21-12-2019 16:46 GÜNDEM

MARAŞ KATLİAMI'NDA YAŞAMINI YİTİRENLER ANILDI

Rıza EZER : Maraş Katliamının 41. Yılı sebebiyle Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Şubesi ve Datça Demokrasi Platformu tarafından Basın Açıklaması düzenledi.

MARAŞ KATLİAMI'NDA YAŞAMINI YİTİRENLER ANILDI

Cumhuriyet Meydanında  Cuma Günü (20.12.2019) saat 16.00  da gerçekleşen basın açıklamasında''Can­lar...
Sev­gi­li dost­lar...
İnsan­lık sev­gi­si­ni yü­re­ğin­de ta­şı­yan­lar...
Vic­dan­la­rı­nı hala yi­tir­me­yen güzel in­san­lar...
İnsan­lık ta­ri­hin­de ger­çek­leş­ti­ri­len toplu kı­yım­la­rın en vah­şi­le­rin­den bi­ri­si olan Maraş Kat­li­amı­nın 41'nci yıl­dö­nü­mü ne­de­niy­le top­lan­mış bu­lun­mak­ta­yız.
Maz­lum­lar, ma­sum­lar, hak­tan yana olan­lar Ker­be­la'da nasıl kat­le­dil­di­ler ise Ma­raş­ta'da yine maz­lum­lar, ma­sum­lar, Maraş'ın ger­çek sa­hip­le­ri 41 yıl önce çocuk, kadın, erkek, eş, dost de­me­den aynı şe­kil­de kat­le­dil­di­ler.
Kenan Evren im­za­sıy­la ka­yıt­la­ra düş­müş 12 Eylül'ün “gizli” iba­re­li bel­ge­le­rin­de “3K teh­di­di” ola­rak gös­te­ri­len “kı­zıl­baş­lar, kürt­ler ve ko­mü­nist­ler kat­le­dil­miş­tir Maraş'ta.
1978'in 19-26 Ara­lık ta­rih­le­ri ara­sın­da Maraş'ta ya­şa­nan kat­li­ama ta­nık­lık eden­le­rin an­lat­tık­la­rı tüm in­san­lı­ğa ibret ve­ri­ci ni­te­lik­te­dir:
-10 ya­şın­da­ki bir çocuk ka­ça­rak kom­şu­la­rı­na sı­ğı­nır ancak onca yıl­lık kom­şu­la­rı onu evine al­maz­lar.
-İnsan­la­rı ağaç­la­ra çi­vi­le­yip ateş ede­rek öl­dü­rür­ler.
-Bir çocuk ko­ca­man bir ka­zan­da kay­nar suya atı­la­rak öl­dü­rü­lür.
-Ta­nık­lar göz­yaş­la­rı için­de; “Siz genç kız­la­rın me­me­le­ri­nin ke­si­lip so­pa­la­rın ucuna ta­kıl­dı­ğı bir kat­li­am gör­dü­nüz mü?” hay­kı­rış­la­rı ya­şa­dık­la­rı tra­je­di­nin bo­yut­la­rı­nı an­la­tı­yor­lar­dı.

1921 Koç­gi­ri, 1938 Der­sim, 1978 Ma­raş-Ma­lat­ya, 1980 Çorum, 1993 Sivas, 1995 Gazi, Gezi, Suruç, An­ka­ra Garı kat­li­am­la­rı...?Bu toplu kı­yım­la­rı ha­zır­la­yan­la­rın hey­be­le­rin­de hep Ale­vi­ler başta olmak üzere sol­cu­lar, sos­ya­list­ler vardı.
Çünkü ta­sar­la­yı­cı­lar bu ül­ke­ye ay­dın­lık bir yüz, çağ­daş bir ge­lecek is­te­mi­yor­lar­dı. O yüz­den ön­ce­lik­le ale­vi­ler on­la­ra göre engel oluş­tu­ru­yor­du. Yok edil­me­le­ri ge­re­ki­yor­du.
Bin­ler­ce ca­nı­mız kat­le­dil­di, bin­ler­ce­si ya­ra­lan­dı. Tüm bu kat­la­im­la­rın il­ginç olan iki ben­zer yanı var­dır. Bun­lar­dan biri; olay­la­rın ta­ma­mın­da dev­let me­mu­ru sı­fa­tıy­la “görev” yapan ve Di­ya­net kad­ro­la­rın­da bu­lu­nan din adam­la­rı­nın din­dar ce­ma­at­le­ri tah­rik et­me­si, di­ğe­ri de gü­ven­lik men­sup­la­rı­nın olayı ön­le­mek ye­ri­ne, sal­dır­gan­lar­dan yana taraf ol­ma­la­rı­dır.
Kat­li­am­da baş­rol oy­na­yan fa­şist ka­til­ler ödül­len­di­ril­di. Bu ka­til­le­rin ki­mi­le­ri mil­let­ve­ki­li ya­pıl­dı. Kat­li­am da­va­sı­na mü­da­hil olan Cey­hun Can, Halil Sıtkı Gül­lü­oğ­lu ve Ahmet Albay peş peşe infaz edil­di­ler.
Sev­gi­li dost­lar, daha bir kaç gün önce Ma­lat­ya'da Alevi can­la­rı­mı­zın yo­ğun­luk­ta ya­şa­dı­ğı Cemal Gür­sel ma­hal­le­sin­de ve İzmir'de ev­le­ri­mi­zin ka­pı­la­rı kır­mı­zı çarpı işa­re­ti ile işa­ret­len­miş­tir. Maraş kat­li­amı ön­ce­sin­de de kul­la­nı­lan bu işa­ret­ler biz­le­ri şa­şırt­ma­mış­tır. Biz Ale­vi­ler, bu işa­ret­le­ri ilk kez gör­mü­yo­ruz, daha önce Er­zin­can'da, Antep'te ve Adı­ya­man'da da gör­dük. Bu ne­den­le ya­şa­dık­la­rı­mı­za artık şa­şır­mı­yo­ruz!
Evet, ölüm teh­dit­le­ri alı­yo­ruz ve her türlü bas­kı­nın ya­nın­da üze­ri­miz­de kat­li­am pro­va­la­rı ya­pıl­ma­ya devam edi­li­yor. Ama bi­lin­me­li­dir ki kork­mu­yo­ruz!
Maraş da da yol­la­rı ka­pa­tıp, has­ta­ne­le­ri ku­şa­ta­rak ya­ra­lı­la­rın te­da­vi­le­ri­ni en­gel­le­di­ler. Bir çok ca­nı­mı­zı da bu yüz­den kay­bet­miş­tik.
Kat­li­amın ar­dın­dan bir çok alevi ve solcu yurt­taş ma­lı­nı mül­kü­nü bı­ra­ka­rak ca­nı­nı kur­tar­mak ama­cıy­la Maraş'ı terk et­miş­ti ve Maraş'ın de­mog­ra­fik ya­pı­sı­nı de­ğiş­tir­miş­ler­di.
Ül­ke­mi­zi yö­ne­ten si­ya­set­çi­ler; geç­miş­te ol­du­ğu gibi bugün de yüz­leş­mek­ten kor­ku­yor. Çünkü yüz­leş­me­nin aynı za­man­da hesap ver­mek ol­du­ğu­nu bi­li­yor. Çünkü yüz­le­şil­di­ği tak­dir­de si­hir­li tarih ay­na­sı­nın neler söy­le­ye­ce­ği­ni bi­li­yor. Oysa Al­man­ya­nın yap­tı­ğı gibi mert­çe bütün dün­ya­ya geç­miş­te ya­şan­ma­sı­na ve ya­şa­tıl­ma­sı­na engel ola­ma­dı­ğı, ken­di­nin de dahli ol­du­ğu in­fi­al bo­yu­tun­da­ki olay­la­rı kabul edip özür di­le­se tüm dün­ya­da­ki say­gın­lı­ğı ar­ta­cak, çağ­daş top­lum ya­rat­ma­nın te­mel­le­ri­ni ata­cak ve ge­le­cek­te de böyle kat­li­am­lar ya­şan­ma­sı­nın kül­tü­rel ve sos­yo­lo­jik te­mel­le­ri­ni atmış ola­cak­tır. İşte dev­let sa­de­ce bunu bil­mi­yor-muş- gibi ya­pı­yor.
Dev­let ve si­ya­si ik­ti­dar “Biz dev­let ve si­ya­si ik­ti­dar ola­rak, siz Ale­vi­le­ri, sol­cu­la­rı 41 yıl önce Maraş'ta, 36 yıl önce Sivas'ta ko­ru­mak için, gö­re­vi­mi­zi ve so­rum­lu­lu­ğu­mu­zu ye­ri­ne ge­ti­re­me­dik. Maraş'ta yüz­ler­ce in­sa­nın kat­le­dil­me­si­ni, Ma­dı­mak Oteli'nde diri diri ya­kıl­ma­nı­zı en­gel­le­ye­me­dik. Ale­vi­ler siz­den özür di­le­riz!!” di­ye­me­di­ler.

Yal­nız pa­pa­ğan gibi şun­la­rı söy­lü­yor­lar hep; “ka­şı­ma­yın, unu­tun” di­yor­lar. Unu­ta­lım mı? Ya­şa­dı­ğı­mız, ta­nık­lı­ğı­nı yap­tı­ğı­mız ka­ran­lık ta­ri­hin biz­ler­de ya­rat­tı­ğı trav­ma­lar, bize unut­ma­nın bir iha­net ol­du­ğu­nu öğ­ret­ti. Unut­ma­nın, kat­li­am­lar, toplu kı­yım­la­rı “ye­ni­den ya­şa­mak­la” eş­de­ğer ol­du­ğu­nu bi­li­yo­ruz.
Bu ne­den­le, böyle acı­la­rın tek­rar ya­şan­ma­ma­sı­nın ve de­mok­ra­tik­leş­me­nin tek yolu ta­rih­sel yüz­leş­me ve he­sap­laş­ma ile müm­kün ola­cak­tır.
Maraş da­va­sı­nın ye­ni­den açıl­ma­sı, kat­li­amın se­bep­le­riy­le yüz­le­şil­me­si kim­se­yi ay­rış­tır­maz, ak­si­ne in­sa­ni de­ğer­ler et­ra­fın­dan bü­tün­leş­ti­rir, sa­hi­ci bir yüz­leş­me in­sa­ni olan­la, in­sa­ni ol­ma­ya­nın ay­rış­ma­sı­nı sağ­la­ya­cak­tır.
Dün­ya­nın uygar dev­let­le­rin­de ol­du­ğu gibi, iş­len­miş suç­lar­dan do­la­yı özür di­le­mek, ge­le­ce­ğin sağ­lam te­mel­le­ri­ni atmak için ge­rek­li­dir.
Tüm çağ­daş ül­ke­ler­de ol­du­ğu gibi ırk­çı­lık, mez­hep­çi fa­şi­zan yak­la­şım ül­ke­miz­de de ya­sak­lan­ma­lı; etnik ve din­sel ırk­çı­lık ve ay­rım­cı­lık suçu iş­le­yen­ler, in­san­lı­ğa iha­net su­çuy­la yar­gı­lan­ma­lı­dır.
Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti dev­le­ti bün­ye­si­ne nüfus etmiş çağ­dı­şı mez­hep­çi fa­şizm, ge­ri­ci­li­ğe da­ya­lı si­ya­si tü­mör­ler­den kur­ta­rıl­ma­lı­dır!
Bu ne­den­le ön­ce­lik­le, Çorum ve Maraş Alevi kat­li­am­la­rı­nın so­rum­lu­su olan 12 Eylül cun­ta­sı ve dev­le­tin suça iş­ti­rak eden ku­rum­la­rı yar­gı­lan­ma­lı; mah­ke­me önün­de hesap ver­me­li ve ger­çek­ler or­ta­ya çık­ma­lı­dır. Genel Kur­ma­yın Maraş kat­li­amı­na dair tüm ar­şiv­le­ri açıl­ma­lı­dır.

Sev­gi­li can­lar, biz­ler siz­ler­le bir­lik­te Maraş Kat­li­amı öze­lin­de tüm toplu kı­yım­la­rı unut­ma­dık, unut­ma­ya­ca­ğız, unut­tur­ma­ya­ca­ğız....
Maraş'ta ara­mız­dan alı­nan can­la­rı­mı­zın aziz ruh­la­rı önün­de say­gıy­la eği­li­yo­ruz.
Datça Pir Sul­tan Abdal Kül­tür Der­ne­ği ile Hacı Bek­ta­şi Veli Ana­do­lu Kül­tür Vakfı ön­cü­lü­ğün­de, Datça De­mok­ra­si Plat­for­mu­nun ka­tı­lı­mıy­la tan­zim et­ti­ği­miz bu basın açık­la­ma­sı­na gös­ter­di­ği­niz ilgi, bi­zim­le bir­lik­te ol­ma­nız ve acı­la­rı­mı­zı pay­laş­ma­nız ne­de­niy­le he­pi­ni­ze te­şek­kür edi­yor, güzel ül­ke­mi­zin bir daha böyle tra­je­di­ler ya­şa­ma­ma­sı ve ya­şa­tıl­ma­ma­sı di­lek­le­ri­miz­le sev­gi­le­ri­mi­zi, mu­hab­bet­le­ri­mi­zi su­nu­yo­ruz''. denildi.
Açıklama sonrası helva ikramında bulunuldu.


Bu haber 668 defa okunmuştur.

Etiketler :
HABERE YORUM YAZIN

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
Çok Okunan Haberler
Köşe Yazarları
Anketimize Katılın

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer