11-07-2019 MİSAFİR YAZAR

Sev­mek çok kolay. Size bağlı. İste­ği­ni­ze, içi­niz­de­ki duy­gu­la­ra bağlı. Sev­gi­nin in­san­ca ol­ma­sı da ge­rek­mi­yor. Nasıl is­ter­se­niz öyle sevin ama sevin, içten, yü­rek­ten, sa­mi­mi ve tü­ken­mez­ce­si­ne.
Sev­mek için bir ne­de­ne de ih­ti­ya­cı­nız yok. Sevgi ya­şa­mın en özel ya­nı­dır. Sevgi ya­şa­ma da­ir­dir. Sevgi iç­sel­dir. Sevgi ev­ren­sel­dir.
Me­se­la, sev­di­ği­niz bir şa­irin di­ze­le­ri­ni oku­yun, his­se­de­rek. Gö­zü­nü­zü ka­pa­tıp tek­rar­la­yın, ya­şar­ca­sı­na, di­ze­le­ri. “Ya­şa­mak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kar­deş­çe­si­ne” ola­bi­lir. Bir ağaç gibi özgür ve bir orman gibi kar­deş­çe ya­şa­ma­nın müm­kün ola­bi­le­ce­ği­ni dü­şü­nün.
Siz hiç­bir ağa­cın diğer ağacı öl­dür­dü­ğü­nü gör­dü­nüz mü?
Sev­gi­de sınır da yok­tur. Sevin öz­gür­ce. Şiiri sevin, şa­iri­ni sev­me­niz zo­run­lu değil. Ya da şairi sevin, şi­iriy­le bir­lik­te. Ama sevin, mut­la­ka sevin.
Yet­me­di, yet­mez de, çi­çek­le­ri sevin, ren­ga­renk açan ve bir­bi­ri­ne ben­ze­me­yen ko­ku­lar saçan çi­çek­le­ri. Çi­çek­ler de bir­bi­ri­ne düş­man olmaz hiç­bir zaman, ne kır­mı­zı­sı si­ya­ha ne be­ya­zı mor'a.
Do­ğa­yı sevin. Çi­çek­le­ri, bö­cek­le­ri, ağaç­la­rı, de­ni­zi, gök­yü­zü­nü, bu­lut­la­rı, ay'ı, yıl­dız­la­rı, gü­ne­şi, rüz­ga­rı, yağ­mu­ru sevin.
Hele de yağ­mu­ru. İnce ince ya­ğar­ken al­tın­da do­laş­mak, ilik­le­ri­ne kadar ıs­la­nır­ken! Bahar yağ­mu­ru ol­ma­lı ıs­lan­mak için. Kış ay­la­rın­da pek ro­man­tik ol­mu­yor!
Ya­şa­ma­yı sevin, tüm zor­luk­la­rı­na inat. Bir daha ya­şa­ya­ma­ya­ca­ğı­nı­zı da dü­şü­ne­rek, her anını doya doya ya­şa­ya­rak sevin.
Gök­yü­zün­de sü­zü­le­rek uçan kuş­la­rı sevin. Size öz­gür­lü­ğün ne ol­du­ğu­nu an­la­tır­lar uçar­ken. On­la­rın da ya­şam­la­rı zor. Yine de uçu­yor­lar. Ya­şam­la­rı devam et­tik­çe de uça­cak­lar. Uç­mak­tan vaz­geç­miş kuş gö­re­mez­sin!
Ke­di­le­ri sevin. Si­ya­hı, be­ya­zı, ala­ca­lı­sı, de­ği­şik renk ve de­sen­de tüy­le­riy­le sa­lı­na­rak gezen, öz­gür­lük­le­ri­ne düş­kün, sizi sa­hip­le­nen ve ok­şa­dı­ğı­nız­da size huzur ve­recek olan ke­di­le­ri sevin.
Bir­çok de­ği­şik ırka sahip ke­di­le­ri ırkı için, rengi, gözü, tüyü için sev­me­yin. Kedi ol­du­ğu için sevin.
Kö­pek­le­ri de sevin. On­la­rın da ke­di­ler gibi bir­çok ırkı var­dır. Kü­çü­ğü, bü­yü­ğü, tat­lı­sı, su­rat­sı­zı, akıl­lı­sı, de­li­si var­dır. Siz sa­de­ce köpek ol­duk­la­rı için sevin. Ayı­rım yap­ma­dan, tü­yü­ne, ren­gi­ne, bi­çi­mi­ne bak­ma­dan sevin.
İnanın, hemen kar­şı­lı­ğı­nı alır­sı­nız.
Sevin ve sev­mek­ten vaz­geç­me­yin. Hiç­bir olay, hiç­bir zor­luk sizi sev­mek­ten alı­koy­ma­sın. Sev­gi­siz yaşam olmaz, ola­maz.
Tür­kü­le­ri sevin. Hele de türkü söy­le­yen­le­ri! Onlar bu dün­ya­nın en za­rar­sız var­lık­la­rı­dır, se­vil­me­yi en fazla hak eden­le­ri­dir.
Mü­zi­ği sevin, ayı­rım­sız. Müzik ev­ren­sel­dir. Söy­le­dik­le­ri­ni an­la­ya­maz­sı­nız belki de ama müzik sizi yön­len­di­rir. Girer ru­hu­nu­za, an­lat­mak is­te­ni­le­ni an­la­tır, iyi din­ler­se­niz. An­la­ma­dı­ğı­nız halde mü­zi­ğin ez­gi­le­riy­le ağ­la­ya­bi­lir­si­niz!
Bir or­ma­nın or­ta­sın­da derin derin nefes alın. Nefes al­ma­yı bile se­ver­si­niz!
Se­vi­lecek o kadar çok şey var ki ina­na­maz­sı­nız!
De­ni­zi, de­ni­zin kı­yı­sın­da otu­rup dal­ga­la­rın kı­yı­ya vur­ma­sıy­la çıkan sesi din­le­yin, se­ve­cek­si­niz.
Ge­ce­le­yin yıl­dız­la­rı sey­re­din, gün­düz, her an şekil de­ğiş­ti­ren bu­lut­la­rı. Size de­ği­şik ama hu­zur­lu duy­gu­lar ile­te­cek­ler­dir. Se­ve­cek­si­niz.
Bütün yıl, tüm zor­luk­la­ra göğüs gerip ya­şa­ma tu­tu­na­rak siz­le­re de­ği­şik renk ve tat­lar­da mey­ve­ler sunan ağaç­la­rı sevin.
Evi­ni­zi, eş­ya­la­rı­nı­zı, giy­si­le­ri­ni­zi değil, ya­şa­ma ait olan­la­rı sevin. Ya­şa­mın için­de olan­la­rı, ya­şa­mı siz­ler­le pay­la­şan­la­rı, ya­şa­mı siz­le­re su­nan­la­rı sevin. Ya­şa­mı size sun­duk­la­rı için değil, bir­lik­te ya­şa­mı pay­laş­tı­ğı­nız için sevin.
Yeter ki sev­me­yi is­te­yin. “Sev­me­ye devam eder­se­niz se­ve­me­ye­ce­ği­niz bir şey kal­maz” di­ye­mi­yo­rum ama yine de sev­me­ye devam edin. İnsan­la­rın ta­ma­mı sev­me­yi ba­şar­dı­ğın­da kal­ma­ya­cak se­vil­me­yen hiç­bir şey.
Sev­me­ye devam edin. Belki bir gün, belki bir za­man­da in­san­la­rı bile se­ve­bi­lir­si­niz. Neden ol­ma­sın? İnsan­la­rın da se­vil­me­ye değer olan­la­rı, se­vil­me­yi hak eden­le­ri, se­vi­lecek kadar güzel insan olan­la­rı da var!
Eğer bir gün böy­le­si bir in­sa­na rast­lar­sa­nız, sevin. İnsanı da sevin.
Se­vil­me­ye değer in­san­la­rı da sev­mek gü­zel­dir.
As­lın­da sev­mek ve se­vil­mek gü­zel­dir. Se­ver­se­niz se­vi­lir­si­niz. Se­ver­se­niz mutlu olur­su­nuz. Se­ver­se­niz huzur yer­le­şir ve ye­şe­rir içi­niz­de. Se­ver­se­niz tür­kü­le­ri­niz­de­ki acı­lar bile yok olur. Se­ver­se­niz dünya daha renk­li olur. Se­ver­se­niz sa­vaş­lar biter, barış ta­ri­hi bir ke­li­me olur.
Se­ver­se­niz dünya cen­net olur. Ce­hen­nem yok olur…


Bu yazı 1359 defa okunmuştur.



MİSAFİR YAZAR Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer