17-01-2020 Aydın BALCI

Rauf Denk­taş 13 Ocak 2012 yı­lın­da hakka yü­rü­dü. Türk dün­ya­sı bir yi­ği­di­ni kay­be­de­li 8 sene olu­yor. 88 yıl­lık ha­ya­tı şöy­ley­di:
Rauf Denk­taş, 27 Ocak 1924 ta­ri­hin­de Kıb­rıs'ın liman şehri Baf'da doğdu.
1,5 ya­şın­day­ken an­ne­si­ni kay­be­den Rauf Denk­taş an­ne­an­ne­si ve ba­ba­an­ne­si ta­ra­fın­dan bü­yü­tül­dü ve 1930 yı­lın­da eği­tim için İstan­bul'a gön­de­ril­di. Ar­na­vut­köy'de il­ko­kul­dan li­se­ye kadar eği­tim veren Fevzi Ati Li­se­si'nde ya­tı­lı oku­ma­ya baş­la­dı. Or­ta­okul­dan sonra Kıb­rıs'a döndü ve 1941 yı­lın­da Lef­ko­şa İngi­liz Okulu'ndan mezun oldu. Mezun ol­ma­sı­nın ar­dın­dan Fazıl Küçük'ün Hal­kın Sesi ga­ze­te­sin­de ya­zı­lar yaz­ma­ya baş­la­dı. Daha sonra bir süre Ma­ğu­sa'da ter­cü­man­lık, mah­ke­me­ler­de me­mur­luk ve İngi­liz Okulu'nda öğ­ret­men­lik yaptı. 1944 yı­lın­da hukuk eği­ti­mi için Lin­coln's Inn'de oku­mak üzere Bir­le­şik Kral­lık'a gitti. 1947 yı­lın­da adaya döndü ve avu­kat­lı­ğa baş­la­dı.[ Son­ra­la­rı sav­cı­lı­ğa geçti ve 1956 yı­lın­da baş­sav­cı­lı­ğa yük­sel­di.
Rauf Denk­taş 27 Kasım 1948 ta­ri­hin­de Kıb­rıs Türk­le­ri­nin dü­zen­le­di­ği ilk mi­ting­de Fazıl Küçük ile be­ra­ber ha­tip­lik yaptı. Halka ilk hi­ta­bı­nı bu ve­si­ley­le ve 24 ya­şın­day­ken yaptı. Türk ce­ma­ati­nin iki önem­li ismi Faiz Kay­mak ve Fazıl Küçük ara­sın­da ara bu­lu­cu ro­lü­nü üst­le­nip, top­lu­mun çı­kar­la­rı­nın ta­kip­çi­si oldu. Faiz Kay­mak'ın tek­li­fi ve Fazıl Küçük'ün tas­vi­biy­le Kıb­rıs Türk Ku­rum­lar Fe­de­ras­yo­nu Kong­re­si'nde baş­kan­lı­ğa se­çil­di. Sav­cı­lık gö­re­vin­den emek­li­lik hak­kı­nı ka­zan­ma­sı­na altı ay kala, Bir­le­şik Kral­lık yö­ne­ti­mi­ni zor­luk­la ikna ede­rek is­ti­fa etti ve ce­ma­at so­run­la­rıy­la uğ­raş­ma­ya baş­la­dı. 1949 yılı yaz ay­la­rın­da avu­kat­lık yap­ma­ya baş­la­yan Denk­taş, 1955 yı­lın­da te­rö­rist bir hü­vi­ye­te bü­rü­nen Eno­sis­le mü­ca­de­le­de ve EOKA kar­şı­sın­da Kıb­rıs Türk­le­ri­nin di­re­ni­şi­ne yön verdi. 1958 yı­lın­da hü­ku­met­te­ki gö­re­vin­den is­ti­fa etti. Ar­ka­daş­la­rıy­la 1 Ağus­tos 1958 ta­ri­hin­de Türk Mu­ka­ve­met Teş­ki­la­tı'nı (TMT) kurdu.
1958 yı­lın­da Rum ted­hiş­çi­ler, Türk köy­le­ri­ne sal­dı­rın­ca, Türk­ler de bu olay­la­rı pro­tes­to etti. Zü­rih-Lond­ra ant­laş­ma­la­rı ön­ce­sin­de Fazıl Küçük ile bir­lik­te An­ka­ra'ya Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı Fatin Rüştü Zorlu ile gö­rüş­me­ye gitti. Bu gö­rüş­me­de adaya Türk as­ke­ri­nin gön­de­ril­me­si tek­li­fi­ni dile ge­tir­di. 1959 Zürih ve Lond­ra Ant­laş­ma­la­rı ile, 1960 Ant­laş­ma­la­rı ve Kıb­rıs Cum­hu­ri­ye­ti Ana­ya­sa­sı'nın ha­zır­lan­ma­sın­da çaba gös­ter­di. Aynı yıl Türk Ce­ma­at Mec­li­si üye­li­ği ve Türk Ce­ma­ati İcra Ko­mi­te­si Baş­kan­lı­ğı'na se­çil­di. 16 Ağus­tos 1960 ta­ri­hin­de 650 ki­şi­lik Türk Alayı Ma­go­sa Li­ma­nı'na ayak bastı. 1963 olay­la­rın­dan sonra te­mas­lar­da bu­lun­mak üzere An­ka­ra'ya gitti. Te­mas­la­rı­nı ta­mam­la­ya­rak bir san­dal­la Kıb­rıs'a geçti ve Türk di­re­ni­şi­ni ör­güt­le­me­ye baş­la­dı.
1964 Lond­ra Kon­fe­ran­sı'ndan sonra Ma­ka­ri­os ta­ra­fın­dan is­ten­me­yen adam ilan edil­di. Kıb­rıs'a gir­me­si ya­sak­lan­dı. Giz­li­ce Eren­köy'e çı­ka­rak sa­va­şa ka­tıl­dı. 1967 yı­lın­da adaya giz­li­ce gi­rer­ken tu­tuk­lan­dı. Yoğun gi­ri­şim­ler so­nu­cu Tür­ki­ye'ye iade edil­di. 1968 yı­lın­da adaya giriş ya­sa­ğı kal­dı­rı­lın­ca Kıb­rıs'a döndü.
1970 se­çim­le­rin­de Türk Ce­ma­at Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı'na se­çil­di. 18 Şubat 1973 ta­ri­hin­de Fazıl Küçük gö­re­vin­den ay­rıl­ma­sı üze­ri­ne Kıb­rıs Cum­hur­baş­ka­nı Yar­dım­cı­sı se­çil­di. Bu gö­re­vin­den 28 Şubat 1973 ta­ri­hin­de is­ti­fa etti ve aynı gün Kıb­rıs Türk Yö­ne­ti­mi Baş­ka­nı se­çil­di. Kıb­rıs Ha­re­kâ­tı'nın ar­dın­dan 13 Şubat 1975 ta­ri­hin­de Kıb­rıs Türk Fe­de­re Dev­le­ti'nin ila­nın­dan sonra dev­let ve mec­lis baş­ka­nı gö­rev­le­ri­ni de yü­rüt­tü ve ana­ya­sa uya­rın­ca 1976 yı­lın­da ya­pı­lan ilk genel se­çim­ler­de dev­let baş­kan­lı­ğı­na se­çil­di. 1981 yı­lın­da ikin­ci kez dev­let baş­ka­nı oldu.

15 Kasım 1983 ta­ri­hin­de Kuzey Kıb­rıs Türk Cum­hu­ri­ye­ti'nin ila­nın­dan sonra tek­rar cum­hur­baş­kan­lı­ğı­na se­çil­di. 22 Nisan 1990 ta­ri­hin­de ya­pı­lan erken se­çim­de ikin­ci kez cum­hur­baş­ka­nı se­çil­di. 1995'teki se­çim­ler­de de cum­hur­baş­ka­nı se­çil­di. 2000 yı­lın­da­ki se­çim­ler­de %43.67 ora­nın­da oy aldı ve seçim ikin­ci tura kaldı; ama ikin­ci tura kalan diğer aday olan Der­viş Eroğ­lu'nun çe­kil­me­si üze­ri­ne se­çim­den galip ola­rak çıktı. 2004 yı­lın­da BM genel sek­re­te­ri Kofi Annan'ın Kıb­rıs So­ru­nu'nun çö­zü­mü için ha­zır­la­dı­ğı Annan Planı'na karşı çık­ma­sı­na rağ­men plan Kıb­rıs­lı Türk­ler ta­ra­fın­dan kabul edil­se de Kıb­rıs­lı Rum­la­rın red­det­me­si üze­ri­ne ha­ya­ta geç­me­di. 17 Nisan 2005 ta­ri­hin­de ya­pı­lan Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çim­le­rin­de aday ol­ma­dı ve 24 Nisan 2005 ta­ri­hin­de gö­re­vi yeni se­çi­len cum­hur­baş­ka­nı Meh­met Ali Talat'a dev­ret­ti.

Si­ya­si ya­şa­mı­nın yanı sıra yazar kim­li­ğiy­le de öne çıkan Rauf Denk­taş'ın, 1985 yı­lı­nın son ay­la­rın­dan bu­gü­ne, Yeni Asya Ya­yın­la­rı ara­sın­da çıkan ki­tap­la­rı bu­lu­nu­yor. Denk­taş; Sa­adet Sır­la­rı, Ateş­siz Ce­hen­nem, Cri­mi­nal Cases, 12'ye 5 Kala, Ak­ri­tas Planı, A Short Dis­co­ur­se of Cyp­rus, The Cyp­rus Prob­lem, Cyp­rus Tri­ang­le, Genç­ler­le Baş­ba­şa, Kur'an'dan İlham­lar, Genç­le­re Öğüt­ler, İmti­han Dün­ya­sı, Ya­rın­lar İçin, Kıb­rıs Girit Ol­ma­sın, A Hand­bo­ok of Cri­mi­nal Cases, Cyp­rus Prob­lem in a Nuts­hell ile Kadın ve Dünya ki­tap­la­rı­nı yazdı. Ay­rı­ca Denk­taş, çok me­rak­lı bir fo­toğ­raf­çı özel­li­ği ile de bi­lin­mek­te, fo­toğ­raf ma­ki­na­sı­nı elin­den bı­rak­ma­mak­tay­dı. Rauf Denk­taş, Hal­kın Sesi ga­ze­te­sin­de ya­zı­lar yaz­mak­ta ve ART isim­li te­le­viz­yon ka­na­lın­da Pa­zar­te­si gün­le­ri Denk­taş'ın Gün­de­mi adlı, gö­rüş­le­ri­ni an­lat­tı­ğı prog­ra­mı sun­mak­tay­dı.
8 Ocak ge­ce­si organ yet­mez­li­ği teş­hi­si ile Yakın Doğu Üni­ver­si­te­si Has­ta­ne­si'ne kal­dı­rı­lan Rauf Denk­taş, te­da­vi gör­dü­ğü has­ta­ne­de 13 Ocak 2012 ta­ri­hin­de 88 ya­şın­da vefat etti. Ve­fa­tı­nın ar­dın­dan Tür­ki­ye ve KKTC'de ulu­sal yas ilan edil­di. 17 Ocak 2012 günü, ya­pı­lan dev­let tö­re­niy­le Lef­ko­şa'daki Cum­hu­ri­yet Parkı'nda def­ne­dil­di.

Rauf Denk­taş bay­rak aşkı ile öl­müş­tü:

Benim iki bay­ra­ğım var
Biri ana, bi­ri­si kız
Benim iki bay­ra­ğım var
İki­si­nin de bağ­rın­da
Na­mu­sum­dur ayla yıl­dız

Biri da­mar­la­rım­da kan

Biri al­nım­da aktır
Benim iki bay­ra­ğım var
Bi­ri­si gönül ya­ra­sı
Biri tü­ken­me­yen aşk­tır

Biri yü­rek­ler­de sabır
Biri yaş­tır kir­pik­ler­de
Benim iki bay­ra­ğım var
Göl­ge­si üs­tü­me düşer

Biri Ana­mur'da gurup
Biri Girne'de şa­fak­tır
Benim iki bay­ra­ğım var
Biri yur­du­mun ta­pu­su
Biri kan be­de­li, hak­tır.

Biri du­dak­la­rım­da duam
Biri göz­ler­de amin­dir
Biri güneş gibi sıcak
Biri ay gibi se­rin­dir.


Bu yazı 2339 defa okunmuştur.



Aydın BALCI Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer