12-05-2022 Av. Yusuf Ziya Özalp

“... Ev­la­dım.. Benim adımı Sındı köy ağa­la­rın­dan dedem, Ömer ağa koy­muş..​ Doğdu­ğum yıl­lar­da de­de­min çok sev­di­ği D i l b e r adın­da bir kızın aşk öy­kü­sü­nü an­la­tan bir türkü var­mış.. Bana adını ver­miş...
Doğup bü­yü­dü­ğüm Ata evi­miz, Sındı kö­yü­nün en ku­ze­yin­de , öte­sin­de ,kö­yü­mü­ze göre bü­yü­cek, iki katlı, et­ra­fın­da hay­van dam­la­rı, kiler, depo ve başka ek­len­ti­le­ri olan bir ağa evi­dir.. Hatta evi­mi­zin ça­tı­sın­da­ ki oluk­tan akan yağ­mur su­la­rıy­la bes­le­nen yerin al­tın­da, evi­mi­zin bi­ti­şi­ğin­de bir sar­nı­cı­mız bile vardı. Ça­ma­şır, bu­la­şık su­yu­mu­zu bu yer altı sar­nı­cın­dan bak­raç­lar­la, te­ne­ke­ler­le çek­ti­ği­miz sudan temin eder­dik..
"... Sar­nıç şimdi ye­rin­de du­ru­yor mu .? Bil­mi­yo­rum..​ Bil­mek­te is­te­mi­yo­rum.. Ağa to­ru­nu olmam ne­de­niy­le tan­ta­na­lı geç­mi­şi­mi­zin me­ka­nı olan bu bü­yü­cek evi­mi­zin harap ha­li­ni gör­mek te is­te­me­di­ğim için artık ora­la­ra git­mi­yo­rum."
."...​Ata evi­mi­zin pen­ce­re­le­rin­de, kö­yü­müz­de hiç kim­se­nin evin­de ol­ma­yan, rah­met­li ne­ne­ci­ği­mi kem göz­ler­den ko­ru­mak için ya­pıl­mış ka­fes­ler bile vardı. ​Evi­mi­zin al­tın­da­ki de­po­da çok es­ki­ler­den kalma yağ ce­re­le­ri yere gö­mü­lüy­dü ve her yıl silme do­lar­dı.."
Ço­cuk­lu­ğum­da bu ce­re­le­rin yere yakın ağız­la­rın­dan bü­yü­cek meş­ra­pa­lar­la yağ alıp, yere bir damla yağ akıt­ma­dan 'ala­vat­la' şi­şe­le­re dol­dur­mak benim gö­re­vim­di ve bun­dan müt­hiş bir zevk alır­dım..​Rah­met­li Ömer de­de­ci­ğim :
-- Zey­tin ya­ğı­nın dam­la­sı şifa..​He­ba­sı ha­ram­dır .. derdi...
İşte benim evi­mi­zin ku­ze­yin­de­ki "G o c a - d a ğ " or­man­la­rın­da çıkan bir yan­gın­dan kaçıp pe­ri­şan bir halde arka bah­çe­mi­ze sı­ğı­nan vahşi kedi vaşak yav­ru­suy­la mu­hab­be­tim, öle­si­ye dost­lu­ğum, ar­ka­daş­lı­ğım bu ağa evin­de baş­la­dı..
Taaa.. ki.; De­de­min ölü­mü­ne kadar sürdü..
Bu vahşi ke­di­ci­ği­miz.. ken­di­si­ni bü­yü­ten, Baba bil­di­ği de­de­min ölü­mün­den sonra vah­şe­tin çağ­rı­sı­na ka­pı­lıp, kay­bol­du gitti...
Ge­ce­nin bir vak­tin­de de­de­min me­za­rı ba­şın­da bir kaç defa gö­ren­ler olmuş..." (sü­recek)
*Ala­vat : Huni"...


Bu yazı 692 defa okunmuştur.



Av. Yusuf Ziya Özalp Diğer Yazıları
reklam
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer