la­rı!
Hal­bu­ki in­san­lar ara­zi­le­ri mülk edin­me­den önce tüm ara­zi­ler hay­van­la­rın­dı! Biz in­san­lar, ara­zi­le­ri on­lar­dan çal­dık. on­la­rı, ih­ti­yaç­la­rı­mız ne­de­niy­le ev­cil­leş­tir­dik. Do­ğa­da ya­şa­ma bi­çim­le­ri­ni unut­tur­duk. İhti­ya­cı­mız bit­ti­ğin­de de attık! On­la­rı so­kak­lar­da ya­şa­mak zo­run­da bı­rak­tık. Son­ra­da on­la­ra “sokak hay­va­nı” dedik!“Sokak hay­va­nı”, “Sokak Ke­di­si”, “Sokak Kö­pe­ği” gibi kav­ram­lar bana yan­lış ge­li­yor. So­kak­lar­da ya­şa­mak zo­run­da bı­ra­kı­lan bu hay­van­lar, so­kak­ta ya­şa­ma­yı ken­di­le­ri seç­me­di. On­la­rı so­kak­ta ya­şa­ma­ya biz­ler zor­la­dık.
Nasıl ki evi ol­ma­yan veya çe­şit­li ne­den­ler­le so­kak­lar­da ya­şa­mak zo­run­da kalan in­san­lar için, “Sokak İnsanı” den­mi­yor­sa, so­kak­lar­da ya­şa­mak zo­run­da kalan, bı­ra­kı­lan, zor­la­nan bu hay­van­la­ra da “sokak hay­va­nı” den­me­me­li. Sokak hay­va­nı in­ci­ti­ci bir be­lir­le­me. Aşa­ğı­la­yı­cı bir gücü var. “Sokak Ço­cu­ğu” be­lir­le­me­sin­de­ki aşa­ğı­la­yı­cı anlam gibi.
Ortak dü­şü­ne­rek, onlar için en uygun belir­le­me­yi bu­la­bi­li­riz ki şim­di­lik benim öne­rim “evsiz hay­van­lar” ola­bi­lir. Aynı za­man­da bu be­lir­le­me, on­la­rın ev sa­hi­bi olma ih­ti­yaç­la­rı­nı da çağ­rış­tır­dı­ğın­dan, ev edin­me­le­ri­ne ön­cü­lük etmiş de ola­bi­li­riz.Diğer ta­raf­tan, “sa­hip­li” veya “sa­hip­siz” be­lir­le­me­le­ri de in­ci­ti­ci. Onlar eşya değil. Alı­nıp sa­tı­la­maz­lar. Onlar birer canlı. On­la­ra sahip ola­maz­sı­nız. Sa­de­ce ar­ka­daş ola­bi­lir, bir­lik­te ya­şa­ya­bi­lir­si­niz. Bir in­sa­na sahip olmak, o in­sa­nı kö­le­leş­tir­mek­ten geçer. Bu tüm can­lı­lar için ge­çer­li­dir. Bir can­lı­ya sahip olmak o can­lı­yı kö­le­leş­tir­mek­tir. Bir kö­pe­ğin ancak ar­ka­da­şı ola­bi­lir­si­niz! Sa­hi­bi asla! Bir de ev­le­ri­ni hay­van­la­ra açan, bir­lik­te ya­şa­yan in­san­la­rın yap­tık­la­rı yan­lış­lar var. El­bet­te en önem­li­si, ken­di­si­ni o hay­va­nın sa­hi­bi ola­rak gör­me­si­dir.Evi­niz­de­ki hay­van, sizi eğ­len­dir­mek, ne­şe­len­dir­mek, duy­gu­la­rı­nı­zı tat­min etmek için bu­lun­mu­yor! O si­zin­le ya­şa­mı pay­laş­mak için bu­lu­nu­yor. Ya­şa­ma ko­nu­sun­da sizin sahip ol­du­ğu­nuz hak­la­rın ta­ma­mı­na sahip. O sizin ar­ka­da­şı­nız. Ak­si­ni dü­şü­nen­ler ke­sin­lik­le yan­lış ya­pı­yor­lar!Sa­de­ce yemek ve su ver­mek, hay­van bak­mak de­ğil­dir. Onun duy­gu­sal ih­ti­yaç­la­rı da var. Onun da gez­mek, do­laş­mak, eğ­len­mek, ne­şe­len­mek gibi ih­ti­yaç­la­rı da var. Onun, sizin ona duy­du­ğu­nuz ih­ti­yaç kadar size ih­ti­ya­cı var.
Onu bir köpek, bir kedi ola­rak değil, sizin gibi bir canlı ola­rak gör­me­li ve kabul et­me­li­si­niz. Onun dı­şın­da­ki yö­ne­li­min doğru ol­ma­ya­ca­ğı­nı bil­me­ni­zi is­te­rim. Onlar siz­le­rin hayat ar­ka­daş­la­rı­nız. Böyle görün, böyle dav­ra­nın ve böyle ya­şa­yın ki hem siz hem de onlar mutlu ol­sun­lar.
Bir de terk etmek, edil­mek var!
Dü­şü­nün, henüz çocuk yaş­la­rın­da­sı­nız ve aile­niz sizi terk edi­yor. Gü­ven­di­ği­niz, sır­tı­nı­zı yas­la­yıp ya­şa­ma kor­ku­su­nu duy­ma­ma­nı­za neden olan aile­niz sizi sokak or­ta­sı­na bı­ra­kı­yor! Ne dü­şü­nür, neler his­se­der, neler ya­şar­sı­nız? His­set­me­ye ça­lı­şın.
Şimdi de terk edi­len hay­van­la­rın neler ya­şa­dık­la­rı­nı dü­şü­nün ve his­set­me­ye ça­lı­şın. Ne tür trav­ma­lar ge­çir­dik­le­ri­ni, neler his­set­tik­le­ri­ni, nasıl ağ­la­dık­la­rı­nı dü­şü­nün!
Hani so­kak­lar­da her gün sal­dır­gan, hır­la­yan, hav­la­yan ola­rak ihbar edi­len, sos­yal ol­mak­tan uzak­laş­mış bazı kö­pek­le­ri­miz var ya, belki de geç­miş­le­rin­de ne acı­lar, ne trav­ma­lar ya­şa­mış­lar­dır, kim bilir!
İnsan­lar­da da aynı de­ğim­li? Sü­rek­li hor gö­rü­len, terk edi­len, yaşam için­de sı­kış­tı­rı­lıp bı­ra­kı­lan, limon gibi sı­kı­lıp bir ke­na­ra atı­lan in­san­lar­da da aynı sal­dır­gan­lık, öfke, şid­det ve nef­re­ti gör­mü­yor muyuz?
Şid­det gören insan şid­det uy­gu­lu­yor, ezi­len insan ez­me­ye ça­lı­şı­yor, hor gö­rü­len insan hor gö­rü­yor, ne ya­şa­mış­sa, eline fır­sat geç­ti­ği an onu baş­ka­la­rı­na ya­şat­ma­ya ça­lı­şı­yor. Ya da in­san­lar­dan kor­kar hale gelip in­san­lar­dan uzak­la­şı­yor ve ken­di­ne ya­naş­mak is­te­yen­le ça­tı­şı­yor.So­kak­lar­da ya­şa­mak zo­run­da bı­ra­kı­lan evsiz kö­pek­le­ri­miz için de aynı. Geç­mi­şin­de ya­şa­dık­la­rı acı­lar yü­zün­den sal­dır­gan ta­vır­lar gös­ter­me­ye baş­la­ya­bi­li­yor­lar ki sal­dır­gan de­dik­le­ri kö­pek­le­rin hiç biri henüz bana sal­dır­ma­dı­lar. Onlar tepki ve­re­cek­le­ri ki­şi­le­ri bi­li­yor­lar, his­se­di­yor­lar.
Ay­rı­ca bi­lin­me­li ki bir köpek ger­çek an­lam­da sal­dı­rır­sa, sal­dır­dı­ğı ki­şi­ye ciddi an­lam­da zarar ve­re­bi­lir. Ufak tefek sıy­rık, çizik veya bir diş izi ile bı­rak­mış ise, o sal­dı­rı değil, uya­rı­dır. Uyar­dı­ğı kişi mut­la­ka bir yan­lış içe­ri­sin­de­dir. Sev­me­di­ği, hoş­lan­ma­dı­ğı ya da geç­mi­şi­ni ha­tır­lat­tı­ğı bir şey yap­mış­tır.
Onlar da bizim kadar bu dün­ya­nın sa­hi­bi. Onlar da biz­ler kadar ya­şa­ma hak­kı­na sahip. On­la­rı so­kak­la­ra dü­şü­ren biz­le­riz ve on­la­rı so­kak­lar­dan kur­tar­mak zo­run­da olan­lar da yine biz­le­riz.
Lüt­fen buna uygun dav­ra­na­lım.
 


Bu yazı 777 defa okunmuştur.



MİSAFİR YAZAR Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer