22-01-2018 Mehmet Emin Berber

Gand­hi'nin ül­ke­si­ni ne kadar ta­nı­yor­su­nuz? Ra­kam­la­ra sı­kı­cı­dır ama belli fi­kir­ler ver­me­de en sağ­lam gös­ter­ge­dir...
Hin­dis­tan Cum­hu­ri­ye­ti, nüfus iti­ba­riy­le Çin'den sonra dün­ya­nın ikin­ci, alan iti­ba­ri­ye de 7. ül­ke­si­dir.
Hin­dis­tan 1,2 mil­yar nü­fu­su ile dün­ya­da­ki en büyük ikin­ci ül­ke­dir. Son 50 yılda tıbbi ge­liş­me­ler, ta­rım­sal ve­rim­li­lik ve “Yeşil Dev­rim” ne­de­niy­le Hin­dis­tan'da büyük bir nüfus ar­tı­şı ya­şan­dı. Kent­sel nüfus 1991-2001 ara­sın­da %31,2 ar­ta­rak çok büyük bir artış gös­ter­di. 2001 yı­lın­da ya­pı­lan sa­yı­ma göre Hin­dis­tan nü­fu­su­nun %70'i kır­sal ke­sim­de, 285 mil­yon Hin­dis­tan­lı ise kent­ler­de ya­şı­yor.Bom­bay, Delhi ve Kal­kü­ta Hin­dis­tan'ın en büyük üç şehri. Hin­dis­tan'da okur­ya­zar­lık oran ka­dın­lar­da %53,7, er­kek­ler­de %75,3 top­lam nü­fus­ta ise 64,8'dir.
Dün­ya­nın en önem­li dört di­nin­den olan Hin­du­izm, Bu­dizm, Ja­inizm ve Si­hiz­min doğum ye­ri­dir. Ay­rı­ca, Zer­düşt­çü­lük, Ya­hu­di­lik, Hı­ris­ti­yan­lık ve İsla­mi­yet M.S. bi­rin­ci yüz­yıl­dan iti­ba­ren ül­ke­ye ge­le­rek böl­ge­nin çe­şit­li kül­tü­rü­nü şe­kil­len­dir­di. Hin­dis­tan'da Türk­çe dahil 23 ayrı dil ko­nu­şu­lu­yor. Dün­ya­nın en hızlı bü­yü­yen eko­no­mi­si­ne sahip Hin­dis­tan, eko­no­mik bü­yük­lük sı­ra­la­ma­sın­da 12. ba­sa­mak­ta yer alı­yor.
Hin­dis­tan, yirmi sekiz eya­let ve yedi tane bir­lik böl­ge­sin­den olu­şan bir Fe­de­ral Cum­hu­ri­yet­tir. Bu eya­let­ler 610 il­çe­ye bö­lün­müş­tür.
Hin­dis­tan dün­ya­da 3.287.590 km2 yü­zöl­çü­mü ile 7. ve nüfus ola­rak yak­la­şık 1 mil­yar 210 mil­yon ile 2. sı­ra­da­dır. Hin­dis­tan ay­rı­ca, son yıl­lar­da Çin Halk Cum­hu­ri­ye­ti'nden sonra en hızlı bü­yü­me kay­de­den ikin­ci eko­no­mi ko­nu­mun­da­dır. Özel­lik­le son yıl­lar­da ya­ka­la­nan eko­no­mik bü­yü­me ve kal­kın­ma tren­di ül­ke­le­rin il­gi­si­ni Hin­dis­tan'a yö­nelt­mek­te­dir. Ni­te­kim, 2010 yı­lın­da yak­la­şık 1.43 tril­yon ABD do­la­rı ola­rak kay­de­di­len GSMH'si ile AB, ABD, ÇHC ve Ja­pon­ya'nın ar­dın­dan dün­ya­da 5. büyük eko­no­mi ol­muş­tur.
Hin­dis­tan eko­no­mi­si 1990'ların ba­şın­dan iti­ba­ren uy­gu­lan­ma­ya ko­nu­lan eko­no­mi­de­ki li­be­ra­li­zas­yon po­li­ti­ka­la­rı­nın ne­ti­ce­sin­de son on yılda or­ta­la­ma %7'nin üze­rin­de bü­yü­me kay­det­miş ve bu dö­nem­de yok­sul­luk %10 azal­mış­tır. Son 4-5 yılda bü­yü­me oran­la­rı %10'lara yak­laş­mış­tır.
Öte yan­dan, Hin­dis­tan nü­fu­su­nun halen önem­li bir bö­lü­mü­ne su ve elekt­rik gibi temel hiz­met­ler ulaş­ma­mak­ta­dır. 600 mil­yon Hint­li­nin evin­de elekt­rik bu­lun­ma­mak­ta­dır. Ener­ji alt­ya­pı­sın­da­ki ek­sik­lik ne­de­niy­le elekt­rik ke­sin­ti­le­ri en ge­liş­miş böl­ge­ler­de dahi yay­gın­dır. Ay­rı­ca, hızlı eko­no­mik bü­yü­me­ye pa­ra­lel ola­rak dış borç yük­sel­mek­te, bütçe ve cari iş­lem­ler açı­ğın­da artış kay­de­dil­mek­te­dir. Bü­yü­me­nin ge­tir­di­ği diğer bir sorun, artan re­fa­hın eşit ola­rak da­ğı­tı­la­ma­ma­sı­dır. Kır­sal ke­sim­ler eko­no­mik ge­liş­me­den ye­te­rin­ce pay ala­ma­mak­ta­dır.
Hin­dis­tan nü­fu­su­nun yak­la­şık %25'i günde 1 ABD Do­la­rı­nın, yine yak­la­şık %25i aşan ikin­ci di­li­mi ise günde 2 ABD Do­la­rı­nın al­tın­da bir ge­li­re sahip bu­lun­mak­ta­dır. Yok­sul­luk, eko­no­mi­de­ki en önem­li sorun ola­rak var­lı­ğı­nı his­set­tir­mek­te­dir. Buna kar­şı­lık, tah­mi­nen 300'er mil­yon­luk di­lim­ler ise orta ve orta üstü ge­li­re sa­hip­tir.
HİNDİSTAN'DA DİN
Din Hin­dis­tan'da bir hayat tar­zı­dır. Bütün Hint ge­le­nek­le­ri­nin ay­rıl­maz bir par­ça­sı­dır. Bir­çok Hint için din, gün­lük iş­ler­den eği­tim ve po­li­ti­ka­ya kadar ha­ya­tın her saf­ha­sı­na nüfuz et­miş­tir. Laik Hin­dis­tan, Hindu, İslam, Hı­ris­ti­yan­lık, Ja­inizm, Si­hizm ve diğer sa­yı­sız dini ge­le­ne­ğe ev sa­hip­li­ği yapar. Hin­du­la­rın ya­nın­da Müs­lü­man­lar önde gelen dini grup­tur ve Hint top­lu­mu­nun ay­rıl­maz bir par­ça­sı­dır. Hin­dis­tan En­do­nez­ya'dan sonra sa­yı­ca en ka­la­ba­lık Müs­lü­man nü­fu­sa sa­hip­tir. Hin­dis­tan'da tüm din­ler­ce kabul edi­len ortak uy­gu­la­ma­lar var­dır ve her yıl çe­şit­li müzik ve dans fes­ti­val­le­ri tüm top­lu­luk­lar­ca kut­la­nır. Her bi­ri­nin kendi hac yer­le­ri, kah­ra­man­la­rı, ef­sa­ne­le­ri ve hatta mut­fak alış­kan­lık­la­rı var­dır ki bu top­lu­mun temel özel­li­ği olan özgün fark­lı­lık için­de ka­rı­şır gider. Bu kadar çok din ol­ma­sı­na kar­şın Hin­dis­tan'da din­ler ara­sın­da bir ça­tış­ma yok­tur. Bu ne­den­le la­ik­li­ğin en iyi uy­gu­lan­dı­ğı ve din­ler arası say­gı­nın doruk nok­ta­sı­na ulaş­tı­ğı bir ül­ke­dir Hin­dis­tan.
GANDHİ'NİN ÜLKESİ
Gand­hi'nin ül­ke­sin­de­yiz. Bi­li­nen adı ile Ma­hat­ma Gand­hi... Hin­dis­tan ba­ğım­sız­lık ve sivil ita­at­siz­lik ha­re­ke­ti­nin li­de­ri ve yaşam fel­se­fe­si ha­li­ne ge­tir­di­ği "sivil ita­at­siz­lik" fel­se­fe­si­nin mi­ma­ri. Sivil ita­at­siz­lik kadar ve­je­ter­yan tarzı bes­len­mek­te Gand­hi'nin ol­maz­sa ol­maz­la­rın­dan­dır. Bu inanç­la İngi­liz em­per­ya­liz­mi­ni dize ge­ti­ren ül­ke­si­ne 1945 yı­lın­da ba­ğım­sız­lı­ğı­nı ka­zan­dı­ran eşsiz lider. Gandi bir Hindu ta­ra­fın­dan evi­nin bah­çe­sin­de öl­dü­rül­dü­ğün­de 79 ya­şın­day­dı. Doğum ta­ri­hi olan 2 Ekim. Bir­leş­miş Mil­let­ler­ce "Dünya Şid­de­te Hayır Günü" ola­rak kut­la­nır. "Göze göz, dişe diş dü­şün­ce­si bütün dün­ya­yı kör edecek" cüm­le­si ona ait­tir.
Hin­dis­tan'ın her yanı Gand­hi'den izler ta­şı­yor. Hin­dis­tan para bi­ri­mi üze­rin­de­ki Rupi'de Gand­hi'nin res­mi­ni gö­rür­sü­nüz. Cad­de­ler­de,. so­kak­lar­da, bil­bo­ard­lar­da ve ti­şört­ler­de Gandi'nin port­re­si­nin ise gü­lüm­se­di­ği­ni ya da bir öz­de­yi­şi­ni gö­rür­sü­nüz.
Hin­dis­tan'ı ge­zip­te bu büyük in­sa­nı anım­sa­ma­mak ol­maz­dı. O ne­den­le bu­gün­kü yazı di­zi­mi­zin ba­şın­da ondan bir kaç cümle ile söz etmek ve onun bel­lek­ler­de kalan şu söz­le­ri ile yazı di­zi­mi­ze devam etmek is­ti­yo­rum:
GANDHİ DİYORKİ,
" Bir in­sa­nı, ancak ger­çek­ten uyu­yor­sa uyan­dır­mak müm­kün­dür. Ama, eğer uyu­mu­yor da uyku tak­li­di ya­pı­yor­sa, dün­ya­nın bütün gay­ret­le­ri­ni sar­fet­se­niz, na­fi­le­dir. Bizi yo­ke­de­cek­ler şun­lar­dır: İlke­siz si­ya­set; vic­da­nı sol­la­yan eğ­len­ce; ça­lış­ma­dan zen­gin­lik; bil­gi­li ama ka­rak­ter­siz in­san­lar; ah­lâk­tan yok­sun bir iş dün­ya­sı; insan sev­gi­si­ni alt plana itmiş bilim; öz­ve­ri­den yok­sun bir din an­la­yı­şı. Bu dün­ya­da öy­le­si aç ya­şa­yan in­san­lar var ki, Tanrı on­la­ra ancak bir somun ekmek su­re­tin­de gö­rü­ne­bi­lir. Dün­ya­da gör­mek is­te­di­ği­niz de­ği­şik­li­ğin ken­di­si siz olun.. Her sabah kalk­tı­ğım zaman kendi ken­di­me şöyle söz ve­ri­rim: Dünya üze­rin­de vic­da­nım­dan başka kim­se­den kork­ma­ya­ca­ğım. Kim­se­nin hak­sız­lı­ğı­na boyun eğ­me­ye­ce­ğim. Ada­let­siz­li­ği ada­let­le yı­ka­ca­ğım ve mu­ka­ve­met et­mek­te ısrar eder­se onu, bütün mev­cu­di­ye­tim­le kar­şı­la­ya­ca­ğım. Sevgi her zaman ıs­tı­rap çeker, hiç­bir zaman ne gü­ce­nir ne de in­ti­kam al­ma­ya ça­lı­şır. Sevgi in­san­lı­ğın, şid­det hay­van­lı­ğın ka­nu­nu­dur. Sev­gi­nin ol­du­ğu yerde hayat var­dır. Sı­kıl­mış yum­ruk­lar­la el sı­kı­şa­maz­sı­nız. Şid­det gös­ter­me­me, inan­cı­mın bi­rin­ci mad­de­si­dir. Aynı za­man­da o, benim iti­ka­tı­mın da son mad­de­si­dir. Söy­le­dik­le­ri­ni­ze dik­kat edin; dü­şün­ce­le­re dö­nü­şür... Dü­şün­ce­le­ri­ni­ze dik­kat edin; duy­gu­la­rı­nı­za dö­nü­şür... Duy­gu­la­rı­nı­za dik­kat edin; dav­ra­nış­la­rı­nı­za dö­nü­şür... Dav­ra­nış­la­rı­nı­za dik­kat edin; alış­kan­lık­la­rı­nı­za dö­nü­şür... Alış­kan­lık­la­rı­nı­za dik­kat edin; de­ğer­le­ri­ni­ze dö­nü­şür... De­ğer­le­ri­ni­ze dik­kat edin; ka­rak­te­ri­ni­ze dö­nü­şür... Ka­rak­te­ri­ni­ze dik­kat edin; ka­de­ri­ni­ze dö­nü­şür... Siz kendi eli­niz­le tes­lim et­me­dik­çe, kimse ken­di­ni­ze olan say­gı­nı­zı eli­niz­den ala­maz. Önce önem­se­mez­ler, sonra gü­ler­ler, sonra kıs­ka­nır­lar, en so­nun­da ise ye­ni­lir­ler... Ada­let­siz re­ji­mi, ada­let­le yı­kı­nız. al­kış­lar önüne kan­sız elle çı­kı­nız. Basit yaşa ki baş­ka­la­rı da va­ro­la­bil­sin. Hak­sız­lı­ğa sapıp bütün in­san­lar seni takip ede­ce­ği­ne, ada­let­le ha­re­ket edip tek ba­şı­na kal daha iyi. Batı uy­gar­lı­ğı hak­kın­da ne dü­şü­nü­yor­su­nuz? so­ru­su­na ver­di­ği cevap: Zayıf in­san­lar af­fe­de­mez­ler. Af­fet­mek güç­lü­le­re has bir özel­lik­tir. Ben­cil­li­ğin gözü per­de­li­dir. Göze göz, dişe diş dü­şün­ce­si bütün dün­ya­yı kör edecek."
KAL­DI­ĞI­MIZ YER­DEN
De­lik­siz bir uy­ku­dan sonra tek­rar yeni bir güne baş­la­ya­ca­ğız. Kal­dı­ğı­mız otel sabah kah­val­tı­sı ver­me­di­ği için ya­kın­da­ki bir pas­ta­ne kahve ka­rı­şı­mı bir yerde kah­val­tı­mı­zı yap­tık. Göz­le­me, sütlü çay ana me­nü­müz oldu.
Hin­dis­tan'daki ikin­ci gü­nü­müz­de Yeni Delhi'yi ge­ze­ce­ğiz, "İndia Gate", "Hu­ma­yun Tür­be­si" "Qutup Minar" ve "Hare Krish­na Ta­pı­na­ğı" gibi yer­le­ri gör­me­yi he­def­li­yo­ruz. Bu arada se­vin­di­ri­ci bir haber alı­yo­ruz: Yol ar­ka­da­şı­mız Metin Azi­zoğ­lu'nun kay­bo­lan va­li­zi de bu­lun­du ve öğle sa­at­le­rin­de Delhi'de ola­ca­ğı haber ve­ril­di. He­pi­mi­zi bir se­vinç dal­ga­sı sardı. Metin ha­va­ala­nı­na va­li­zi­ni alma üzere gi­der­ken bizde 6 kişi prog­ram­da olan yer­le­ri gez­mek-gör­mek üzere yol­la­ra dü­şü­yo­ruz.
Pazar günü ol­ma­sı­na kar­şın her ya­nı­mız insan seli.

         YARIN : YENİ DELHİ
 


Bu yazı 5977 defa okunmuştur.



Mehmet Emin Berber Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer