01-08-2019 Aydın BALCI

Türk mil­le­ti tarih bo­yun­ca za­fer­den za­fer­le­re koş­muş, çoğu kı­ta­ya düzen ge­tir­miş­tir. Buna ek ola­rak da kendi ta­ri­hin­de­ki dönüm nok­ta­sı teş­kil eden za­fer­le­rin büyük ço­ğun­lu­ğu da ağus­tos ayı için­de ka­za­nıl­mış­tır. İnsa­nın bu aya is­mi­ni neden bir Türk değil de bir Roma im­pa­ra­to­ru olan Augus­tus ver­miş­tir diye ha­yıf­la­na­sı ge­li­yor. Ta­rih­te­ki çoğu büyük adım da böy­le­ce bu ayda atıl­mış ol­mak­ta­dır. Çünkü Türk' ün za­fer­le­ri hep bir dönüm nok­ta­sı ol­muş­tur.

Söz ge­li­mi Ma­larz­girt Mey­dan Mu­ha­be­re­si… Türk için ha­zır­la­nan bir coğ­raf­ya olan Ana­do­lu'ya kesin gi­ri­şi­mi­zin baş­lan­gı­cı… 26 Ağus­tos 1071. Büyük Sel­çuk­lu or­du­su ile içe­ri­den yı­kıl­mış bir Bi­zans or­du­su Ma­larz­girt ova­sın­da kar­şı­laş­mış­lar. Ancak Bi­zans' ın ken­di­ne olan boş gü­ve­ni Sul­tan Al­pars­lan'ın kar­şı­sın­da bir anlam ifade ede­me­miş­ti. Ki Bi­zans zaten Sel­çuk­lu ta­ra­fın­dan hep bu sa­vaş­tan önce de mu­ha­sa­ra edil­miş­ti. Hem açık­ça sa­va­şa­rak hem de içe­ri­den oya­rak. Bi­zans işte bu hal­dey­di… kendi top­rak­la­rı­nı bile ko­ru­ya­ma­yan bir dev­let ko­nu­mun­day­dı. Onun için Sul­tan Al­pars­lan' ın Ana­do­lu' yu al­ma­sı o kadar da zor ol­ma­dı. Bi­zans' ın için­de­ki Pe­çe­nek ka­rın­daş­la­rı­mız da savaş sı­ra­sın­da bizim saf­la­rı­mı­za geç­miş­ti. Para ve iman karşı kar­şı­yay­dı, mil­let sev­gi­si ne de olsa ima­nın bir par­ça­sıy­dı
Aynı ima­nın de­ğiş­mez un­sur­lar bun­dan 850 yıl sonra Ana­do­lu' nun iç­le­rin­de yine aynı Yunan' a karşı du­ru­yor ve 23 Ağus­tos Sa­kar­ya Mey­dan Mu­ha­be­re­si ile ka­za­nı­la­ma­mış za­fer­ler­le geçen yıl­lar­lın makus ta­li­hi­ni yen­miş olu­yor yine 30 Ağus­tos' ta Büyük Ta­ar­ruz ile Yunan' ı Yu­na­nis­tan' a hap­se­di­yor­duk. İşte bu imana dik­kat çeken Prof. Dr. Ze­ke­ri­ya Ki­tap­çı
AL­PARS­LAN VE ATA­TÜRK MA­LAZGİRT VE BAŞ­KO­MU­TAN­LIK MEY­DAN MU­HA­RE­BE­LERİ İKİ ZAFERİN KADER SIR­LA­RI adlı ma­ka­le­sin­de şu sa­tır­la­ra yer ve­ri­yor­du:
“Her iki zafer de dünya si­ya­sî ta­ri­hi­nin mec­ra­sı­nı de­ğiş­tir­miş ve Türk Dev­le­ti ol­ma­dan rahat bir Av­ru­pa ve Orta Do­ğu­nun ola­ma­ya­ca­ğı­nı or­ta­ya koy­muş­tur. Ay­rı­ca Türk var­lı­ğı dün­ya­nın bu en kri­tik böl­ge­sin­de Orta Do­ğu­da en mü­es­sir bir denge un­su­ru ha­li­ne gel­miş­tir. Bugün bile “Yurt­ta Sulh Ci­han­da Sulh” pren­si­bi ile ha­re­ket eden ve iki binli yıl­lar­da 70 mil­yon ol­ma­sı bek­le­nen güçlü, ge­liş­miş bir Tür­ki­ye dost­la­rı­na ümit, düş­man­la­rı­na ise korku ve en­di­şe kay­na­ğı ol­mak­ta­dır.
Bütün bun­lar, ebet müd­det Türk Dev­le­ti ve ebe­di­ye­te kadar akıp gi­decek Türk millî var­lı­ğı­nın de­va­mı için­dir. Ebe­di­yet yo­lun­da kah­ra­man or­du­mu­zun ka­zan­dı­ğı za­fer­ler, o ulu yolu ay­dın­la­tan milli me­şa­le­le­ri­miz­dir. Bu, dün böyle ol­du­ğu gibi, bugün de böyle olmuş, yarın da böyle ola­cak­tır. Ne yazık ki böy­le­si­ne ulu gaye ve yük­sek ne­ti­ce­le­ri olan Ma­laz­girt Mey­dan Mu­ha­re­be­si­ne sö­mür­ge­ci bir zih­ni­yet­le bakan sözüm ona yerli ay­dın­la­rı­mız var­dır. Ancak onlar unut­ma­sın­lar ki,
Ma­laz­girt za­fe­ri­ne bir is­ti­la ha­re­ke­ti gözü ile ba­kan­la­rı, ne Al­pars­lan ve ne de Ata­türk'ün yüce ruhu hiç bir zaman af­fet­me­ye­cek­tir. “Ne Mutlu Tür­küm Di­ye­ne” ve bunu söy­le­me­nin gu­ru­ru­nu du­ya­na.”
Ve ay­rı­ca ulu Sel­çuk­lu' dan sonra ku­ru­lan Os­man­lı ken­di­ni do­ğu­da da ba­tı­da da hakim kıl­mak is­te­miş­ti. O yüz­den do­ğu­da büyük se­fer­ler yaptı. Fatih Uzun Hasan' ın üze­ri­ne 11 Ağus­tos 1473 yı­lın­da Ot­luk­be­li' nde yü­rü­dü ve do­ğu­yu teh­dit eden, Trab­zon Rum İmpa­ra­tor­lu­ğu ile ak­ra­ba­lı­ğı olan bu Türk bey­li­ği­ni sı­nır­la­rı­na katıp Ana­do­lu' yu Os­man­lı yurdu yap­mak için büyük bir adım atmış oldu.
Ha­ke­za to­ru­nu Sul­tan Selim de do­ğu­ya se­fer­ler dü­zen­le­di ve bun­lar İran ve Mısır odak­lı se­fer­ler­di. 23 Ağus­tos 1514 yı­lın­da Çal­dı­ran' da Sul­tan Selim Şah İsmail' i çok ağır şe­kil­de mağ­lup etti. Yine bir kar­deş kır­gı­nı ya­şa­nı­yor­du ne de olsa fark­lı dev­let­ler olsa da do­ğu­nun tek ha­ki­mi vardı o da Türk­ler idi.

Yine 24 Ağus­tos 1516 yı­lın­da Mem­lük Sul­ta­nı ile Sul­tan Selim Mer­ci­da­bık' ta sa­vaş­tı. İki Türk hü­küm­da­rı­nın kar­deş kav­ga­sın­da ka­za­nan yine Sul­tan Selim oldu. Mem­lük Sul­ta­nı Gansu Gavri şehit oldu. Artık Or­ta­do­ğu' nun ka­pı­la­rı Os­man­lı­la­ra tam ola­rak açıl­mış­tı, hedef Mısır idi.

Yine ağus­tos ayın­da, 29 Ağus­tos 1521' de Yavuz' un to­ru­nu Ka­nu­ni Sul­tan Sü­ley­man Belg­rad' ı fet­het­ti. Ma­car­lar artık Os­man­lı te­ba­asıy­dı.

Ka­nu­ni' nin Ma­car­la­rın üze­rim­ne yü­rü­dü­ğü bir başka sefer olan Mohaç 29 Ağus­tos 1526 ' da ger­çek­leş­miş ve ta­rih­te­ki en kısa süren savaş ve en ağır ye­nil­gi ola­rak ka­yıt­la­ra geç­miş­tir. Türk­le­rin dur­du­ru­la­ma­ya­ca­ğı bir daha is­pat­lan­mış­tır.

Ka­nu­ni' nin oğlu Sul­tan 2. Selim de 1 Ağus­tos 1571' de Kıb­rıs'ı fet­he­de­rek Ak­de­niz' de tam bir Türk ha­ki­mi­ye­ti sağ­lan­dı. Ancak 400 sene sonra tek­rar fet­he­dil­me­si ge­re­ke­cek­ti.

İşte Türk hep bi­lin­di­ği şe­kil­de yine za­fer­ler ka­zan­mış ve dün­ya­nın ta­ri­hi­ni baş­tan yaz­mış­tır.


Bu yazı 2307 defa okunmuştur.



Aydın BALCI Diğer Yazıları
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer